HÜROL DAĞDELEN TÜM YAZARLAR
Hayat yaşgünü kutlaması kadar kısa aslında...
14.9.2017 | Arşiv

Hayat yaşgünü kutlaması kadar kısa aslında...

hurol.dagdelen@yeniasir.com.tr

Sık sık "Hayat çok kısa, çabucak geçiyor günler" diyoruz ya bunu yaşayarak da analiz ediyoruz aslında...
Bu ilginç uyarıyı da en çok Facebook yapıyor bize...
Eğer sosyal medya kullanıyor ve arkadaşlarınızın doğum günlerini izliyorsanız, bir süre sonra, "Ya bu çocuğun yaşgünü geçen gün değil miydi" sorarız sık sık kendimize...
O kadar çabuk geçmiştir hayat... Yaşadığımız bu kısa an, aslında hayatın uzun ama ne kadar çabuk geçtiğinin bir kanıtı aslında...
Ancak hayat, insana çok şey katıyor, değerini bildikçe de katmaya devam edecek.
Bunu anlamak için hayatımızda çok özel günler de var...
Düğün törenleri, doğum günleri, mezuniyet günleri ve daha birçok özel an...
İşte o günlerde hayatın tadına varabiliyor muyuz, bu önemli...
Peki ya siz, hayata bakışınızda neler fark ettiniz bugüne kadar..
Öyla kös kös oturup, 'kaderim bu benim, çekerim' derseniz...
Hayat size nasıl yardım etsin ki...
Önce sizin, kabuğunuzu yırtmayı ve hayattan tad almayı öğrenmeniz gerekiyor.
Bunun için de, içinizdeki çocuğa başvurun yeter...

BARDAKLARIN SIRRI

O yol gösterecektir. Hayata bakışınız size değer katacak, sizi yeni sevinçlerle baş başa bırakacaktır.
Hayatın getirdiği sorunlarla başa çıkabilmenin yolu kendinizi dinlemekten geçer.
Altta okuyacağınız küçük öykü bakalım sizde nasıl bir etki bırakacak:
Kariyer yapma yolunda ilerleyen bir grup yeni mezun, eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyaret etmek için biraraya gelirler.
Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikayete döner.
Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir.
Herkes bir bardak seçince, profesör şöyle söyler:
Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı. Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında.
Emin olun ki, bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiçbir şey katmaz.
Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar! Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız.
Hayat kahveye benzer, iş, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar.
Onlar hayati tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yasadığımız hayatın kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de.
Bazen sadece bardağa odaklanarak kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz.
Bu nedenle önce kahvenizin tadına varın!
Emin olun ki, en mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler. Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar.
İşte hayat budur..
Bunu çözdüğümüz an, zorluklar vız gelir tırıs gider...
Bilmem anlatabildim mi?