• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Allah yolunda harca, kazan TOLGA TEKİN Allah yolunda harca, kazan tolga.tekin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 04.01.2019, 00:00

Bütün varlığımızı bizleri yoktan var eden Allah'a (c.c.) borçluyuz.
Hiçbir şey aslında bizim değil.
Kimse ölürken dünyadaki malını yanında götürmüyor. Bunun hikmetini hiç düşündük mü? Bize kazandıran Allah, yine bizi malımızla imtihan eder. Kazanan kişi, zenginliğin Allah'tan geldiğini bilirse ne ala...
Allah'ın verdiğini Allah yolunda harcamaktan kaçınan gafil ise kaybedenlerden olur.

GÖNÜL FAKİRLERİ

Bu gerçeğin farkına varanlar, kazandıklarını Allah yolunda harcıyor. Bu kutlu yolda harcananlar misliyle geri geliyor. Ama paylaşmayı sevmeyen gönül fakirleri, kazanç içinde olduklarını zannetseler de aslında kaybediyor. Yüce dinimizdeki "zekat" kavramı bunun içindir. Bedenin şükrü namaz ve oruç ise, malın şükrü de zekattır.

TİTİZ DAVRANMALIYIZ

İnsanların asıl dindarlığı maddi ve nefsi konularda belli olur. Onun için zekat konusunda titiz davranmalıyız. Ama bir gerçek var ki para çoğaldıkça bazı zenginler gönül fakiri haline geliyor. Bazı zenginler de vardık ki kazandıkça hayır hasenat yapar.
Hastane, okul, cami yaptırır. Allah yolunda harcadıkça malından da eksilmediğini görür. İşte bu yüzden Peygamberimiz Hz.
Muhammed (s.a.v.) "sadaka ve zekât malı eksiltmez" buyuruyor.

GEÇMEK MÜMKÜN MÜ?

Hani bir hikaye vardır:
Adamın birine "Nasıl zengin oldun?" diye sormuşlar. Adam da "Allah ile yarışa girdim. Ben verdikçe Allah verdi, ben verdikçe Allah verdi" diye yanıtlamış. Herkesin bu yanıt karşısında ağzı açık kalmış ve "Eee sonra" demişler. Bunun üzerine adam şu cevabı vermiş: "Allah'ı geçmek mümkün değil ki!"

"FAKİRE BİR LOKMA..."

Bir menkıbeyi de aktarayım. Hz. Musa'nın kavmi, Allah'ı yemeğe davet etmesini ister. Ama Hz. Musa, kavminin bu isteğini Allah yemeden içmeden münezzeh olduğu için reddeder. Bunun üzerine Hz. Musa'ya bir vahiy gelir. Allah "Musa, kavminin isteğini neden bana iletmedin?
Onlar beni yemeğe çağırdı" Hz. Musa der ki; "Ya Rabbi, seni tenzih ederim. Sen böyle şeylerden paksın, münezzehsin." Yüce Rabbimiz Hz. Musa'ya buyurur ki;
"Kavmin hazırlık yapsın. Cuma günü ben onların davetine karşılık vereceğim." Hz. Musa kavmine döndüğünde bunu onlara söyler. Kavmi müthiş bir hazırlık yapar. Çeşit çeşit yemekler hazırlanır. Her ev yemek getirir. Ve Yüce Rabbi beklerler. Akşam üstü, gariban ve muhtaç olduğu belli olan bir fakir gelir ve "Bu fakire bir lokma" der.
Halk ve Hz. Musa derler ki; "Biz, Yüce bir misafir bekliyoruz. Sen bekle, hatta bize su taşı. Sonra seni doyururuz." Beklerler. Gelen giden yok. Fakir de, bir şey yiyemeden gider. Ertesi gün Hz. Musa'ya Rabbin emri tecelli eder. Hz. Musa der ki; "Ya Rabbi, ben mahcup oldum. Lütfunuz o sofraya tecelli etmedi." Yüce Rabbimiz buyurdu;
"Musa ben geldim. Ama siz beni doyurmadan gönderdiniz." Hz. Musa hayret içinde;
"Ya Rab nasıl olur?" deyince Rabbimiz "O fakir geldi ya! İşte ben o fakirin yanında idim. Onu doyurmuş olsaydınız, bana ikram etmiş olurdunuz. Bilmiyor musunuz? Ben yoksulun, düşmüşün yanındayım. Ona ikram ettiğinizde bana ikram etmiş olursunuz"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN