• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
2025 yılının parlayan yıldızı Türkiye-2

BÜLENT ERANDAÇ

2025 yılının parlayan yıldızı Türkiye-2

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 01 Ocak 2025

2025 yılına girdik. 2025 yılı hayırlara vesile olsun. 2025 yılı Aziz Milletimize, sağlığı ve mutluluğu beraberinde getirecek, nice başarılarla hedeflerine ulaştıracak umut dolu, güzel bir yıl olmasını dilerim. Allah, Büyük Türkiye'nin yar ve yardımcısı olsun. Türkiye, Avrasya'nın kalbi. Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın küresel liderlik özellikleri ile yürüttüğü dış politika aktivizmi Türkiye'yi 2025 yılına girerken, dünyanın parlayan yıldızı konumuna taşıdı. 2002'li yıllara kadar, başını kaldıramayan, gözünü yakın coğrafyaya çeviremeyen Türkiye, 22 yılda 50 yıllık paradigmalar kuran (2053 ve 2071), yakın coğrafyasında OYUN KURAN bir ülke pozisyonuna geldi.

BÖLGESEL GÜÇ
1952'de Türkiye NATO'ya girdi. O günlerden 2002'lere kadar Türkiyemiz NATO'ya çıpalandı. Bağımsız Türkiye kodlarımızı geliştiremedik. Dışa baktırmadılar. Geleceğe yönelik paradigmalar koyamadık. 2002'den bu yana Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, birçok devrimi gerçekleştirdi. Bugün, içine kapatılmış Türkiye dünyaya 360 derece bakan bir konumda. Dünyanın en stratejik konumundaki Türkiyemiz, bugün YAKIN COĞRAFYAMIZIN BÖLGESEL GÜCÜ, KÜRESEL AKTÖRÜ pozisyonumuzla 2053 ve 2071 paradigmalarla KIZIL ELMA- 2071'e yürüyoruz. Birinci hedef: 2053-BÜYÜK TÜRKİYE. Aziz Türk Milleti gözünü 2053'e dikti. Gençlerimizin gözünde 2053 hedeflerini hayata geçirecek azmi ve coşkuyu görebiliyoruz. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelme yolunda ilerleyen Türkiye için hedefler artık birer hayal değil.

TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Türkiye, 2053'e yürürken, Müslüman dünyanın birliği, Türk Devletler Birliği'nin ÖNEMLİ GÜÇ konumuna gelmesi, Kafkasya, Orta Asya, Uzak Asya ile gelişen ilişkiler ve Orta Koridor- ZENGEZUR'un artan değeri; Ortadoğu'da yeniden gelişen politik ve ekonomik vizyon, Afrika ile derinleşen iktisadi ve insani ilişkiler ağı, Balkanlardaki istikrarı destekleyici rolü; Doğu Akdeniz'de değiştirdiğimiz denklemler Türkiye'nin stratejik önemini artırmaya devam edecek. İkinci büyük hedef: 2071-KIZIL ELMA. 2071 vizyonu JEOPOLİTİK HAMLELERLE Anadolu'yu yeniden gönül coğrafyamızın atan kalbi, nefes alan ciğeri, düşünen beyni, her anlamda merkezi haline getirecek. Yaşadığımız günlerde YENİ Dünya düzeni kuruluyor. 2035'lerde 21'inci Yüzyıl Düzeni oturmuş olacak. 2025'teyiz. Önümüzdeki 10 yıl müthiş gelişmelere, kırılmalara, sarsıntılara, birbirini takip eden denklemlere konu olacak.

ÇÖKÜŞLER OLACAK
2025'te de, birçok yenilik birbiri ardı sıra öne çıkarken, dünya düzeni fazlasıyla sarsılacak ve bazı yönlerden beklenmeyen boyutta çöküş ve bitişleri insanlığın karşısına çıkaracak. Türkiye, bugün TARİHİN DOĞRU YERİNDE DURUYOR. BÖLGESEL GÜÇ- KÜRESEL AKTÖR konumuyla, 2071 kızıl elma yürüyüşünü sürdürecek. Türkiye'nin Yeni Dünya Düzeni'ndeki yerini ve rolü belirleniyor. Sürprizlere gebe bir süreç içinde güç merkezlerinin yerlerinin değiştiği, bazı güç merkezleri eski güçlerini yitirirken, yeni yeni farklı ülkelerin ya da devletlerin daha fazla etkili güç merkezleri olarak devreye girdiklerini göreceğiz. Yaşadığımız günlerde, 21'inci Yüzyıl'ın derinliklerine doğru yıllar geçerken, doğu ve batı eksenindeki güç merkezlerinin yavaş yavaş devre dışı kaldıkları görülürken, AVRASYA bir güç merkezine dönüşmekte. Türkiye'nin kalbinde olduğu AVRASYA'nın etki ve gücü yükselmektedir. Emperyalist güçler çevremizdeki ülkeleri ele geçirerek bölgeyi yeniden fethetmenin yollarını ararken, Türkiye hem oyun bozuyor hem de OYUN KURUYOR.

