• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Bir Türkiye destanı FİLİZ ÖZKOL

Bir Türkiye destanı

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 21.10.2019, 00:00

Bir zamanlar küçücük çocuklardık. Hala içimizdeki coşkular aynı havada olsa bile, olgunluk denen meziyetin farklı bir ayrıcalığı var. Yaşanmışlık kadar güzel bir şey yok. Gençlikte düşünemediğimiz birçok şeyin keyfini daha sonra çıkarıyoruz. Keşkelerimizin ne kadar çok olduğunun farkındayız ama yaşadığımız "AN, EN DOĞRU ANDIR" diye düşünenlerdenim. Son dönemin tarihine damgasını vuran "BARIŞ PINARI" harekatımzda da "KEŞKE"ler var. Her kafadan bir ses çıkıyor. Türkiye bu çıkartmayı daha önce yapmalıydı şeklinde bir düşünce gelse de; en doğru an, eminim şu andır.

DEFALARCA DERS VERDİK
Bizler Orta Asya'dan gelen yiğitleriz. Dünyanın her köşesinde bizim gelenekselliğimizi taşıyan binlerce kültür var. Atalarımızın bize bıraktığı miras çok değerli.

Osmanlı torunları olarak hiç kimsenin bizim karşımızda duramayacağını defalarca ispat etmemize rağmen, kendilerini üst akıllı zanneden ve kendi çıkarları için dünyanın tüm dengelerini yok etmeye çalışanlara, defalarca ders vermeye devam ediyoruz.

Anlı şanlı ordumuzun karşısında; yine türlü oyunlarla bizi köşeye sıkıştırmaya çalışmalarına nedense alıştık.

Artık bu tarz, tabiri caizse "BİZANS OYUNLARINA" karnımız tok. Bizim hamurumuzda, mücadele etmek hep var.

Karaoğlan, Malkoçoğlu hikayeleriyle büyümüş olan bizlerin kanları ve hücreleri zafere odaklanmıştır. "Kim korkar hain kurttan" cesaretinin yanı sıra düşmanla çelik çomak oynayarak yaşadık.

VARLIĞINI KORUMAK ZORUNDA
Devinim ve çatışmanın getirdiği sonuçlarda, her canlı özünü ve varlığını korumak zorunda. İnsanları bir arada tutmanın ve idare etmenin, dünya nimetlerinden faydalanmasını sağlamanın; toplum ve insanlık kuralı olması gerekirken, 'Yüksek egolar' her alanda, doğru yaşama yasalarını bozabiliyorlar. Toplumsal politika insanoğlunun dünya şartlarını kullanmaya başlamasıyla birlikte siyaset hayatımızda yerini almıştır.

İnsanın yerleşim alanlarındaki yanlış tüketim, yaşam kalitesini bozmasıyla, karşılıklı tacizler boy göstermeye başladığı zaman; ister istemez savunma mekanizması devreye girmek zorunda kalıyor.

Kıyamet de o noktada kopuyor. Her ülke kendi güç sınırları içinde hem ülkesini korumak, hem de çevresel koşullara karşı mücadele vermek zorunda kalıyor. Bireysel ilişkilerde olduğu gibi, açgözlülük her alanda kendini gösteriyor ve ülkeler arasında çıkar savaşları ister istemez başlıyor.

ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN
Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili ve iki kıtayı birbirine bağlayan muhteşem coğrafyasıyla, bir başka deyimle 'GÖKTEN ZEMBİLLE İNMİŞ" durumunda.

Yani, yeni moda akımının kullandığı bir cümle: EVRENDEN TORPİLİMİZ VAR! Böyle olunca; gözü dönmüş avcıların hedefi olmamak için, elbirliğiyle ülkemizi korumak bize düşüyor. Yıllardır kangren olmuş zincirleme olayların tarihsel kronolojisine girmek için güçlü bir tarih bilgisine sahip olmamız gerekiyor. Siyaset adı üstünde zorlu bir oyun. Kendine has kuralları var.

Herkesin harcı değil. Adeta bir satranç gibi, farklı bir zeka gerektiriyor. Kurtlar sofrasının tam ortasında otururken, yurdumuzu korumak zorundayız. Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözünü unutmayalım, "Ne bir karış toprak alalım, ne de bir karış verelim"... İşte ülkemizin adına yaptığımız mücadele budur. Şartlarımız ne olursa olsun eminim bir kez daha kazanacağız. Tüm gücümüz damarlarımızda akan asil kanda mevcuttur. Sevgili ordumuz Türkiye sizinle gurur duyuyor. Allah yardımcımız olsun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA