BİRKAN YÜKSEL TÜM YAZARLAR
Hızlı ve şarkılı
16.9.2017 | Arşiv

Hızlı ve şarkılı

Kendi kadar müzikleriyle de unutulmaz olan bir çok film var.
Müziği, hikayesinin önüne geçen yahut müziklerinden başka olumlu bir yanını anımsamakta zorlanacağımız filmler de var. "Baby Driver" için bütün bunlardan farklı bir başlık açmak gerekebilir.
Bu başlık, 'müziği bir oyuncu olarak kurmak', 'bir kamera önü unsuruna dönüştürmek' gibi ifadelerin türevlerini içerebilir.
Kült komediler 'Hot Fuzz' ve 'Shaun of the Dead' ile hatırladığımız Edgar Wright'ın hem yazıp hem yönettiği yarı müzikal suç draması 'Baby Driver'; seyir zevki yüksek bir deneme koyuyor ortaya.
'Tam Gaz' adıyla vizyona giren filmde soygun çeteleri tarafından vazgeçilmez bulunan sürücülük yetenekleri ile genç yaşında suç dünyasında saygın bir edinen 'Baby'nin hikayesini, izliyoruz.
Küçük yaşta geçirdiği, kendisinin de sonsuz bir kulak çınlamasıyla sağ kurtulduğu trafik kazasında kaybettiği annesine sonsuz bir özlem duyan 'Baby'i; 'Drive'ın Ryan Gosling'i ile 'Rain Man'in Dustin Hoffman'ı arasında bir yere yerleştirebiliriz. Tıbbi adı 'Tinnitus' olan rahatsızlığıyla baş etmek için sonsuz müzik aşkından faydalanan, yaşamın her anında müzik dinleyen, beden dili ve günlük hayat temposunu müziğin ritmiyle kuran, sessiz, mesafeli ve aykırı bir karakter.

BAŞROLDE MÜZİK

Bu noktada yönetmenin mahareti devreye giriyor ve bu sayede filmin değerini yukarılara çeken bir 'biçim' denemesi ile karşılaşıyoruz. Her sekansa ruhunu veren ve her sahnenin temposunu belirleyen bir şarkı var. Baby'nin asla yanından eksik etmediği Ipod kulaklığından izleyene ulaşan bu seçki, sahneye eşlik eden, ona duygusal destek sağlayan alışıldık müzik kompozisyonları olmaktan yani olağan kullanım biçimlerinden çok öteye geçiyor, neredeyse karakterler kadar görünür bir 'oyuncu'ya dönüşüyor; dramatik yapının 'canlı' unsurları gibi düşüp yükselen, mimik ve jestle yüklenen, diyalog kurup tepki veren bir forma kavuşuyor.
Yönetmen yüksek kalibreli bir senaryo kaleme almayı, sarkmayan ve bu riski güçlü biçimde barındırdığı anlarda bile saçmalamayan bir anlatı kurmayı başarıyor.
Dozunda aksiyon ve bu aksiyona dengeli biçimde yayılmış dikkat çekici bir ritmi var hikayenin.
En mesafeli ifadeyle iyi bir suç filmi 'Tam Gaz'. Ancak müziğin bu olağandışı kullanımı, 'Baby Driver'ı kendi türü içinde uzun süre hafızalardan çıkmayacak bir yapıma dönüştürüyor.

FOXX, SPACEY, HAMM

Filmde, Kevin Spacey, Jamie Foxx, John Hamm gibi önemli yıldızları bir arada izleme şansı buluyoruz. Daha önce de bu tür rollerin hakkını başarıyla veren Fox ve Spacey 'kötü adam' performanslarıyla sınıfı geçiyor. 'Mad Man'in muamma reklamcısı ise rolü için biraz fazla steril kalıyor, ikna edici olmayan, tehlike arz etmeyen bir görüntü veriyor.
Saçları yanlardan kazınmış, kaşları çatık ve dövmeli haliyle dahi ürkütücü olmaktan uzak. Genç oyuncu Ansel Elgort ise büyük yıldızların yanında ezilmeden hikayenin bir parçası olmayı başarıyor, kendi üzerine kurulu anlatıya gayet nitelikli bir katkı sağlıyor. Filmin müzikle kurduğu alışılmışın dışında ilişkinin serbest çağrışımıyla, yer yer 'Whiplash'in arızalı davulcusu 'Miles Teller'ı anımsattı bana.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.