• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Rüyadan gerçeğe

MEHMET DEMİRCİ

Rüyadan gerçeğe

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 02 Ekim 2026

Muhammed Esed (Leopold Weıss) Ukrayna'nın batısındaki Lvov şehrinde, 1900 yılında Yahudi bir ailede doğdu. Tarihe, şiire, Polonya ve Alman edebiyatına ilgi duyuyordu. Aile geleneği icabı evde özel dini eğitim gördü. On üç yaşlarında İbraniceyi su gibi okuyor ve akıcı bir dille konuşabiliyordu. Viyana Üniversitesinde iki yıl sanat tarihi ve felsefe okudu. Gazeteci olmak istiyordu. 1920'de Prag'a oradan da Berlin e gitti. Edebiyat çevrelerinde dolaştı, film yönetmeni asistanlığı, senaristtik ve gazete muhabirliği yaptı. Burada Siyonist önder Chaim Weizmann ile tartıştı ve siyonizme karşı çıktı. Siyonist idealleri temelsiz ve gayriahlaki buluyordu. Amman'a gitti, Emir Abdullah'la ve danışmanı filozof Rıza Tevfik'le tanıştı. 1924'te Frankfurter Zeitung tarafından yeniden Doğu'ya gönderildi. Kahire'ye geldi, Ezher şeyhi Mustafa el-Meraği ile tanıştı ve uzun sohbetlerde bulundu. Şam'a, Trablus'a, Beyrut'a İran ve Afganistan'a gitti. 1926'da Herat'tan ayrılarak Merv, Semerkant, Buhara, Taşkent üzerinden Moskova'ya gitti, sonra Avrupa'ya döndü. Elsa ile evlendi. Bir müddet Berlin'e yerleştiler. Berlin metrosunda seyahat ederken gördüğü yüzlerin istisnasız hepsinin derin ve gizli bir acıyla kasılı olduğunu görüp Tekasür suresindeki sırrı fark ederek Müslüman olduklarını geçen yazıda belirtmiştim.

KUTLU RÜYA
Böylece on dokuz yaşlarındayken görüp çoktan unutmuş olduğu bir rüya tecelli etmişti: Bu rüyada Esed, içinde bulunduğu bir metro treninin yeraltından çıktıktan sonra saplandığı sonsuz ufuklu bir batakta, az ötede çökmüş duran ve kendisini beklediğini hissettiği, yüzü örtülü kısa kollu harmanili binicisi olan bir devenin terkisine binerek, saat, gün, ay, kısaca zaman kavramını yitirecek kadar uzun bir yolculuk sonunda, yakmayan fakat kör edici parlaklıktaki bir beyaz ışığa vardığını görmüş ve tasvir edilemez ahenkteki bir sesin 'Burası Batı'nın en uç şehri' dediğini işitmişti. Yıllar sonra, rüyasındaki binicinin Hz. Peygamber, ışığın kavuştuğu iman, işittiği sözlerin ise Batıdaki hayatının sona ereceğinin habercisi olduğu tefsiriyle karşılaşacaktır. Esed 1927 'de Deniz yoluyla Cidde'ye oradan da Mekke'ye hacca gitti. Kral Abdülaziz ile tanıştı. Medine'ye yerleşip, tarih ve tefsir çalıştı. Arabistan'da pek çok seyahatler yaptı. Şeyh Sunusi ile tanıştı, Libya bağımsızlık savaşma katılmak için yola çıktı, fakat Ömer el-Muhtar'a yetişemedi. Pakistan'a gitti, Cinnah ve İkbal'le tanıştı; 1947'de Pakistan Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Dairesi başkanı ve İslami Tecdit Kurumu üyesi oldu.

ESERLERİ
1952 yılı başlarında Pakistan'ı Birleşmiş Milletler'de temsil etmek üzere New York'a gitti. Kısa süre sonra bu vazifesinden ayrıldı ve Mekke'ye Giden Yol adlı hatıratını yazdı. Daha sonraki Kur'an Mesajı adlı Meal- Tefsiri üzerinde çalıştı. Pek çok dile çevrilen bu kitap epeyce alaka gördü. Onun "Yolların Ayrılış Noktasında İslam Batı Medeniyeti Karşısında Müslümanlık" adlı kitabı Hayrettin Karaman tarafından Türkçeye çevrildi. Esed 1992'de İspanya'da vefat etti. (Bu bilgileri Kur'an Mesajı girişinden aldım.)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.