Bugün sohbetimizi Kıbrıs'tan yapıyorum. Size birkaç dakika için bile olsa değişik yerlerden, değişik mevzuları iletmek beni çok mutlu ediyor. Geçtiğimiz hafta, bahsettiğim gibi Ajdamın evinde bol bol her telden dertleştik. Bu arada geçtiğimiz cumartesi gecesi Kıbrıs'ta konseri olduğundan bahsetti, ardından gruba ben de dahil oldum. İnanın en çok izlediğim sanatçı diyebileceğim arkadaşımın her performansı bana ilk seyrediyormuşum gibi geliyor. Hepsi de ayrı büyülü.
MOLA VERDİK
Yaz sezonunda Allah'ın izni ile beraberiz. Alaçatı'da bir kış boyu beraber çalıştığım Meldam (Durgunoğlu) ile yine "Lavanta", yine muhteşem bir menü, yine sımsıcak bir ekip ve yine Melda'nın tarifsiz özel dekor zevki ile bezenmiş bir mekanda buluşacağız. Buluşacağız diyorum çünkü her gördüğüm "Artık kal Çeşme'de" diyor. Ben de kaldım, bakalım neler olacak? Fatoş (Çırpıcı) bu kez bize destek oluyor. Şipşirin mekanı uğur arkadaşımız Kemal (Subaşı) ile geçtiğimiz hafta görmeye gittik. Yolda uğranmazsa olmazlardan Çeşme yolu üzerinde Barbaros Urlu köyü mevkiinde Karaburun kavşağını geçer geçmez
"Tepe Kahve"ye geçtik. Bu Ajdam'la da dahil olmak üzere ile benim belki 10'uncu gelişim. Aman, aman o ne brunch, o ne rahatlık, o ne tazelik, o ne servis... Sahibi Çetin Tutar, herkesle ama herkesle ilgileniyor. Sebzelerin çoğu kendi tarlasından. Her zaman "number 1" olan bu mekanın çok efendi sahibini tekrar kutluyorum. Size tek tek liste yapamıyorum, kahvaltıda ne isterseniz fazlasıyla her şey var... Öğlen ve akşam yemeklerinin lezizliği caba. 60 yılı aşkın süredir hizmet veren bu mekan çoğumuzun bildiği bir İzmir klasiği.RESTORANLAR KAPIŞTI
Geçen hafta 'Cento Per Cento'da mimar arkadaşım İlknur'un (Namlısaraç) yaş gününü kutladık, İlknur'un arkadaşları geldi, geldi, gitti. Akşama doğru Meral (Simson), HSBC Gündoğdu Müdürü Faize Şen ve arkadaşları, sona kalanlardandık. Cuma gecesi atladık uçağa İzmir'den, İlknur'la Kıbrıs'a... Bu arada Türkiye'nin en güzeli olması gereken İzmir hava limanının dış hatlarından bahsetmek istiyorum. Belki biliyorsunuz bu günlerde iç hatlar yenilendiği için ikisi birleşti. İç hatlar bölümü, kafesi ve diğer görünümleri ile dış hatlara fark atar gibi. Cuma akşamı peş peşe Brüksel, Londra, Düsseldorf vb. uçaklar havalanıyordu, o kadar da yolcu... Keşke hani iç hatlarımızın yenilenmesi bitene kadar bu salonlar biraz değişiklik görse idi, en azından yaz sezonuna girerken.
Alana gelmeden 'Cento Per Cento'da yapılan Alsancak restoranlararası yarışmasına uğradım. Benim Lavanta'dan tanıdığım, beraber çalıştığım ve de çok sevdiğim Mami, 'Alliance' adına, Filiz'im 'Radika' adına, katıldığından onların heyecanlarını paylaşmaya gittik Aysel ile. 'Winston Tea House'un başarılı sahibesi Berna da gelince (onlar da katıldı) çok derin sohbetlere daldık ki Kıbrıs'a uçacağımı tesadüfen hatırladım.
My Börrek'te enfes anneanne börekleri var
Size yurt dışı olsun, İstanbul olsun, Ankara olsun, tabii ki İzmir olsun tüm gidip sevdiğim yerleri anlatmaktan çok haz duyduğumu bilirsiniz. Bu gün İzmir'de benim semtimde ev yemekleri yapan bir restoranından bahsetmek istiyorum. Börekleri ile meşhur bu minicik yemek evi. Her gün ayrı bir mönü çıkarıyor misafirlerine. Ama börekleri değişmiyor. Alsancakta Vakko'nun hemen yan sokağında. My Börrek... Anneannelerinin, teyzelerinin pişirdiği o lezziz Arnavut börekleri ile büyüdükleri ve bu tatları tanıtmak istedikleri için 2008'de böyle bir mekan açmaya karar vermişler. Bugün İzmir'de, ileride yurtdışında hizmet vermek istedikleri için mekana 'My Börrek' gibi sempatik bir isim koymuşlar. Önce sadece börek demişler ama yoğun istek üzerine yine eskilerimizin marifetleri mozaik pastalar, ev kurabiyeleri, charlotlar da mönüye eklenmiş. Lezzet ve tazelik ilk şartları olduğundan kısa sürede mekanları haricinde ev ve işyerlerine paket servisi başlamış. Çevrelerindeki iş yerlerinin de destekleri ve istekleri üzerine her gün doğal ürünlerden yapılan 2 çeşit ev yemeğinden oluşan sağlıklı mönüler üretmişler. Kıymalı, patatesli, ıspanaklı, peynirli, patlıcanlı börekler haricinde zeytinyağlı dolma, sarma, Girit kabağı, mercimek köftesi vb... Hazır taptaze misafirlerini bekliyor. Bir de yenmeye veya sizin mutfakta pişirilmeye hazır mantı var ki... İşletme sahibi Aslı (Can) ile yaptığım mini sohbeti size böylece iletmeye çalıştım. Pazarları kapalı olmasa idi, ben de sabah erken dönmüş olsa idim attırmaz mıydım iki börrek...
Bodrum'da balık keyfi
Maksat minik neşeli anılar değil mi? Bir de hani oralara gittiğinizde 'Şu Besim'in dediği mekan değil mi?' deyip hele hele oraları beğenip bana dönmeniz yok mu işte o an çok mutlu oluyorum. Bu mekanlardan biri şu an aklıma geldi. Bodrum'da, evet Bodrum'da. Geçen haftaki minik Bodrum kaçamağımda kadim dostum Hamza (ki Bodrum'da şipşirin bir butik oteli ve de marjinal bir gece kulübü var) ve Cihan (ki şu anda Grand Yazıcı'da, siz de verdiği partilerden tanırsınız) ile balıkçılar çarşısında harika bir balık yedik. Kim demişse balık sadece deniz kenarında yenir, burası yanıltıyor. Çünkü burada balığınızı kendiniz seçiyorsuuz balıkçıdan, aynı İzmir Narlıdere'deki gibi. En taze balığı buradaki restoranlardan birinde seçeceğiniz mezelerle yiyorsunuz. Bununla da kalmayıp hemen önünüzdeki manav çarşısından (bilirsiniz orada yok yok) taze meyvelerinizi de alıp 1 saat sonra yenmek üzere evinizin, otelinizin yoluna doğru gidiyorsunuz. Bilirsiniz meyve yemekten önce veya en az 1 saat sonra yendiğinde faydalı oluyor. (Ben de şu sağlık proramlarında sandım birden kendimi) Hepinize sağlık, mutluluk, dostluk dolu bir hafta diliyorum...
