Dünyada dert bitmez. ABD Başkanı Trump her yaptığı konuşma ile dünyayı sallıyor, ortalığı allak bullak ediyor; bir dert bitmeden yenisini başlatıyor. Trump'ın İran'a saldırmasıyla ilgili uzun süredir konuşuluyor, tartışılıyor, senaryolar havada uçuyordu. Trump çıktı, "Ciddi olarak NATO'dan çekilmeyi düşünüyorum. NATO'nun her zaman kağıttan bir kaplan olduğunu biliyordum. Bunu Putin de biliyordu" dedi. Ortalık karıştı; "NATO çöküyor mu?" tartışmaları dünyanın her yanında konuşulur oldu. Türkiye de 1952 yılında NATO üyesi ve NATO'nun en güçlü 2. ordusuna sahip olduğundan, Trump'ın yaptığı açıklamayı dikkatle takip ediyor. Trump'ın NATO açıklaması sırasında yaptığı başka açıklamalar da yoğun tartışmaları gündeme taşıdı. İngiliz Daily Telegraph gazetesine konuşan Trump, "Birleşik Krallık'ın donanması bile yok" iddiasında bulundu. NATO ülkelerinin İran'da ABD'ye askeri destek vermemesini eleştirdi. İngiltere Başbakanı Starmer'a Trump çok kızıyor. Kızgınlığını, "Ona ne yapması gerektiğini söylemeyeceğim. Ne isterse yapabilir. Önemli değil. Starmer'ın tek istediği, enerji fiyatlarınızı tavan yapan pahalı rüzgar türbinleri" diyerek göstermeye devam etti.
ZİRVE ANKARA'DA
İran savaşında destek talebini kabul etmeyen NATO üyesi Avrupa ülkelerine Trump öfkeli. İran savaşından önce ABD'nin Avrupa'yı korumayacağını, başlarının çaresine bakmalarını belirten Trump, ABD ile Avrupa arasında soğukluğa sebep olmuştu. İngiltere, Almanya, Fransa ve İspanya liderlerine çok kızan, yer yer onları fırçalayan ABD Başkanı Trump'ın açıklamaları, Ankara'da yapılacak NATO zirvesini çok ilginç bir sürece taşımış görünüyor. Trump'la yakın ilişkisi olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da ağırlayacağı NATO zirvesi sırasında Avrupalı liderler arasında da bir ARABULUCU konuma sahip görünüyor. Zirveye kadar Trump, Avrupa liderleri ile kavgayı sürdürürse Başkan Erdoğan'ın yardımı hayati bir duruma işaret ediyor. İran'ı konuşurken "NATO'nun geleceğini" tartışır olduk. ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşta İngiltere'nin kayıtsız şartsız yer almaması Başkan Trump'ı çok rahatsız ediyor. Rahmetli tarih hocamız Prof. Dr. İlber Ortaylı, ABD-İngiltere ilişkilerini çok iyi araştıran bir ilim adamıydı; yaptığı analizler ders niteliğindedir. Ortaylı, ABD'nin dünya politikasını yürütenlerin aslında Amerikalılar olmadığını, "Amerika'nın akıl hocasının İngiltere olduğunu" belirtmiştir. Ortaylı, ABD politikalarının arkasında tarihsel derinliği ve diplomatik tecrübesiyle İngiltere'nin olduğunu vurgular. ABD yönetimlerinin bazen çok iddialı ancak dünya tarihi ve bölge dinamikleri konusunda "bilgisiz" olduğunu ifade eder. Ortaylı'ya göre ABD istihbaratı kalite olarak 19. yüzyıl İngiliz istihbaratının daha gerisindedir. Ortaylı, Amerikalıların Orta Doğu'yu çok az tanıdığını, İngiltere'nin ise bu bölgeyi yüzyıllardır yöneten akla sahip olduğunu vurgulayan yaklaşımlarda bulunur. Ortaylı'nın tarihsel ve diplomatik okumalarında İngiltere; ABD'nin küresel stratejilerinde "beyin" veya "akıl hocası" rolünü oynamaktadır.
