• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Özel’in kışkırtıcılığı ve Özlale skandalı

BÜLENT ERANDAÇ

Özel’in kışkırtıcılığı ve Özlale skandalı

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10 Ekim 2026

Başkan Erdoğan'ın fon mağdurlarına çözüm getirdiği, devlet kurumlarını hızla çalıştırarak "ucu nereye kadar varırsa varsın" hesap sorma çalışmalarını hızlandırdığı bir süreçte, Özgür Özel'in bu kriz karşısında takındığı tutum, sergilediği iftira siyaseti ve devreye soktuğu kontrollü gerilim taktikleri, siyasetin üslubunu ve rotasını hiç olmadığı kadar aşağıya çekti.
Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin 2 bakanı doğrudan hedef alan küstah açıklamaları YALAN ÇIKTI.
Yalanı çıkan Özlale, pişkince mesajlar atıyor, özür dilemiyor. Özlale'nin iddialarının yalanlanmasının ardından Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, Ümit Özlale (ve iddiaları sosyal medyada paylaşan diğer bazı milletvekilleri) hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu ve Özlale hakkında 1 milyon liralık manevi tazminat davası açtı. Bakan Göktaş, Özlale'yi iddialarını somut delillerle ispat etmeye davet ederek aksi takdirde istifa etmesini istedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kendisinin ve birinci derece yakınlarının söz konusu finansal kuruluşlarla hiçbir ticari ve yönetimsel bağı bulunmadığını açıkladı, çok sert tepki gösterdi.

GÖZ BOYUYOR
Ümit Özlale'nin somut delillere dayanmadan kabine üyelerini itham etmesi ve yaptığı açıklamaların YALAN ÇIKMASI siyasette büyük dalgalanmaya yol açtı. Başkan Erdoğan, fon vurgununda en büyük işlemleri gerçekleştirdiği tespit edilen yaklaşık 50 kişi için "O paraları getirecekler.
Başka bir yolu yok" diyerek paraların iadesinin sağlanması konusunda kesin talimat verdi. Bu yaklaşım, krizin arkasındaki aktörlerin üzerine kararlılıkla gidildiğini gösteriyor. Özgür Özel ve arkadaşları siyaset üretemiyor.
Yönetemediği belediyeleri, parti içi skandalları ve vizyonsuzluğunu "bize operasyon çekiliyor" mağduriyetinin arkasına saklayarak halkın gözünü boyama oyunları çöktü. Özel'in kışkırtıcı ifadeleri, siyasi ve ekonomik istikrarı bozmaya matuf yalan siyaseti sadece kendi tabanında değil, Türk demokrasisinde de derin çatlaklar oluşturuyor. Siyaset, millete hizmet ve toplumsal gerçekliklere dayanarak yapılır.
Ancak Atatürk'ün kurduğu CHP'yi Ekrem İmamoğlu'nun planları uğruna bölerek Yeni Parti'yi kuran Özgür Özel ve çekirdek kadrosu örtülemeye ve iftiraya-karalamaya yöneldi.
Özellikle son bir aydır art arda Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluk-rüşvet iddiaları üzerine devam eden davalarda, dosyalar dolusu İTİRAFLARI örtmek için, konuşulmasını engellemek için İFTİRA kampanyası yapıyor.
Yeni Parti içindeki yapısal bozuklukları, ideolojik savrulmaları ve yükselen itirazları bastırmak için üretilen iftira siyaseti, aslında bir acziyetin göstergesi. İmamoğlu hakkındaki itirafların altında ezilen Özel, çareyi Cumhurbaşkanımız Erdoğan, bakanlarımıza ve AK Parti'ye saldırarak, belgesiz yalanlarla itibarsızlaştırmaya çalışmakta buluyor. Özgür Özel ve Yeni Partisi, ülkemizin temel sorunlarına çözüm üretmek bir yana, artık kendi içindeki krizlerin, kirli pazarlıkların ve koltuk savaşlarının bataklığına saplanmış durumda. Bu bataklığın içinde çırpındıkça batan, battıkça da etrafa çamur sıçratan isim Özel ve bazı adamları. Bir siyasi liderin gücü, vizyonundan ve milletine sunduğu projelerden gelir. Ancak Özgür Özel'de ne vizyonun kırıntısı var ne de bu millete verebilecek bir projesi. Ekrem İmamoğlu'na yönelik yolsuzluk-rüşvet iddiaları davalarında yığınla yapılan İTİRAFLAR ve bizzat kendisinin seçtiği İzmir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın huzur bulmak, İzmir'e hizmet etmek için AK Parti'ye geçmesinin ezikliğinin yarattığı panikle elindeki tek silaha sarılıyor:
Karalama, haysiyet cellatlığı ve belgesiz iftiralar. Kendi partisinin içindeki çürümeyi, ideolojik savrulmayı ve tabanın yükselen isyanını gizlemek için sağa sola çamur atmak, liderlik değil, tam anlamıyla bir siyasi acziyet göstergesidir.
Aziz milletimiz, bu ucuz numaraları yutmayacak kadar basiretlidir. Özgür Özel'in siyaset tarzı, Türk demokrasisi için açık bir tehdit haline geldi. Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin Büyük Türkiye Yürüyüşünü çelmelemek, ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarını bozarak buradan kendine gelecek arayan Özgür Özel'in devreye soktuğu kontrollü gerilim stratejisi, ülkeyi kutuplaştırmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Bu saldırganlığın, kontrolsüz öfkenin arkasındaki gizli ajandayı okumak hiç de zor değil. Özgür Özel'in peşinde koştuğu şey Türkiye'nin geleceği değil, tamamen kendi kişisel ikbalidir. Burada çok tehlikeli bir sorun da var.
Maalesef, Büyük Türkiye yürüyüşünden rahatsız olan başta işgalci Siyonistler ve yabancı karanlık odaların ellerini ovuşturmasına vesile olmaktadır. Yazıklar olsun.
Daha önce de Türkiye'yi İngilizlere, Avrupa'ya şikayet etmiş; ekonomik kanalları kesmek için çok çabalamıştı ama umduğunu bulamamıştı.
Özgür Özel ve ekibinin kirli fon iddiaları teker teker yalan çıkıyor. İftira atarak, toplumu gererek ve çamur siyaseti yaparak bir yerlere yürümek mümkündür ancak aziz milletin gönlünde asla yer edinilemez. Özgür Özel'in peşinde koştuğu hırsı, en nihayetinde kendi siyasi enkazını yaratacak ve bu çukur-iftira tarz, onu Türk siyasetinin tozlu sayfalarına doğru götürmektedir. Özgür Özel, günü kurtarmaya yönelik bu sert ve yıkıcı siyaset tarzıyla belki kendi liderlik ömrünü uzatabilir.
Ancak iftira ve kontrollü gerilim üzerine inşa edilen hiçbir siyasi hareket kalıcı olamaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.