Fenerbahçe turu geçti ama işi çok zor. Sarı-lacivertlilerin, kendisinden üç gömlek aşağıda olan Polonya ekibi Górnik Zabrze'yi elerken bu kadar zorlanması akıl alacak bir durum değil. Başta Başkan Aziz Yıldırım olmak üzere sarılacivertli taraftarlar, karşılaşmanın ikinci yarısında maçın bitmesi için adeta dua etmiştir. Burada kaleci Mert Günok'u tebrik etmek gerek. Turu geçmede kurtarışlarının payı büyük! Önce eski başkan Ali Koç, şimdi de Yıldırım adeta akıl tutulması geçiriyor.
Çünkü bu takım, "Santraforumuz yok" diye inim inim inliyor ama hâlâ kanat oyuncusu alınmaya çalışılıyor. Sadece Vedat Muriqi ile bu uzun mücadelede yeterli olmak mümkün değil. Üstelik o da hâlâ sakat. Cherif'in durumu ise malum. İki sezondur Talisca'dan yalancı santrafor yaratılmaya çalışılıyor; ona da yazık, takıma da... Şampiyonlar Ligi'ne kalmak, prestijin yanında kasanın dövizle dolması anlamına geliyor. Başkan Yıldırım, Fenerbahçe'yi sırtlayacak golcüyü alamazsa şampiyonluk hayal olur!
GÜZEL BASLANGIÇ YAPTI
Beşiktaş turu geçti, taraftar mutlu oldu. Biten sezona göre oyun kurgusunda fazla bir değişiklik yok. Sadece kaleci Nübel ile Salih Özcan'ın katkısı pozitif yönde. Yedek kulübesinde durağan görüntüsüyle Sergen Yalçın'ın yerine, Yılmaz Vural'ı andıran görüntüsüyle Italiano göze çarpıyor. Şimdi Çek rakibi bekliyoruz. Onları henüz bilmiyoruz; onlar da kapalı kutu gibi. Yalnız son iki maçta gördüğüm bir tehlikeden bahsetmek istiyorum. Eğer Danimarka takımı maçlarda kırmızı kartlarla eksik oynamasa ve yakaladıkları fırsatları gole çevirselerdi, şu an başka şeyler konuşuyor olabilirdik. Yani açıkçası oynanan oyun, Beşiktaş taraftarının beklentisinin altında kalıyor. Sanki takıma, leblebi gibi gol atacak bir santrfora ihtiyaç var. Bu arada Muhammed Salah transferinin umuttan, "olmaz"a dönmesi taraftarda hayal kırıklığı yarattı. Bunu da belirtmek gerek.
AMERİKA'DAKİ Dünya Kupası bitti ama kaosu bitmedi. Turnuva öncesi ve devam ederken takımlara, futbolculara, hatta hakemlere yapılan zorbalıklar hala hafızalarda. Bu işte FIFA Başkanı Infantino'nun hataları bitmek bilmiyor. Şimdi de Dünya Kupası turnuvalarını özel firmalara pazarlama faaliyetleri yürüttüğü ortaya çıktı. Başta UEFA olmak üzere tüm kulüpler ve federasyonlar ayağa kalktı. Boykota hazırlananlar dahi var. En son Bayern Münih, karşı olduğunu sert şekilde açıkladı. Infantino, her şeyi paraya bağlayan anlayışıyla dünya futbolunun içine patlamaya hazır bir bomba koydu. Nitekim dün yapılan açıklamayla birlikte bu yanlıştan döndüklerini gördük. Umarım yine bu tarz bir hataya düşmezler.
BANA GÖRE GERÇEK KRAL PELE
GEÇEN hafta bir dergi, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcularını performanslarına göre sıralayıp ilk 50'yi açıkladı. İlk sıraya da Arjantinli Messi'yi koymuş, ikinci sırada ise Cristiano Ronaldo var. Bana göre bu sıralama ne kadar yanlış... Geçmişte üç Dünya Kupası şampiyonluğu kazanmış Brezilya takımında oynayan, attığı gol rekorları düne kadar kırılamayan; saha içinde ve saha dışında hiçbir sansasyonel harekete, skandala karışmayan Pele'yi görmezden gelmek futbolun ruhuna ihanettir. Dünya şampiyonluğu yaşayamasa da Hollanda'ya bir ekol kazandıran, Barcelona'nın futbol temellerini atarak bugünlerdeki başarılarına yol açan Cruyff'u da görmezden geldiler. Pele, o dönemin şartlarında ağır zeminlerde ve kendisini sakatlayacak derecede sert giren kasap savunmacılara karşı o golleri attı. Kısaca, her sene dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcu sıralaması yapılır; ancak Pele'yi görmezden gelmeye devam ederler. Yazık!
