Ölmeden önce dünyada görülmesi gerektiğini düşündüğüm yerleri tanıtmayı sürdürüyorum.
Disney büyülü krallık -Orlando, ABD Magic Kingdom , Orlando yakınlarındaki Bay Lake, Florida'da bulunan Walt Disney World Resort'ta yer alan bir tema parkıdır. 1 Ekim 1971'de açılan eğlence parkı, Walt Disney Company tarafından işletiliyor. Magic Kingdom'ın düzeni ve cazibe merkezleri, peri masallarından ve Disney fikri mülkiyetlerinden ilham alan birçok aynı temalı özelliği paylaşmaktadır. 2024 yılında 17,83 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapan dünyanın en çok ziyaret edilen tema parkı, Amerikan pop kültürünün bir simgesi ve sembolü haline gelmiştir. Burayı görmek adeta çocukluğunuza uzanan bir zaman tüneli... Çocuklu aileler ve içindeki çocuğu öldürmemişlere mutlaka öneriyorum.
DRESDEN KALESİ ALMANYA
Dresden, Almanya'nın Saksonya eyaletinin başkenti ve Leipzig'den sonra ikinci en kalabalık şehridir.
Yüzyıllar boyunca şehri kültürel ve sanatsal ihtişamla donatan Saksonya seçmenleri ve kralları için başkent ve kraliyet ikametgâhı olarak uzun bir tarihe sahiptir ve bir zamanlar kişisel birlik yoluyla Polonya monarşilerinin aile merkezi olmuştur. Şehir, Barok ve Rokoko şehir merkezi nedeniyle "Mücevher Kutusu" olarak bilinirdi. II. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Dresden'in tartışmalı Amerikan ve İngiliz bombardımanı, çoğu sivil olmak üzere yaklaşık 25.000 kişinin ölümüne ve tüm şehir merkezinin yıkılmasına neden oldu. Savaştan sonra, restorasyon çalışmaları tarihi şehir merkezinin bazı bölümlerinin yeniden inşasına yardımcı oldu.
Pek çok Avrupa şehri gördüm ama pek azı beni Dresden kadar etkiledi. Başlıkta Dresden kalesi sözünü temsilen kullandım. Aslında bu şehri bir müze şehir olarak düşünün ve ömürde bir kez de olsa görkemine tanıklık edin.
KRONBORG KALESİ DANİMARKA
Danimarka'dan trenle bir saatlik bir yolculukla ulaşabileceğiniz Helsingör, bir zamanlar Avrupa'nın en önemli şehirlerinden biriydi. Bu kıyı şehrinde tarihi sokaklarda dolaşırken kendinizi İskoçya'da bir kasabada hayal edebilirsiniz. Bizim kısa ziyaretimiz, buranın meşhur Kronborg kalesini gezmek üzerine oldu.
Görkemli yapı, 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girmiş. Danimarka'nın bu en ünlü şatosu, aslında Shakespeare'in Hamlet'i yerleştirdiği gerçek şato! Hamlet'te Shakespeare, Kronborg Kalesi'ne Elsinore adını vermişti. Bu isim, Kronborg'u ziyaret edebileceğiniz Helsingör kasabasının İngilizce adı haline gelmiş. Buraya rehberli turlar da mevcut. Her yaz, Royal Shakespeare Company de dahil olmak üzere Danimarka ve uluslararası toplulukların sunduğu Shakespeare'in en büyük oyunlarının canlı performanslarının keyfini çıkarabilirsiniz. HamletScenen'in Kronborg Kalesi'ndeki Shakespeare Festivali'nde tüm aile için Shakespeare etkinlikleri düzenleniyormuş. Bana göre Kronborg'un en unutulmaz yanı, modern müzecilik anlayışıydı.
Gençleri tarihe yönlendirmek için harika oyunlar kullanılmıştı.
Örneğin balo salonuna girdiğinizde Madonna'nın 'Toxic' şarkısı eşliğinde duvarlarda dans edip eğlenen orta çağ gölgeleri görüyorsunuz.
Sadece bu sürpriz için bile bir saatlik yolculuğa değer...
