• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Ege’de Yunan mezalimi!

ZEKİ HOZER

Ege’de Yunan mezalimi!

zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 18 Haziran 2026

1919 ila 1922 yıllarını kapsayan Batı Anadolu'daki Yunan İşgali, sivil toplum üzerinde tarihte eşine ender rastlanacak vahşette bir sistematik baskı,şiddet ve mezalim örneklerinden birisidir.Temel amaç, Anadolu'daki mevcut Rum nüfustan yararlanarak, katliamlarla Türkleri yok etmek, bu bölgeyi, tıpkı Selanik'te yaptıkları gibi demografik olarak Megalo İdea kapsamında Yunanlaştırmak idi. Hatırlayalım, Selanik, Padişah II. Murat tarafından 1430 yılında alınması sonrasında hızla Türklerce iskan edilmiş, 1492 sonrası İspanya ve diğer Avrupa ana karasından gelen Yahudilerle birlikte Osmanlı Tarihi ve kültüründe önemli bir yer tutmuştur. Ticaret çok gelişmiş, bir liman kenti olarak fikir akımları dahil birçok yeniliğin Osmanlı ülkesine ilk girdiği yer olmuştur. Balkan Savaşları sonrası, 8 Kasım 1912 tarihinde Yunanlılara bir kurşun dahi atılmadan teslim edildiğinde, yaklaşık bir milyon olan nüfusunun yarısı Türk ve Müslüman, 250 bini Bulgar, 50 bini Yahudi kalanı da (yani 200 bin) Rum nüfustan oluşuyordu..On yıl bile geçmeden her türlü sosyal,ekonomik ve etnik baskı uygulanarak, yangınlar çıkarılarak, mal ve mülke el konulup zorla satış yaptırılarak ve kamulaştırılarak, göçe zorlanarak, kentte neredeyse Rumlar dışında tek bir insan bile kalmamıştı!

İŞKENCE VE KATLİAMLAR

Yani Yunanlar, 15 mayıs 1919 tarihinde İzmir'e çıkartma yaptıklarında, bavullarında Selanik Dosyası vardı ve ne yapacaklarını biliyorlardı. Sadece o gün katledilen Türk sayısını, işgali izleyen Yunan gazeteci Mihailidis, 4000 olarak vermektedir! Sonraki birkaç gün içinde de, Yunan askerleri ve Rum milislerin Türklere karşı orantısız güç kullanmaya devam ettiğine kuşku yoktur. Takip eden aylarda, Yunan Ordusunun işgal hattını genişletmesi ile,başta Aydın ve Manisa olmak üzere tüm Ege'de Müslüman Türk nüfus hedef alınarak katliama girişilmiş, demografik yapı dönüştürülmeye çalışılmıştır. Senaryo hep aynıdır, yerli Rumlar içindeki işbirlikçiler, Kuvayı Milliyeye yardım ettikleri gerekçesi ile hedef mahalle ve köyleri Yunan birliklerine göstermekte, Yunan askerleri türlü işkencelerle öldürüp,bu bölgeleri tarihten temizlemektedirler! Bizim kuşak, şimdi yazdığımız vahşet ve soykırımı her ne kadar Hitler Nazizminde okumuş olsa da, bunun yüzyıldaki ilk örneklerinin Ege'deki Yunan İşgal güçleri tarafından yapıldığından kuşku yoktur. Aydın Menderes Üniversitesi Tarih bölümünden Dr. Günver Güneş, bu konuda pek bilinmeyen Köşk Karatepe Katliamını ele almış(*). Andois Karmanides komutasındaki iki müfreze asker ve yakma birliği, 18 Şubat 1922 tarihinde, Aydın'ın Köşk ilçesine bağlı Karatepe köyüne girer. Katliam, planlı, aşamalı ve doğrudan sivil halka yönelik olarak gerçekleşir. İlk aşamada tüm evlere girilir, para ve değerli eşyalar talan edilir:Ekonomik yağma ve psikolojik baskı.

CAMİLERE ATILAN EL BOMBALARI

İkinci aşamada Sarıahmetler, Helvacılar,Mahmutlar ve Akçalar mahalle halkı Sarıahmetler Camiinde toplanır. Tüm köylüler son derece dar alana zorla sıkıştırılır. Önce camii içine el bombaları atılır, ardından da makineli tüfek ile taranır. Yaralı ve ayakta kalanlar süngülenir. Son aşamada camii yakılır ve ölülerin üzerine yıkılması sağlanır:Toplu mezar! Ölenlerin çoğu çocuk, kadın ve yaşlılardır. Olanlar savaş çatışması değil, sivil nüfusa yönelik kitlesel şiddettir. Sivil nüfus, planlı bir şekilde imhaya maruz kalmıştır. Katliam sonrası alan enkaz ile örtülmüş, yıllar sonra Kurtuluş Savaşı bitiminde, bu mekanlar şehitlik haline getirilerek kolektif belleğin acı hatıraları olarak anıtlaştırılmıştır. Nitekim, Büyük Taarruz sonrası, Yunan Başkomutanlığının Anadolu'yu tahrip ve bütün Müslümanları imha emirleri açığa çıkmış, uluslararası diplomatların raporları ve Avrupa menşeli gazetecilerin gözlemleri ile hukuki kayıtlar halinde komuoyuna açıklanmıştır. Dr. Günver Güneş gibi tarihçilerimiz, işgal süreci Yunan Mezalimini, her yılın 15 mayısında yapacakları konferans ve semposyumlarla, dünya komuoyununun dikkatine sunup, uluslararası insan hakları ve hukuk mahkemelerinde bunu insanlık suçu olarak kaydettirmeli, tıpkı Nazilerin yaptıklarından günümüz Almanlarının utanç duyması gibi, her Yunan vatandaşının, atalarının yaptığı katliamları hatırlatan bir eyleme öncülük yapmalıdırlar. Nihayetinde, uluslararası barış ancak kadim acılarının hiç unutulmaması ile mümkün hale gelir! (*)Günver Güneş. Yunan İşgali,misilleme ve sivil şiddet. 1922 Köşk Karatepe Katliamının tarihsel analizi. Yaşar Aksoy Armağanı.Post Yayınları. Makaleler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.