• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Tercihler... OYA DEMİR Tercihler... Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 29.06.2018, 00:00

Zaman akıyor. Mevsimler değişiyor.
Mevsimler değişirken mevsimlerin özelllikleri de değişiyor. Yaz aylarındayız.
Yazı yaz gibi mi yaşıyoruz? Hayır.
Güneş yakarken birden yağmur yağmaya başlıyor. Yağmur doluya dönüyor.
Sonra birden yine güneş çıkıyor. Sıcak, soğuk hepsi bir arada.
Hava değişirken ruhumuz da değişiyor. Bir anda mutlu diğer anda mutsuz oluyoruz. Korku, endişe, merak, heyecan, hüzün, mutluluk sık sık değişiyor duygularımız.
Bir duyguyu, düşünceyi yaşarken hep bir ötekini, tezatları düşünüyor, yaşıyoruz.
Ya da bize yaşatılıyor.
İstemesek de yaşıyoruz.
Öğreniyoruz, öğrendikçe yaşadıklarımızı değiştiriyoruz, öğrenmedikçe; yaşadıklarımızı tekrar tekrar aynen yaşıyoruz.
Artık her şey çok ama çok hızlı. Olayları takip etmek zorlaşıyor. Günleri saat, saatleri dakika, dakikaları saniye gibi yaşıyoruz.
Yaşıyoruz, geçip gidiyor. Giden zaman ise; kalan ne?
Evet kalan ne? Sokağa çıkıyorum, sıcağın, yağmurun, bazen dolunun, güzel kokulu çiçeklerin, denizin havasından çok daha fazla etkili olan, hatta beni sıcaktan veya soğuktan zaman zaman da küres el ısınmadan daha fazla dehşete düşüren duygular sarıyor kalbimi.

BİR TELAŞ, BİR HEYECAN

Sıcak mı? Soğuk mu? Belli olmayan havadan mı, bilmiyorum, etrafıma bakıyorum ve çoğu zaman gördüğüm; bir telaş, bir heyecan, bir yetişememe hali.
Herkes bir yerlere koşturuyor, bir şeylere yetişmeye çalışıyor, yaşıyor ama neyi ne kadar yaşıyor?
Günden güne hızla değişen ve gelişen teknoloji, binlerce mesaj.
Anlamlı anlamsız, doğru yanlış binlerce mesaj. Karışık kafalar, karışık duygular.
Anlamaya, bulmaya çalışan ama belki de ne aradığını ya da neyi neden beklediğini bilmeyen insanlar.
Aramak ya da beklemek niye?
Aslında her şey kendi içimizde değil mi? Sadece ve sadece tercih ettiklerimizi yaşamıyor muyuz?
O karmaşayı biz yaratmıyor muyuz?
Yaşadıklarımız sadece biz istediğimiz kadar, bizim belirlediğimiz zamana kadar karışık olmayacak mı? Karışık, telaşlı, endişeli ve mutsuz. Ya da basit, huzurlu ve mutlu. Çok kullanılan bir örnek vardır.
Yarım bardak suya baktığınızda ne görüyorsunuz?
Sadece yarım bardak dolu su mu? Yoksa yarısı boş bir bardak mı?

BARDAĞIN HANGİ TARAFI

Yaşıyoruz, bakıyoruz, ne gördüğümüz ise bize bağlı. Hayata bakıyorum, bakıyorum ve gördüğüm şu: yaşadıklarımız tercihlerimizdir.
Sabah kalkıyoruz. Sadece bir an durup düşünüyor muyuz? Bugün neyi tercih ediyoruz?
Tercih yaparken, hangi konuda olursa olsun kısacık bir an durup bakıyor muyuz?
Bugün bardağın hangi tarafını görmek istiyoruz?
Hayat işte! Aslında her şey çok basit değil mi?
Hergün gelen binlerce mesaja, yaşananlara, yaaştılanlara, tüm karmakarışık sorulara, duygulara, çıkar çatışmalarına rağmen çoook basit.
Sadece bir an durup ve düşünelim.
Yeter ki; yarısı dolu bir bardak gördüğümüzde, ne boş ne de dolu kısmına bakmayalım.
Bardağın içinde ne varsa, elimizde ne varsa hayata artı değer kattığına inanalım.
Bütün o karmaşanın, farklılıkların, yaşadıklarımızın, yaşattıklarımızın, bize yaşatılanların aslında bir değer olduğunu fark edelim.
Her değerin hayatımıza bir renk kattığını, öğrettiğini ve aslında hiç bir yerde bir öteki olmadığına inanalım.
Renkleri, farklı tatları hayal edelim. Hayal edelim ki hayatımız renklensin.
Hayatımız renklendiğinde ise kalbiniz renklenir. Kalbimiz renklendiğinde ise sadece sevgi ile ötekileştirmeden bakarız dünyaya.
O zaman hayatımızı hayat yapan, daha doğrusu hayatımızı bizim yapan tercihlerimiz artar.
Yaşadıklarımız tercihimizdir, tercihlerimiz durduğumuz yer, durduğumuz yer hayatımız.
Ama bizim tercihlerimiz, bizim durduğumuz yer pek çok kişinin geleceğini ve hayatını etkiler.
Bugün neyi tercih ediyoruz?

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN