SEZER ALTAN TÜM YAZARLAR
Markaların devletleşmesi
6.12.2017 | Arşiv

Markaların devletleşmesi

Markalar günümüzde hem kişi olarak hem de sanal ortamda satışı kolaylaştırdıkları için önemlidirler.
İnsanlar bildiklerini ve güvenebileceklerini hissettikleri şirketlerden satın almayı tercih ederler ve markalar da bu güvenceyi ortaya koyarlar.
Kotler; Marka, üretici ve satıcının, tüketicilere belirli özellik ve yararları sürekli olarak sunacağının bir vaadi ve kalite garantisidir.
Başarılı bir markanın karakteristik özelliği, fonksiyonel ihtiyaçları karşılayan ürüne, ilave değerleri ekleyebilmesidir.
Ama gelin görün ki son dönemde çok büyük kurumsal firmalar ve kendisini marka oldum sanan orta ölçekli firmalar tüketici karşısında devletleşmektedir.
Hukuk genel olarak özel hukuk ve kamu hukuku olarak ikiye ayrılır. Özel hukuk kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları, kamu hukuku ise devlet yönetimi ve kişilerin devletle olan ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları inceler. Kamu hukukunda eşitler arası hukuk söz konusu değildir.
Devlet burada kamu gücünü kullanarak ilişkide vardır. Özel hukukta herhangi bir tarafın üstünlüğü yoktur. Markalar tüketici karşısında kamu gücü kullanıyor gibi hareket etmektedir.
Tüketici, markalardan ne diye alışveriş yapar, neden daha fazla bedel öder?
Daha güvenli oldukları, sürekli standart kalite vaadi sundukları, satış sonrası çıkacak sorunların çözümünü daha hızlı ve kolay gerçekleştirdikleri için.

TÜKETİCİ KANDIRILMAMALI

Büyük markalar ve firmalar tüketici sorunlarında nasıl bir tutum alıyorlar?
Marka kendisine göre sistem ve kurallar belirlemiş. Tüketiciye hizmet etmek için değil de ondan üstünmüş gibi davranmaktadır.
Marka bir ayakkabı veya kot firmasından bir ürün veya piyasanın en büyük teknoloji marketlerinin birisinden mause alıyorsunuz. Ürününüz defolu veya arızalı çıkmakta. Sorunun çözümü için faturanızla birlikte firma yetkilisine başvuruyorsunuz. Yetkili inceliyor, ürün çalışmıyor arızalı veya defolu. Yapılması gereken ürünün hemen yenisinin teslim edilmesi.
Firma yetkililerinin markanın itibarına yakışır şekilde sorunu çözmesi gerekmektedir.
Ürün merkezimizde incelenecek, oradan gelecek cevaba göre bir sizi bilgilendireceğiz. Kuralı koyan belirleyen büyük marka. Marka, firma kendi belirlediği kurulları tüketiciye dikte ederek, sorunun çözümünü zorlaştırmaktadır.
Bir örneğim de ucuz bilet satan havayolu firmalarından bir tanesi.
Şirket maliyet hesaplarını yapar fiyatını belirler. Marka ucuz hesap oyunlarına girerek tüketiciyi kandırmamalıdır. Bu havayolu şirketinden bilet aldın ya da yolculuk yaptın. Bir sorun oldu, biletini iptal edeceksin, saatini değiştireceksin ya da bavulun kayboldu. Firma telefonunu aradığında dakikası 1,5 TL. Yarım saatten önce istediğin birime ulaşman, bağlanman mümkün değil. Yani bir aramada şirkete en az 45 TL ödeme yapıyorsun.

SAATİNDE İŞLEMİN YAPILIYOR

Vatandaşımız yıllarca devlette bürokraside yaşanan bu sıkıntılardan çok rahatsız oldu. Bu büyük markaların yaptıkları, şimdi devlet bürokrasisinde yaşanmamaktadır.
Devlet kurumları hizmet için vatandaşın ayağına gitmektedir. Kamuda, bugün git yarın gel devri bitmiştir.
En çok sorun yaşanan Adalet Bakanlığında, mahkemelerde UYAP sistemi sayesinde her şey sürecinde işlemektedir.
Çevre Şehircilik İl Müdürlüklerinde vatandaş dilekçesini kuruma gitmeden muhtarlara teslim etmektedir. Kurum muhtarlıktan evrakları almakta, 5 iş günü içerisinde cevaplayarak muhtara teslim etmektedir. Tapu dairelerinde, başvurunu yapıyorsun aynı gün içerisinde cep telefonuna mesajla işlem saatin bildiriliyor, saatinde gidiyorsun işlemin yapılıyor.
Son söz; Büyük marka olmak kendi koyduğun kuralları tüketiciye dikte etmek demek değildir. Müşterisini memnun eden, değer veren hızlı bir şekilde sorununu çözen, standart kalite garantisi sunan büyük markadır.