• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Çocuk istismarı SEZER ALTAN Çocuk istismarı Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 08.08.2018, 00:00

Bugün köşemde bu tolumun kanayan yarası olan çocuk istismarını yazdım. Son günlerde yurdun her tarafından gelen haberler vicdanları sızlatmaktadır. Ülkenin her yerinden cinsel istismar, aile içi istismar, kadına ve çocuğa tecavüz haberleri yükselmektedir. Son yıllarda Türkiye'de çocuk istismarına olan ilgi ve farkındalık yeterli olmamakla birlikte artmaktadır. 2016'da Adli Tıp'a gelen çocuk cinsel istismar vaka sayısı 40.064. Bunun sadece 13 bini ceza almış, geri kalanı beraat etmiş...
Cinsel istismar bu ülkedeki en vahim meselelerden birisidir.Günümüzde de en olmayacak dediğimiz kişi ve mekânlar böyle bir olayla gündeme gelebilmektedir.

HER TÜRLÜ KÖTÜ MUAMELE

Çocuğun kendisinden büyük bir kişi tarafından cinsel obje olarak kullanılmasına cinsel istismar ya da cinsel taciz diyoruz. Çocuk istismarı bir yetişkinin çocuğa karşı fiziksel veya psikolojik bakımdan kötü muamelesidir.
Cinsel istismar tarihin her devrinde ve sıklığı değişse de her kültürde en önemli toplumsal sorunlardan biri olmuştur. Tüm inanç ve kültürde kesinlikle yasaklanmış ve en aşağılık bir davranış olarak görülmüş olmasına karşın, maalesef tam olarak engellenememiştir.
Çünkü bu istismarı yapan bireylere her zaman rastlanmıştır.

HAYA DUYGUSUNU ÖĞRENMELİ

Burada bu konuda önemli çalışmalar yapmış uzmanın uyarılarına bilgisine başvurduk. Uzman klinik psikolog, psikoterapist, aile danışmanı, yazar Rukiye Karaköse, aile terapisi, cinsel terapi ve bireysel psikoterapi eğitimleri almış, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ve kamu kurumlarında psikoloji, eğitim ve iletişim alanlarında seminerler vermektedir.
Cinsel eğitim ve mahremiyet eğitiminin ayrı şeyler olduğunu vurgulayan Karaköse, çocukların okul öncesi dönemde doğal bir merakla soru sorduğunu belirterek, "Bu dönem çocuğun cinselliği merak etme dönemidir.
'Neden kızlarla erkekler farklı, ben nasıl doğdum?' gibi soruları yaşına uygun şekilde kısa ve basitçe cevaplanmalıdır.
Mahremiyet eğitimi ise çocuğun kendini, özel alanını korumasına ve istenmeyen temaslara hayır diyebilme iradesine sahip olacak şekilde yetiştirilmesini kapsar. Çocuk, kendini koruma bilincine kavuşmalı. Onu, mutlu ve karakter sahibi bir çocuk olarak yetiştirmeliyiz. Çocuk mutlaka, haya duygusunu ve bedenine kimseye dokundurtmamayı öğrenmeli" diyor.

HAYIR DİYEBİLMESİ ÖNEMLİ

Kötü niyetli kişiler genellikle pasif ve hayır diyemeyen çocukları seçerler.
Bu yüzden çocuğumuza istemediği bir şeye 'hayır' diyebilmeyi öğretmeliyiz" diyen Karaköse, "Hayır diyebilmek aslında kıymetli bir özellik. Çocuk irade göstererek gerektiğinde bize de hayır diyebilmeli, onun bu özelliği gelişmezse istismara karşı koyamaz. "Sus, bana karşı gelme, büyükler ne derse onu yap" mantığıyla yetişen bir çocuk, istenmeyen bir duruma maruz kaldığında 'hayır' demeye hakkı olmadığını düşünerek susacaktır" diye konuştu.

KARŞI KOYMA REFLEKSİ

Evde, okulda anne-baba ve öğretmenlerin bu doğrultudaki çabaları ve örneklikleri ile 'mahremiyet eğitimi' alan çocuklar, 'hayır' diyebilecektir.
Bedeninin özel olduğunu ve korunması gerektiğini bilecek, istenmeyen bir davranışla yüzleştiğinde karşı koyma refleksini gösterecek ve bu can yakıcı olayların pek çoğunun önüne geçmek mümkün olacaktır.
SON SÖZ: Cinsel istismar konusunda toplumun tüm katmanlarına yasa koyuculara, sivil toplum örgütlerine, basına ve anne babalara büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu suçu işleyenler en ağır şekilde yasalar önünde ve kamu vicdanında cezalandırılmalıdır.

BİZE ULAŞIN