MERKEZ İSTANBUL
Bu çerçevede Yeni Dünya gelişmeleri, İstanbul'u merkez olarak öne çıkarıyor. 22 yıldır Türkiye'nin nereden gelip nerelere gittiğini uluslararası konumdaki gücünü biliyoruz, görüyoruz.
Enerji kaynaklarının büyük çoğunluğu bu bölgede olmasına rağmen, Birinci Dünya Savaşı sonrasında harita yeniden çizilirken bölgenin merkez devleti olan Türkiye'nin elinden bütün enerji kaynaklarını almışlardı. Bugün, Büyük Türkiye yolunda yürürken, Avrupa-Asya-Afrika arasında Kilit Ülkeyiz. 2009 yılında, Başkan Tayyip Erdoğan'ın, ABD-Batı'nın İslam Coğrafyasındaki karakolu İsrail'e "ONE MINUTE" çekmesi, sonrasında Türkiye'nin yakın coğrafyasına, komşuları olan Müslüman-Orta Doğu ülkeleri ile ilişkilerini geliştirmeyi hızlandırması, ABD-Avrupa tarafından, eksen kayması olarak dillendirilme kampanyalarına dönmüştü. Aslında yapılmak istenen şuydu: Türkiye'nin özellikle 1952'de NATO üyeliğinin başladığı yıldan itibaren içinde yer aldığı Batı ittifakı yerine, Müslüman dünyaya yönelmesinin önü kesilmek isteniyordu.

ÇEKİM KUVVETİ
Türkiye-Başkan Tayyip Erdoğan, 2009 sonrası, Bağımsız Dış Politika ve Çok Yönlü İlişkiler Sürecini başlatmıştı. Bu düşünce ve eylemleri, bir eksen kayması değildi. Günümüzde daha iyi gördüğümüz gibi, ekseni yeniden şekillendirme düşüncesinin ağırlık kazanmasıydı. Hep beraber düşünelim. Eksenin kayması için, kayılan bölgenin güçlü bir çekim alanı oluşturması gerekirdi. Türkiye'yi bu denli kaydırabilecek güç, üzerinde 21. yüzyıl haritalarının yapıldığı, Büyük İsrail oluşturma tezgâhlarının ayyuka çıktığı, ABD-Avrupa'nın yeni emperyalist planlar yaptığı Ortadoğu olamazdı. Çünkü Türkiye, Ortadoğu'daki ülkelerin her birinden birer birer, hatta grup olarak daha büyük çekim kuvveti yaratabilecek özellikleri barındırıyordu. Türkiye'yi bölgesinin önemli siyasi gücü haline taşıdığı bir süreçte, milli güç unsurlarındaki artışa paralel olarak, bölgesindeki ağırlığının artması, bölgesel sorunlara müdahil oluşu, EKSEN KOYMASI OLARAK TECELLİ EDECEKTİR.

SONUÇ
Yaşadığımız günlerde, çok kutuplu bir dünya kuruluyor. Başkan Tayyip Erdoğan- Türkiye'de çok kutuplu dünyaya, Türkiye Ekseni'yle damga vurmak istiyor. Türkiye, "yakın çevresinde" artan etkisini tarihin can alıcı bir dönemecinde Türkiye Ekseni'ni kurarak ÇEKİM MERKEZİ olmak istiyor. Çünkü Türkiye'nin dinamizmi, Balkanlarda, Kafkasya'da, Güney'de, Doğu Akdeniz ülkelerini, eski Mezopotamya topraklarını ve Ortadoğu'nun kalbini içine almaktadır. Batı'nın kontrolünden kurtulan Türkiye, Anadolu'nun güneyine ve kuzeyine, Müslüman dünyaya doğru tarihi bir yönelme içindedir. Türkiye Ekseni, Türkiye- Afrika, Türkiye-İran-Pakistan- Asya, Türkiye-Arnavutluk-Bosna Hersek-Makedonya, Türkiye-Azerbaycan- Türkmenistan-Özbekistan- Kazakistan hatlarında değer ifade ediyor. Türkiye Ekseni, Avrupa'dan Basra'ya, Körfez'e ve Bahreyn'e uzanan, Suriye ve Ürdün topraklarından geçip Suudi Arabistan'ın Kızıl Deniz kıyısındaki Hicaz bölgesine kadar ulaşan projeleri, ekonomik ve ticari nitelikli pozisyonların gelişmesini de sağlıyor.
Orta Doğu'da yeniden hayat bulan fonksiyonel bir bölgesel güç olarak Türkiye'nin bölgedeki stratejik avantajını kullanan Başkan Erdoğan, dağınık Müslüman Dünyanın birlikte hareket etmesi yolunda da büyük çaba sarf ediyor. Çok kutuplu dünya sisteminde Türkiye yeniden adaletin sesi olarak öne çıkıyor. Türkiye'mizin Küresel Aktör-Merkez Ülke konumu pekişiyor... BÜYÜK HEDEF KIZIL- 2071'E EMİN ADIMLARLA YÜRÜYEN TÜRKİYE'NİN YOLU AÇIK OLSUN.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.