Göztepe'nin Alanyaspor deplasmanından 2-2'lik beraberlikle dönmesi, skordan çok maçın nasıl kaybedildiği hissini bıraktı. Çünkü bu kez sahada mücadele etmeyen, rakibinden çekinen ya da oyunun içinde kaybolan bir Göztepe yoktu. Tam tersine, dişe diş oynayan, iki kez öne geçen ve galibiyeti sonuna kadar zorlayan bir takım vardı. Rhaldney ve Juan'ın golleri Göztepe'ye iki kez avantaj getirdi. Ancak sarı-kırmızılıların en büyük problemi, yakaladığı üstünlüğü skora ve sonuca çevirememesi oldu.
UMARIM ARANMAZ
Futbolda bazen iyi oynamak yetmiyor; doğru anlarda oyunu soğutmak, skoru korumak ve rakibin geri dönüşüne
izin vermemek de gerekiyor. Belki de maçın en can sıkıcı tarafı tam olarak buydu. Göztepe, kazanabileceği bir deplasmandan 1 puanla döndü. Üstelik bu sezon ligde dengeler öylesine değişken ki, alınacak her galibiyetin değeri çok daha büyük. Böyle bir deplasmanda kazanmak, Göztepe'ye sadece 3 puan değil, ciddi bir moral ve özgüven de kazandırabilirdi. Takımın kendisine olan inancı artacak, tribünlerin beklentisi daha da yükselecekti. Yine de bu beraberliğin içinde tamamen olumsuz bir tablo çizmek doğru değil. Göztepe'nin mücadele karakteri, pes etmeyen yapısı ve deplasmanda iki kez öne geçebilmesi önemli. Eksik olan şey, belki de maçın son bölümünde biraz daha akıl, biraz daha sakinlik ve biraz daha tecrübe. Kısacası
Göztepe Alanya'da kaybetmedi ama kazanmayı da beceremedi. Ve bu ligde, sezon sonunda geriye dönüp bakıldığında insanın en çok üzüleceği puanlar genellikle tam da böyle kaçan puanlar oluyor. Umarım sene sonu böyle anmayız.
