• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın

SEDA KAYA GÜLER

Hadsiz erkekler ve analık

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 27 Aralık 2015
Geçtiğimiz haftanın en çok konuşulan konularından biri bir erkek oyuncunun kadınların hayatına "annelik" üzerinden karışan tweeti oldu. Erkekler bayılıyorlar kadınlara "ayar vermeye". Her şeyi onlar biliyor ya, hamile kalmasalar, doğurmasalar, emzirmeseler, bebeğe biberonla mama vermeseler, altını bir ez dahi değiştirmeseler, çocuk psikolojisinden zerre kadar anlamasalar bile, çocuk yetiştirmenin alasını bildiklerini de zannediyorlar.

Bilmiyorlar tabii ki.

Anneliğin yirmi dört saat süren bir iş olduğunu da bilmezler. İster evde çalışsın, ister dışarıda, ister ev kadını olsun, ister meslek sahibi bir kadının, anne olduğunu bir an bile unutmadığını, unutamadığını da bilmezler.

Analık olarak tanımlanan işin bir yeri, saati, kuralı yoktur ki.

Sabahtan akşama veya akşamdan sabaha ne tür uğraşlar gerektirdiğini belirten bir yasası ve bu yapılanları kapsayan bir tanımı da yoktur.

Tabii ki her çocuk doğurana ana denmez. Ya da annelik bir çocuğun sadece karnını doyurmak ve altını değiştirmekten ibaret değildir. Çocuk bakımı ile çocuk yetiştirmek arasında dağlar kadar fark vardır.

ÇOCUK YETİŞTİRMEK

Çocuk yetiştirmek, güç ve karmaşık bir iştir. Analık etmek, annelik içgüdüsü ve sevecenliği ile bilimsel verileri kaynaştırmayı gerektirir.

Yani bir kadının iyi bir anne olması için yirmi dört saat yanında olması yetmez. Önemli olan mutlu ve aklı başında insanlar yetiştirmektir. Bunun için her saniye çocuğun yanında olmak yerine çocuğa bilimsel veriler ışığında sevgi ile yaklaşmak ve doğru eğitimleri vermek gerekir.

Bunun için de annenin eğitimli olması gerekir. Oysa içinde yaşadığımız toplum, kadına analık etme konusunda hiçbir eğitim sağlamaz. Çocuk yetiştirmek gibi dünyanın en zor işini kadına yükler ve onun başka bir işle uğraşmasını istemez ama nedense ona bu konuda herhangi bir eğitim vermez.

Psikolog ve eğitimci Dr. Fitzhugh Hudson, "Çocuk Yaşken Eğilir/How to Parent" adlı kitabında, bir büroya sekreter alınacağı zaman, bu işte hiç deneyimi olmayan birine "Artık sen sekreter oldun, hadi becer bakalım!" denmeyeceği halde, bir kadının çocuğu olduğu zaman, toplumun ona, "Artık sen anne oldun. Analık etmek konusunda her ne kadar sana fala bir şey öğretmediysek de hadi becer bakalım, hem de elinden gelenin en iyisini yap!" diye bir tutum takındığından söz eder.

HEM PSİKOLOG HEM ÖĞRETMEN

Analık etmek, özel bir tür psikolog olmak ve de özel bir tür öğretmen olmak demektir. Her anne, çocuğunun psikolojisini anlayabilmek için bir çocuk psikoloğu olmak zorunda kalır. Kimi iyi yapar, kimi kötü. Becerse de beceremese de, istese de istemese de her anne, anne olmakla bu görevi üstlenir. Ve çocuklarının bütün yaşamı boyunca en önemli öğretmeni olur. Bir annenin çocuklarına öğrettiği şeyler, çocukların okulda öğrendikleri bütün derslerden daha önemli derslerdir.

Üstelik her anne, hiçbir eğitim almadan bu görevleri üstlenir. Ve bu meslekleri yapanlar, mesailerini bitirdikten sonra evlerine gidip hafta sonları tatillerini yaparlarken, anneler 24 saat işlerinin başındadırlar.

İşte kadınlar bunca yoğun yük ve mesaiye rağmen, ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırken, kimi kendini bilmez erkekler de, kimin iyi, kimin kötü anne olduğunu sorgulamaya kalkma hadsizliklerine girişirler. Onları kaale almak yerine kendi işimize odaklanalım. En önemlisi çocuk bakmak ile çocuk yetiştirmeyi birbirinden ayıralım. Annelik içgüdüsü ve sevecenliği ile bilimsel verileri kaynaştırarak anneliği öğrenelim. Toplum bize öğretmese de biz öğrenelim. Kendini bilmez, hadsiz erkekler yetiştirmeyelim.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.