• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
İyi ki varsınız ARZU GÜNAYDIN İyi ki varsınız arzu.gunaydın@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 19.06.2021, 00:00

Babalar gününde, gözümüzü dünyaya açtığımız eve duyulan özlem daha da artıyor... En çok sevildiğiniz günlerin hasreti belki de sizi sarıp sarmalayan, ya da sizin de çocuklarınıza gösterdiğiniz eşi benzeri olmayan o aşk... Ve size bunu kendi yöntemleri ile gösteren veya gösteremeyen ama hep hissettiren babalarımız...
Hiç değişmeyen bu duygularla Mart ayında yayınlanan yazımı tekrar paylaşmak istiyorum...

BABA EVI KABUĞUMDU
Hanımlar, canınız mı sıkıldı; çözümsüz, ümitsiz ya da bıkkın mı hissediyorsunuz? Bütün dünya üstünüze mi geliyor?
Öyleyse gidin baba evine, güzel bir uyku çekin... Çocukluğunuzdaki huzurlu uykuyu yakalayacağınıza emin olabilirsiniz.
Bütün sorunlar dışarıda, siz güvendesiniz, çünkü baba evindesiniz.
Yaşınız kaç olursa olsun, kız çocuklarının en büyük sığınağındasınız.
Artık babanız ya da anneniz hayatta olmasa bile o evdeki sevginin ve güvenin enerjisi sarar tüm hücrelerinizi.
Ait olmanın verdiği huzur da cabası...
Hayatta oradan oraya savrulmaların sebebi aidiyetten kopuş değil midir?
Savruldukça yaşadığınız çarpmaların yarattığı yaralar yetmedi mi artık?
En çok nerede, olduğunuz halinizle sevildiniz, değer gördünüz?
Hiç kimse sizi anne babanız kadar sevebildi mi? Malum, istisnalar dışında, babalar kızlarına çok düşkündür.
Benim babam da öyleydi. Net ve kesin kuralları vardı ama...
Hatta bazı kurallar gereksizdi, anlamsızdı...
Gereksiz olanlar yüzünden çatışırdık da, yine de çok nadir esnerdi o kurallar. Ama bilirdim ki, hep biricik güzel kızıydım babamın.
Şimdiki babalar biraz daha farklı.
Kızım ile babasının ilişkisi daha fazla diyalog içeriyor mesela. Kurallar karşılıklı anlayış çerçevesinde belirlenmiş ve hepsinin nedeni açıklanmış.
Ailedeki her bireyin önce kendisine, çekirdek aileye, büyük aileye, topluma ve en son dünyaya karşı sorumlulukları ısrarla vurgulanmakta...
Sorumluluğu olan her aile üyesi de kendini aileye ve topluma daha çok ait hissetmekte. Aradaki sıkı bağların oluşturduğu güven duygusu da cabası...
Kaç yaşında olursanız olun, içinizdeki çocuğa ulaşmanın da yoludur baba evi. Çünkü orada zaten hala çocuksunuzdur ve kardeşlerinizle birlikte ailenin kıymetlisisinizdir.
O evde hayatın bütün yüklerini omuzlarınızdan atar küçüklüğünüzdeki gibi şımarırsınız hatta... Çünkü arkanızda dağ gibi yaslandığınız sizi koruyup kollayan anne babanızın varlığını hissedersiniz.
Sizin her halinizle gurur duyan, sevgisini sınırsız sunan...Yani size eşsiz, biricik olduğunuzu hatırlatan...
Yukarda da söyledik, elbette istisnalar olabilir.
Aile ortamının tehlike arz ettiği durumlar da.
Bu noktada da devlet koruyacaktır.
Devlet baba denmesi boşuna değildir yani. Orası sizleri tehlikelerden koruyacak bir başka baba evi olacaktır.
Hayatlarımızın ilk yıllarını geçirdiğimiz, kişilik ve değerlerimizin şekillendiği baba evi hiç kuşkusuz uzakta olsak dahi, en büyük sığınağımız.
Bu duygu, Sıla-rahime böylesine önem verilmesinin, vurgulanmasının nedenlerinden belki de. Çünkü o evdeki ilişkilerimiz diğer insanlarla ilişkilerimizin de belirleyicisi.

Şarkıda da söylediği gibi, Parlak bir inciydim önce, derinlerde saklanırdım;
Baba evi kabuğumdu hayat çok uzak sanırdım..
Hayatın her döneminde hayatta olsalar da olmasalar da anne babalar o inciyi koruyacak, hatta parlatmaya yardım edecek... O evin kapısının bize hep ardına kadar açık olmasının verdiği güvenle hayat yolunda daha sağlam ilerleyeceğiz.
Tüm babaların, babalık yapanların günü kutlu olsun...
İyi ki varsınız...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI