Göztepe, birçok önemli eksiğine rağmen Galatasaray deplasmanına korkmadan çıktı. Karşısında ligin en güçlü takımlarından biri vardı ama Göz-Göz ilk düdükten itibaren rakibine saygı duydu, fakat teslim olmadı.
İlk yarıda önde baskı yapan, orta sahayı kalabalık tutan Göztepe, kazandığı toplarla hızlı çıkmayı başardı. Miroshi'nin golü de bu cesur oyunun karşılığıydı.
Beraberlik golü ise talihsizlikti. Taha'nın uzaklaştırmak istediği top Davinson Sanchez'e çarptı ve Luka'yı yanılttı.
İlk yarının yıldızı ise genç Ege Yıldırım'dı. Stoilov'un Osimhen'e karşı özel hazırladığı Ege, Nijeryalı yıldızı adeta kilitledi. Genç oyuncunun mücadelesi alkışı hak etti.
İkinci yarıda Galatasaray baskısını artırdı. Göztepe zaman zaman geriye yaslandı, çıkarken yaptığı top kayıpları da pahalıya mal oldu. Galatasaray bulduğu fırsatlarla skoru lehine çevirdi.
Ama Göztepe pes etmedi.
Kornerden Juhan'ın kafa golüyle yeniden umutlandı ve son düdüğe kadar mücadeleyi sürdürdü.
Elbette mağlubiyet üzücü. Ancak benim için bu maçın özeti skor tabelasından ibaret değil.
Göztepe, ligin en güçlü takımına karşı başa baş mücadele etti, rakibine kendi oyununu kabul ettirmeye çalıştı ve teslim olmadı.
Eksikler giderilir, hatalar düzeltilir.
Ama mücadele, cesaret ve oyun isteği varsa umut da vardır.
Göz-Göz kaybetti ama ışık verdi.
