• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Solu-can OYA DEMİR Solu-can Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 25.05.2018, 00:00

Solucanları hepimiz biliriz, ama ben hiç böyle bilmezdim.
Toplumsal cinsiyet kavramını da biliriz ama bir Solu- Can gözünden bakmak hiç aklıma gelmezdi.
Bir öğrenme tasarımcısı, danışman, mentör koç sevgili Çağlar Çabuk tarafından kaleme alınan; Solu- Can kitabını okuyana kadar; solucanların aslında bütün dünyaya neyi anlattığını hiç fark etmemişim.
Uzun yıllardır başta mobing olmak üzere birbirinden farklı alanlarda çalışmaları bulunan Çağlar Çabuk; bize bir Solu- Can gözünden acı tatlı bir 'gerçek' anlatıyor.
Bir solukta okudum, yaşadığımız dünyanın gerçekleri arasında buruk bir gülümseme ile tekrar dolaştım.
Bildiğiniz, yanı başınızda yaşanan, bazen içiniz acıyarak, bazen inanamayarak duyduğunuz pek çok gerçek bir kez daha bir sanki hikaye anlatıcısının ağzından kelimelere, yazıya dökülmüş.
Bir Solu-Can'da canlanıp şekle bürünmüş.

KADIN ERKEK DEDİKLERİ

Zordur toplumun gerçeklerini anlatmak, acıtmadan, ötekileştirmeden bir 'yaşanan' olarak sunmak zordur.
Nasıl acıtmaz ki?
Yüzyıllardır yaşanan şu kadın erkek dedikleri; aslında insanoğlunun arasında var olan, bazen artan, bazen yok sayılan, görmezden gelinen, konuşulması istenmeyen ama 'şiddet' ile kendini gösterenler acıtmaz mı hiç?
Acıtır elbet, küçük yaşta evlendirilen bir çocuk acıtır, çocukken anne olmak zorunda kalan acıtır, kocasının tacizine uğrayan acıtır, fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalanlar acıtır, iş yerinde hak ettiği mevkiye gelemeyenler acıtır...
Solu- Can ne bir hikaye, ne bir roman, ne bir araştırma yazısı...
Aslında hepsinin bir araya geldiği tek kelime ile 'yaşadığımız gerçekler'.
Öyle bir gerçek ki; doğmadan başlıyor, bebeklik, çocukluk, gençlik, yaşlılık her yaşta içimizde, biz büyüdükçe büyüyor.
Biz yaşadıkça yaşanıyor.
Her yerde; evde, okulda, iş hayatında...
Yaşadığımız toplumsal, sosyal, ekonomik ve dünyaya ait olaylarla şekilleniyor, bazen artıyor, bazen azalır gibi oluyor; ama hiç yok olmuyor; sadece orada duruyor.

ASLINDA SADECE İNSAN

Bildiğimiz ve bilmediğimiz özellikleri ile solucan; eşsiz bir toprak kimyageri, 120 kadar dairevi halkadan oluşuyor.
Yenileme özelliği bulunan vücudunda hem erkeklik hem de dişilik organı var.
Ve Çağlar Çabuk; Solu- Can ile yüzyıllardır yanı başımızda olan, bütün bu anları ve yerleri, toplumsal cinsiyet sorununu, yaşanan örneklerle gözler önüne seriyor.
Kadınlar ve erkekler... Etiketler...
Aslında sadece 'insan'. Ama istatistikler, yaşanan olaylar bunu böyle olmadığını çok net anlatıyor.
Rakamlar acımızı daha da arttırıyor.
Bazen gülüyoruz ağlanacak halimize.
Kadın var her yerde, dünü bugüne, bugünü yarına taşımak için çalışıyor, üretiyor, çocuk yetiştiriyor, dünyayı daha iyi bir hale getirmek için hiç durmadan hayatın her anında, her alanda var olmak için çaba harcıyor...
Ama şu etiketleri; 'onlar ve biz' kavramını ortadan kaldıramıyor...

217 YIL SONRA

Yaşananların bizi getirdiği nokta 2017 yılı Küresel Cinsiyet Farklılığı Raporu'nda diyor ki; cinsiyet eşitliği 100 yıl sonra, ücret eşitliği 217 yıl sonra ortadan kalkabilecek...
Peki; bizim bu kadar zamanımız var mı? Her geçen gün yeni acılar ve kayıplar yaşamaya daha ne kadar sessiz kalabiliriz?
Daha ne kadar hayatımızı ve geleceğimizi etiketler belirleyecek?
Solu- Can acı tatlı bir kitap... Bir yanda gülümsemek, diğer yanda kocaman buruk bir acı.
Gerçekler ve yok sayılanlar... Bir solukta okuyor, etkisinden uzun zaman kurtulamıyorsunuz...
İnsan merak etmekten kendini alamıyor; basit çözüm yanı başımızda ama ne zaman gerçekleşecek?
Acaba ne zaman Solu- Can, solucan olacak?

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN