"Zahid bizi ta'n eyleme" ilahisi hakkında araştırma yaparken hüzün verici ve düşündürücü bir bilgiyle karşılaştım. Abdülkadir Töre'nin 1920'li yıllarda bu ilahiyi notaya aldığı görülüyor. Kimdi bu zat? Doğu Türkistan, kadim Türk ülkelerinden biridir. Göktürkler, Uygurlar, Karahanlılar burada hüküm sürdü. Kaşgar bu bölgenin önemli kültür merkezidir. Doğu Türkistan 18. asırdan beri Çin tehdidi altındaydı. Bu mücadeleler sırasında bir ara Muhammed Yakup Han yönetimi ele geçirdi ve bağımsız Kaşgar Hanlığı'nı kurdu. Bu zat, 1872'de yeğeni olan Yakub Han'ı yardım istemek için Sultan Abdülaziz'e gönderdi (1873). Yakub Han özellikle askeri sahada yardım talep etti. Padişahın emriyle verilen yardım Süveyş üzerinden Bombay'a, oradan da Kaşgar'a ulaştırıldı. Bu yardımla 6 adet Krupp topu, bin adet eski ve 200 yeni tüfekle barut imali için malzeme ve usta yollandı. Kaşgar ordusunun yetiştirilmesi için istihkam subayı Ali Kazım Bey, piyade subayı Mehmed Yusuf Bey, süvari zabiti Çerkez Yusuf Bey, topçu zabiti İsmail Hakkı Bey ile dört emekli subay Kaşgar'a gönderildi. Bu olaydan sonra bölgede hutbeler Sultan Abdülaziz adına okunduğu gibi paralar da onun adına basıldı. Yakub Han'ın ölümünden sonra oğulları ve ileri gelen beyler arasındaki çekişme sonucu Çinliler Aralık 1877'de Kaşgar dahil bütün Doğu Türkistan'ı işgal ettiler. Bölge 1949'da komünist Çin devrimini yapan Çin Kızılordusu tarafından son defa işgal edildi. Doğu Türkistan 1955'ten beri Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı olarak Sinkiang / Sincan Uygur Özerk Bölgesi adıyla anılmakta ve günümüzdeki geniş Çin topraklarının altıda birini kaplamaktadır. İşte Abdülkadir Töre (1873/1946) İstanbul'a gelen Kaşgar elçisinin oğludur. Rüşdiye, İdadi ve Mülkiye'de okudu. Dışişleri Bakanlığı'ndan emekli oldu. Kabri Eyüpsultan sırtlarındadır.
BÜYÜK MUSİKİ ÜSTADI
Abdülkadir Töre Türk musikisi nazariyatı konusunda yaptığı çalışmaların yanı sıra yetiştirdiği talebeler ve bestelediği eserlerle tanınır. İlk musiki derslerine on iki yaşlarında başladı. Birçok hocadan ders aldı, sonunda kemanda karar kıldı. Devrinin dini musiki üstadlarından yetmiş kadar durak ve 200 kadar ilahinin yanı sıra usul ve makam öğrendi. Zakirlik ve hanendelik sahasında da kendini yetiştirdi. Halidiyye tarikatı şeyhi Küçük Hüseyin Efendi'ye intisap eden, aynı zamanda Şabaniyye muhibbi olan Abdülkadir Töre, Nakşibendi ve Bektaşi tekkelerine devam ederek tasavvufi sahada söz sahibi olmuştur. Koleksiyondaki dini eserlerin bir kısmı Ali Rıza Şengel'in koleksiyonuyla birleştirilerek dokuz cilt halinde Kubbealtı Vakfı tarafından yayımlanmıştır (Türk Musıkisi Klasikleri: İlahiler, nşr. Yusuf Ömürlü, V-IX, İstanbul 1984-1996). İstiklal Marşı'nı besteleyenler arasında yer alan Töre, ilahi, durak, peşrev, saz semaisi, beste, semai, oyun havası, ninni ve şarkı formlarında 200'den fazla eser besteledi. Yazıya "hüzün verici" diye başladım. Bugün Çin zulmü altındaki Doğu Türkistan'da olup bitenleri yeterince bilmiyoruz. Abdülkadir Töre'yi kaç kişi tanıyor?