ABD Başkanı Trump'ın İran savaşındaki hazin durumu, rahmetli İlber Ortaylı hocamın ne kadar derinlikli analizini doğrulamaktadır: "ABD gövde, İngiltere beyindir." Trump, katil-siyonist Netanyahu'nun tuzağına düşmüş, stratejik plan hazırlamamanın bedeline katlanmaktadır. İngiltere, "İran savaşı NATO'nun savaşı değildir; diplomasi yoluyla çare aranmalıdır" diyerek Trump'a istediğini vermeme pozisyonundadır. Trump da başta İspanya, İngiltere, Fransa ve Almanya'ya kızarak NATO'yu suçlamakta. ABD Başkanı Trump, katil-siyonist Netanyahu'nun tuzağına düşerek ittifak ortaklarına asgari seviyede bilgi sunmayı önemsemedi. İran dini lideri Hamaney ve 40'tan fazla İran çekirdek üst yöneticisinin öldürülmesi sonucu İran'ın teslim olacağını sandı; Venezuela ile İran'ın farklı olduğunu göremedi.
TRUMP BUNALDI
ABD Pentagon-CENTCOM, küresel enerji geçişi Hürmüz Boğazı'na sıkıştıkça Trump bunaldı. Körfez petrolüne bağımlı Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeleri donanmaları ile Hürmüz'ü açmayı denedi; başaramadı. Ve nihayet büyük NATO sorgulaması yapacak aşamaya geldi. NATO'yu devreye sokmaya çalıştı ama iş işten geçti. Stratejisi olmayan plan NATO üyelerine toslayınca NATO'an çıkabileceğinden bahsetti. Şimdi durum şu: Amerika, stratejik nitelikli uluslararası bir anlaşma olan NATO'dan Kongre kararı olmaksızın Başkan Trump'ın tek taraflı irade beyanı ile çekilip çekilemeyeceğini tartışıyor. Trump'ın batılı müttefiklerine "Kendi başınıza dövüşmeyi öğrenmek zorundasınız. Tıpkı sizin bizim yanımızda olmadığınız gibi ABD de artık sizin yanınızda olmayacak" dediği bir sırada Avrupa Birliği, Trump ile büyük kırılma yaşandığı iddiası arasına sıkışıp kalmış durumda. Trump, İran savaşından başkanlığını bile tartışılacak bir hazin duruma düşerse NATO Anlaşması'nın 5. maddesinde düzenlenen kolektif savunma ilkesini, yani "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" doktrininin içini de boşaltabilir. Peki İran savaşı ne kadar sürecek? Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın; Türkiye- Suudi Arabistan-Pakistan- Mısır beraberliği ile ateşkes için şu anda en hayati görüşmeleri yönetiyor. İran savaşının temmuz ayına kadar bitmesini Türkiye ve Pakistan sağladığı takdirde Trump bunalımdan çıkabilir. Gazze ateşkesinin mimarı Erdoğan olmuştu; NATO'nun geleceğinde de önemli bir rolü olması söz konusu. İran savaşı birçok ders çıkaracak gelişmelere konu oluyor. Bunlardan birisi; "ülkelerin milli dirençlerine, bölgesel netice alma ve küresel dengeleri etkileme kabiliyetine, yeni tür ittifaklar kurabilme yetkinliğine" endekslenme. Türkiye; bu savaştan çok önce "milli dirençlerine, bölgesel netice alma ve küresel dengeleri etkileme" çalışmalarında çok mesafe aldı. Erdoğan'ın geleceği çok iyi okumasını bir kez daha görüyoruz.
SONUÇ
Başkan Erdoğan ve Türkiye, bölgesel ittifaklar dizisi yolunda stratejik adımlarını sürdürmektedir. Afrika, Kafkasya ve Orta Doğu bağlamlı bölgesel ittifaklarla Türkiye; yeni dünya düzeninin savunma mimarisinde aktif rol almaktadır. Bu gelişmeler bağlamında Başkan Erdoğan'ın ilmek ilmek ördüğü TÜRK DEVLETLER TEŞKİLATI bir başka güneş gibi, 7 DEVLET BİR MİLLET olarak geleceğin güvenlik mimarisinde ne kadar hayati olduğu bir gerçektir.
