Oyun deyince aklınıza ne geliyor? Cep telefonlarında bile oynadığımız bilgisayar oyunlarından söz etmiyorum. Oyuncaklar veya bir takım eşyalarla ve toplu olarak oynanan oyunları kastediyorum. En sevdiğiniz oyun hangisi ve en son ne zaman oynadınız mesela?
Yetişkin insanlar olarak oyun oynama yaşını geçtik, hem zamanımız mı var, diyorsunuz muhtemelen. Oysa oyun oynamanın yaşı yok. Her zaman oynayabiliriz. Hatta oynamalıyız. Uzmanlar, büyükler için oyun oynamanın ve eğlenmenin bir ihtiyaç olduğunu hatırlatıyorlar. Niye halı sahada maç yapmaya gider erkekler? Çünkü oyun oynayarak, işimiz dışında bir şeylerle uğraşarak kendimizi yenileriz. Dinlenir ve rahatlarız. Psikologlara göre, oyun ve eğlence büyükler için çalışma dilimlerini dengeleyen bir unsurdur.
Peki, ya çocuklar için?
Çocuklar içinse oyunun başka bir anlamı ve işlevi vardır. Örneğin küçük çocuklar, oyun aracılığıyla çevrelerini ve dünyayı tanırlar. Bu açıdan baktığımızda oyun oynamak, çocuklar için iş demektir.
EN İYİ OYUNCAK!
Şöyle ki: Büyükler eğlenmek istedikleri zaman, günlük işlerinin dışında şeyler yaparlar. Örneğin top oynar, sinemaya gider, şarkı söyleyip, müzik aleti çalarlar. Çocuklar, büyükleri taklit ederlerken onların eğlence veya oyunlarını değil, çalışmalarını taklit ederler. Çocukların oyunları, oyuncakları ile oynadıkları oyun değil, ev işi yapmak, yemek pişirmek, araba onarmak, doktor, pilot, polis gibi büyüklerin çalışma dallarıdır. Oyun ise, çocuğun dünya hakkındaki bilgisini geliştiren başlıca araçtır. Dolayısıyla çocuğu oyundan veya yeterli oyun araçlarından yoksun bırakmak, onun öğrenim kaynağını kurutmak anlamına gelir.
İşin püf noktalarından biri de oyun araçları. Pek çok anne babanın aklına oyuncak denilince oyuncakçıdan alınan bir şey gelir. Oysa uzmanlara göre "çocuğun oynamaktan hoşlandığı herhangi bir şey" oyuncaktır. Hatta tencere, tava, karton kutu bile. Uzmanlara göre, çocuğun fiziksel gelişimi için gerekli oyuncaklar, onun koşmasına, atlamasına, kendisini yukarı çekmesine, tırmanmasına, zıplamasına yardım edecek araçlardır.
KUM HAVUZUNDA OYNAMAK
Yapılan araştırmalar çocukların en sevdikleri oyun alanlarının kum havuzları olduğunu göstermektedir. Kum havuzu, çocukların kumda şekiller çizerek, kalıplar çıkararak, evler kurarak düş gücünü geliştirmeye yardım ederken, bir yandan da oyuncakları, bebekleri, arabaları için de uygun bir oyun alanı niteliğindedir. Çamurla ve suyla oynamak da çocukların ilgisini çeken ve bayıldıkları oyunlardır. Anneler çocuklarının kirlenmemesi ve ıslanmaması için izin vermezler ama yaz aylarında yapılacak en doğru iş, çocuğun eline sağlam bir kaşık, saplı bir kova, kürek ve tırmık benzeri bahçe araçları verip, onu çamurla oynamaya salıvermektir. Bahçe varsa bir kum havuzu yapmak, yoksa çocuğu bu tür havuzların olduğu parklara götürmektir.
Ev içinde de yine hayal gücünü geliştirecek resim ve el işleri yapmak, boyama ve yapıştırma işleri, legolarla evler yapmak türü oyunların tercih edilmesini öneriyor uzmanlar. Ve tabii büyüklerin de çocuklarla birlikte oynamasını.
Kısacası, çocuğun gelişmesinde en önemli unsurlardan biri olan oyun oynamak. Belki de üstümüz kirlenmesin, ev dağılmasın, gürültü olmasın diye oyun oynayamadığımız için ikili ilişkiler kurmakta da zorlanıyoruz. Gelişmemizi tam olarak sağlayamadığımız için belki de...
