• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Yalnızlıkla baş edebilmek ARMAĞAN PINAR ADANAR Yalnızlıkla baş edebilmek armagan.adanar@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 19.06.2018, 00:00

Senin için yalnızlık " katlanılası" bir duygu olmaktan çıkıp da "kendinle başbaşa kalma fırsatı" olduğunda işte o zaman, tam da o zaman yaşamındaki kalabalığa sen bile şaşıracaksın.Yaşadığın sevdalar bile seçtiğin yalnızlıktan daha kıymetli olmayacak.. Sonra bir bakmışsın sever olmuşsun yalnızlığını..
Yalnızlık pek çok insanı korkutan bir duygudur, sadece yalnız kalmaktan korktuğu için bazı insanlar kendilerine uygun olmayan insanlarla birlikte olabilir ya da evlenebilirler. Hatta pek çok zaman yalnız kalamadıkları için bir ilişki bitmeden ilişkileri bitmeye yakın başka bir ilişkiye başlayabilirler.
Günümüz dünyasında sıradaki mantığı da aslında buradan gelir. Sosyal ağlar da bu mantığa çanak tutar.
Daha partneri ne olduğunu anlamadan kişi başkasıyla birlikte olmaya başlamıştır bile. Yalnız kalma korkusunun en temelinde en derinlerinde ölüm anksiyetesi vardır. Yüzeyde ise kişinin kendisini değersiz görmesi ve bir başkasının kendisine değer verme, ilgi verme isteği görülür. Kişi kendisini o kadar değersiz görür ki kendi kendisiyle yalnız kalamaz. Bu onu son derece korkutur ve çoğu zaman bunalıma iter. Peki neden bir insan başka bir insandan bu kadar yoğun değer görme arzusu içindedir?

ÇOCUKLUK ÖYKÜSÜ

Bunu da kişinin çocukluk öyküsüne bağlamak mümkün. Bebekliğinde ve ilk çocukluk deneyimlerinde kendisine bakım veren kişiyle arasında kurduğu bağ zayıf ise bebek ya da çocuk kendisine bakan tarafından sevilmediğini ya da önemsenmediğini hissedebilir ve kendisini sürekli kendisine bakana sevdirmeye çalışır. Hatta kendisine bakanın ilgisini çekmek için davranış bozuklukları bile sergileyebilir.
İlk reddedilme kendisine bakan tarafından gerçekleşmiş olan kişi ilerideki ilişkilerinde sürekli sevilme ve onaylanma ihtiyacı hisseder öte yandan yalnız kalamaz çünkü hayatta kalabilmesinin tek yolu başkası tarafından değer görmesidir. Değer görmediği zaman da tıpkı ölüm anksiyetesinde hissedilen yoğun kaygı, yok olmaya ait panik duyguları yaşar. Kimi insan bu durumda alkole sığınır kimi insan ise diğer maddelere.

İLİŞKİ BAĞIMLILIĞI

Aslında bağlanma bozukluğu ile başlayan bu durum ilişki bağımlılığına doğru da bu şekilde ilerler. Buradaki ironi de ilginçtir kişi bir yandan karşısındaki insan ona değer versin ister bir yandan da o insan tarafından değer görme duyguları kişiye samimi gelmez yani biri onu sevdiğinde ve önemsediğinde kişi buna inanmaz ve kendi iç dünyasında depremler yaşar.
Ve terkedilmenin zeminini hazırlar.
Terkedildiğinde ise aklındaki senaryo gerçekleşmiştir. Yani " beni sevseydi kalırdı." Bir süre sonra ise yeteri kadar değer görmediği inancıyla başka bir insanla ilişki kurmaya çalışır. Bu döngü kişi yardım almadığı sürece böyle devam eder durur. Freud'un 'anne baba bu kadar önemli işte' dediği mekanizma da budur!
İnsan yalnız kalabilmeli, insan hayatında kimse olmadığı zaman da kendine yetebilmeli peki bunu nasıl başaracak?

KENDİNE YETMEK

Geçmiş geçmişte kaldı anne babayla uğraşmayı bırakalım artık biz yetişkin olarak ne yapabiliriz ona bakalım.
Önce kişi kendinin olumlu yönlerini, başardıklarını hayatta sağlam durabildiğini ve mücadele etme gücü olduğunu farketmelidir. Kendisine zor ama başarabileceği hedefler koyup zihnini o hedeflere ulaşmak için yorması bu süreçte uygun olabilir.
Aynı zamanda bu süreçte ne kadar zorlansa da bir ilişkiye başlamaması son derece önemlidir. Ve her tür bağımlılık psikolojik tedavi gerektirir bunu unutmayalım. İlişki bağımlığı da bağımlılık kategorilerinin içindedir ve tedavi gerektirir.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN