• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Sınırlarını bil ve kendini koru! ARMAĞAN PINAR ADANAR Sınırlarını bil ve kendini koru! armagan.adanar@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 08.05.2018, 00:00

Yıllar önce, daha mesleğe yeni başladığım dönemlerde kendi defolarımdan (insani zaaflarımdan) kurtulmak (bilinçlenmek, farkına varmak belki hazmetmek için) için terapiste gitmeye başlamıştım.
Bizim mesleğimizde kendi defolarımızdan arınmak, duygularımızın farkında olmak ve hissedilen olumsuz duygularla başa çıkabilmek işimizi doğru yapabilme özgürlüğü verir. Dr. Fatih Karaman'dı terapistim; çok özlüyorum Fatih abiyi ve kendisini rahmetle anıyorum. Fatih ağabey seanslarımızdan birinde bana demişti ki, "Armağan bak evinizdeki kilimi alsanız bahçeye koysanız üstünü kirletirler, insanlar basar geçer hayvanlar da öyle"...
"Evet böyle olur"dedim ve o sırada Fatih abi "Peki kilime dört duvar versek, etrafını çevirsek kilim değer kazanır değil mi? Kimse üstüne hoyratça basamaz, herkes dikkatli olur hatta kilimin ucu kıvrılır da insan eğilip düzeltir. Bak sınırların olmazsa insaoğlu çıkarcıdır basar üstüne geçer.
Sınırların seni korur yoksa..."

FIRSATÇI, BENCİL

Fatih abinin haklılığını yıllar içinde gördüm. İnsanın özü fırsatçıdır, bencildir.
Kullanılmaya müsaitseniz kullanılırsınız.
Sorun emin olun ki kullanan da değil ama kendini korumayıp sınırlarını oluşturmayıp kendini kullandırandadır. Pek çok insan kendi sınırlarının farkında değildir. Onu ne üzer, ne sevindirir bilemebilir. Kime ne kadar kendinden verirse mutlu olur veya mutsuz olur bilmez. Örneğin öğrencilik yıllarımda bir arkadaşım benden otobüs bileti istemişti.
Ben de vermiştim sonra eve yürüyerek gitmiştim. Ne kadar aptalca dimi? Niye yaptım ki bunu? Beni sevsin diye mi? Yoksa daha iyi bir insan olmak için mi? Bence aptalcaydı yaptığım, yağmurun altında iki saat yürüdüğümü hatırlarım. Ben size bunun gibi bir dolu örnek verebilirim. Kimse allah razı olsun demez sonunda siz sadece "iyi insan olmak" adına yaptığınızla kalırsınız.
Oysa kimse iyi insan olmak zorunda değildir.
Önemli olan kendinizi korumaktır. Cebinizde 100 TL var diyelim bir arkadaşınız sizden borç istedi. Ne yaparsınız? Cebinizdeki 100 lirayı verir misiniz? Vermemek gerek! İlla verecekseniz de sizi yıpratmayacak bir miktar vermemiz olabilir. Çünkü paranın hepsini verdiğinizde istediğiniz karşılığı göremezseniz öfkelenirsiniz, o öfke birikir birikir ve sonunda arkadaşınıza çok küçük belki de anlamı olmayan bir nedenle patlarsınız. Gerek var mı? Nereden geliyor bu sınırsızlık? Sınırlar demek ki hem sizi hem de karşı tarafı korur.
Sadece sizi değil!

EVET DEMEK KOLAY

" Evet" demek kolay da "hayır" demek neden zor olsun? Özellikle dini inancı yoğun olan insanların "iyi insan" olmak adına çok fazla kullanıldıklarını düşünüyorum. Bu insanlar dinin gereği olarak "aman kimse üzülmesin, ben allah rızası için yapıyorum" derler. Bir de en çok kullanılanlar obsesif kişilik özelliğindeki insanlardır. Bu insanlar diğer insanların kendileriyle ilgili ne düşündüklerini çok fazla önemsedikleri için bir türlü "hayır" diyemezler. Yaşamlarında travmatik olay yaşamış olan insanların pek çoğu da yine "hayır" kelimesini söylemekte zorlanırlar. Özellikle konu birinin onu sevmesiyse..
Neden kendinizi sevmiyorsunuz? Bu dünyada bir de siz varsınız? Sizden önemli ne olabilir ki? Hangi sınırsızlık size mutsuzluk getiriyorsa bunun üstünde düşünmeniz gerekir? Anne-çocuk, baba-çocuk ilişkisinde bile sınır kavramı olmak zorundadır. İnsanlar en çok sevdiklerine karşı sınır oluşturmak ve oluşturdukları sınırları korumakta zorlanırlar.
Oysa bu yanlış! Hani diyorlar ya "insanı en çok sevdiği insan yaralar" diye, işte bu durumun en önemli nedeni de budur!
Sevdiklerine karşı sınırlarını korumayı kendini hoyratça kullanan bakınız kullandıran demiyorum kullanan insanlar elbette üzülmeye mahkumdurlar. Ben de varım arkadaş bu dünyada! Benim de sınırlarım var, beni üzecek, kızdıracak, mutlu edecek, pişman edecek duygular var. Hissettiğim bu duygulara "sayg" göster.

EN BÜYÜK İHANET

Kimse senin kadar üzülmez! Kimse senin kadar incinmez! Bir insanın en büyük ihaneti kendi sınırlarını bilmemek ve kendini hoyratça kullanmaktır. Sınırlarını bil ve kendini koru! İnsanlar sınırlarının farkına varmadıklarında başka insanların davranışlarının esiri olurlar, yani sürekli başka insanların kendileriyle ilgili ne hissettiğine dikkat eder, onların duygularında boğulurlar. Eğer bir insan bu şekilde yaşıyorsa kendisi için yapabileceği en büyük yatırım kendinedir. Bu noktada psikoterapiler kişinin duygularını serbestçe ifade edebilmesi için özgürlük sağlar. Kendiniz için mutlaka psikologdan destek alıp özgürleşmeniz gerektiğini düşünüyorum.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN