• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Sağlık yazmanın dayanılmaz hafifliği HALDUN ARSLAN Sağlık yazmanın dayanılmaz hafifliği Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 25.04.2018, 00:00

Varolmanın dayanılmaz hafifliği (Milan Kundera) kitabını okuyanlar bilir. Yaşamın hafifliğini ve ağırlığını kişinin kendisi sağlar. Tanrının bize armağan ettiği yaşam enerjisini düşüncelerimizle nasıl ağırlaştırırız. Kendi koyduğumuz ilkeler kimi zaman bizi korurken, kimi zamanda içinden çıkılmaz sonuçlar yaratıverir.
Bize anlatılan bilgiler doğru kanaldan çıkmazsa ve birde bu bilgi insanı yanlış yönlere sürüklerse ilk zararı yine insan görür. Yanlış bilgi insanda yanlış kodlanma demektir. Yanlış bilgilenen insan her zaman için kendine kolay zarar verebilir.

BİLGİLENDİRME Mİ?

Okuduğum eski bir araştırma yazısını hatırlarım. Olası 1900'lı yıllarda Almanya da küçük bir kasabada geçen yaşanmış gerçek bir öykü anlatılmakta. Küçük kasabaya tayin olan bir hekimle başlar.
Hasta yoktur ve canı sıkılır. Eczacının fikri ile kasaba yaşayanlarına hastalık anlatmaya başlar. Hastalıkları dinleyen yerli halk dinledikçe kendisinde de söylenen belirtiler var. Ne yapsın aynı hastalık kendisinde de var mı diye doktora sormaya başlar.
Kasaba dinler, dinledikçe de hastalıklar artmıştır.
Teknoloji ve iletişim çağını yaşadığımız dünya için de küçük bir kasaba demek yanlış olmaz. Ekranlarımızda sağlık sektörü içinde yer alan hekimler, teknisyenler, ticaretiyle uğraşan esnafların hepsi bilgilendirme ve farkındalık oluşturmak adına karşımızda durmaktalar. Dünyada yıldız olanlar ve ciddi reyting alanlarının olduğunu görürüz.

KORKUDAN KAZANÇ

Kimse benim farkındalık yaratmaya karşı olduğumu düşünmesin. Anayasal hak olan bilgilenme hakkının en temel hak olduğu bilinmelidir. Söylemek istediğim insanın yaşamda var olma kaygısı nedeniyle korkularının ortaya çıkması ve korkunun yarattığı ticaret anlayışının kazanca dönmesidir. O zaman bilgilendirme verene ek sorumluluklar oluşmuş demektir.
Bilgiyi veren vicdanını terazi olarak kullanarak içinde gerçek olmayan bilgiyi asla kullanmamalı ve bilimsel gerçeklerden uzaklaşmaması gerekir. Kişilerin ahlakı eksik olmamalıdır. Bu nedenle gelişen toplumların yarattığı insan ahlaki yapısını yeni gelişen anlayışa adapte etmelidir.

HASTA SAYISINDA ARTIŞ

Bugün hastane başvuru sayılarına baktığımızda sayılar korkunç değerlere ulaşmıştır. 300 milyon başvuru yani nüfusa oranlarsak yılda 4 başvuru demektir.
Hekimlik hizmeti yaptığım yıllar içinde görsel yayın programları sonrası poliklinik sayılarının arttığını biliyorum. Kendisinde aynı belirtilerin olduğunu düşünen insanları ikna etmek emin olun çok zor.
Akşam seyrettiğim bazı sağlık programlarının izini ertesi gün poliklinikte görürdüm.
Ettiğimiz yemin gereği biz hekimlerin en kutsal görevi insandır. Bilgimiz ve ellerimiz ile bu görevi en doğru şekilde yapmak zorundayız. Devletimiz, Üniversitelerimiz ve tabip odalarımız yapılan yayınları takip etmelidir. Görülen yanlış bilgilendirmede yasal uygulamaları sağlamak önemlidir.
Etik kurullarımız görevi önemlidir.
Doğruyu insana usanmadan anlatmak da bizim öncelikli görevimiz olmalıdır. Sağlıklı olmanız dileğiyle.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN