• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Karadeniz’i kimler istikrarsızlaştırmak istiyor?

BÜLENT ERANDAÇ

Karadeniz’i kimler istikrarsızlaştırmak istiyor?

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 27 Mart 2026

ABD/İsrail'in saldırması sonucu İran küresel ticaretin en kritik enerji geçiş noktalarından birisi olan Hürmüz Boğazı'nı kapatınca; küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'si ve deniz yoluyla taşınan doğalgazın önemli bölümü durdu, dünya panik halindeydi. Hürmüz krizi devam ederken, Karadeniz'den devam eden petrol naklini de engellemeye yönelik bir tezgah gündeme sokuldu. Rusya'dan yüklediği petrolü taşıyarak İstanbul Boğazı'na doğru seyreden, Türkiye karasuları içinde 140 bin ton ham petrol yüklü ALTURA tankerine İDA (insansız deniz aracı) saldırısı yapıldı. İDA'nın Ukrayna menşeli olduğu öğrenildi. 21 Mart 2026'da da Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında, ABD menşeli bir insansız deniz aracı (İDA) tespit edilmiş, SAS komutanlığı ekiplerince imha edilmişti. Hürmüz'ün kapatılmasından sonra Rusya'dan daha çok petrol almaya birçok ülkenin yöneldiği bir süreçte, Karadeniz'de Türk sahipli tankere saldırı düzenlenmesi manidar bulunuyor. Türk tankerine çarpan İDA'nın özellikle yöneltilip yönlendirilmediği henüz bilinmiyor. Ancak Karadeniz'de ortaya çıkan İDA'larla ne yapılmak isteniyor, petrol naklini engelleme çalışmalarının hangi sinsi-kirli planlarla devreye sokulduğu soruları akıllarda dolaşıyor.

ALTURA'YA SALDIRI
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı; salı gece yarısından sonra İstanbul açıklarında tankerin makine dairesinde patlama olduğunu, kıyı emniyeti ve sahil güvenlik unsurlarının gemiye destek için gönderildiğini, geminin 27 mürettebatının Türk olduğunu ve hepsinin sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı. "Özellikle makine dairesinin hedef alındığını düşünüyoruz" diyen Ulaştırma Bakanı, saldırının bir insansız deniz aracı (İDA) tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. İstanbul açıklarında hedef alınan geminin adı ALTURA. 1 milyon varil ham petrol yüklü ALTURA tankeri, Sierre Leone bandıralı. Gemi hareketlerini izleyen vesselfinder. com sitesine göre tanker son olarak Rusya'nın Novorossiysk limanında demirliydi. İngiliz haber ajansı Reuters'a göre vurulan ALTURA adlı gemi, Avrupa Birliği ve İngiltere'nin yaptırım listesinde yer alıyor.
Hatırlayalım: 2025 yılının Kasım-Aralık aylarında, petrol taşıyan Türk sahipli, yabancı bayraklı tankerlere de arka arkaya saldırı olmuştu.
Karadeniz'de KAIROS ve VIRAT isimli gemilere Türkiye'nin yetki alanında düzenlenen saldırıları Ukrayna üstlenmişti. Bu iki saldırı insansız deniz araçlarıyla düzenlendi ve görüntüleri de paylaşılmıştı. İkisi de Gambia bandıralı olan gemilerin Rusya'nın "gölge filosuna" dahil olduğu açıklandı. Londra Borsası verilerine göre, vurulan Gambia bandıralı gemiler yaptırımlara tabi gemiler listesinde yer alıyordu. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, "Karadeniz'in bir hesaplaşma alanı olarak görülmemesi gerekir. Böyle bir durum Rusya ve Ukrayna'ya sadece zarar verir, hiçbir fayda sağlamaz. Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğine herkesin ihtiyacı var. Bu mutlaka sağlanmalıdır" demişti.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, "Karadeniz'de tırmanmayı önlemek amacıyla seyrüsefer emniyeti ile tarafların enerji ve liman altyapılarını hedef alan saldırıları askıya almaları yönünde bir düzenleme yapılması ihtiyacını hatırlatıyoruz" demişti. Rusya; Batı'nın yaptırımlarını aşmak ve petrol/ticari emtia sevkiyatını sürdürmek amacıyla devasa bir "gölge filo" kullanıyor. Genellikle yaptırımları delen "gölge filo" tankerleri gündemde bulunuyor. Karadeniz'de saldırıya uğrayan gemilerle ilgili Türkiye; hem Rusya'yı hem Ukrayna'yı uyarmıştı. Son olarak ALTURA isimli tankere saldıran insansız deniz aracı (İDA)'nın Ukrayna menşeli olmasına dikkat etmek gerekiyor. Ukrayna ve Rusya'ya baskı kurmak isteyen Batı ülkeleri üzerinde şüpheler oluşmuş durumda.

İDA AÇIKLAMASI
Ordu sahilinde bulunan insansız deniz aracı hakkında MSB bilgi verdi: "21 Mart 2026'da Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir insansız deniz aracı (İDA), imha edilmiştir. Rusya-Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA'ların Karadeniz'de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir." Milli Savunma Bakanlığı (MSB) savaş uçağı açıklaması: "Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında 20 adet Eurofighter Typhoon uçağı, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşme 2025 yılı Ekim ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşik Krallık Başbakanı Sayın Keir Starmer tarafından imzalanmıştı. Millî Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler ve Birleşik Krallık Savunma Bakanı Sayın John Healey tarafından dün Londra'da Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır. Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6'ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmektedir." ABD/İsrail ile İran arasındaki çatışmalar ve İsrail'in devam eden saldırganlığı Orta Doğu'daki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir. Türkiye; tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürmektedir. Diğer yandan İsrail'in; Lübnan'da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta; Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekâtı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan'a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail'in Suriye'nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte;
Batı Şeria'da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.