• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Tam da ‘vazgeçemeyiz’ dediğimiz anda! BURCU ILGIN Tam da ‘vazgeçemeyiz’ dediğimiz anda! burcu.ilgin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 16.01.2021, 00:00

Yaklaşık bir haftadır gündemimizde dijital mesajlaşma var. Whatsapp'ın şart koştuğu gizlilik sözleşmesi herkesin konuştuğu iki konudan biri oldu. Eskiden SMS denen telefon operatörlerinin sunduğu ücretli ve sınırlı kısa mesajlar vardı. Yanlış hatırlamıyorsam 90 karakterle sınırlı (kullanmayalı o kadar uzun zaman oldu ki) kısa metinlerle haberleşme sağlıyorduk.
Çünkü arayıp konuşmak daha da pahalıydı.

Sonra akılı telefonlarla birlikte hayatımıza ücretsiz ve sınırsız mesajlaşma imkanı sunan Whatsapp girdi. Bu uygulamayı indirdiğinizde istediğiniz kadar bedava mesajlaşabiliyordunuz.
Uygulama gittikçe gelişti. Emoji denilen ve yazı dilinde duygularımızı daha rahat anlatmamıza yarayan yeni bir dilimiz bile oldu. Bu uygulamayla birbirimize fotoğraf ve ses kaydı da göndermeye başladık. İşlerimizi buradan yürütür hale geldik. Gittikçe hayatımızda kapladığı alan büyüdü büyüdü ve artık vazgeçilmez olma noktasına vardı. Sonunda ücretsiz kullandığımız bu uygulamanın bedelini ödememiz gerekti. Günümüzü, "Ürüne para ödemiyorsanız, ürün sizsiniz" sözünün somutlaşmış haliyle gördük.

ÇOK IYI INSANLAR!
Bu konuda endişelenmek için biraz geç kaldık. Zaten her şeyimiz takip altında. Bütün verilerimiz bu büyük şirketlerin elinde. Örneğin Google, her ay sonunda benim hangi güzergahtan, nereye gittiğimi hangi dükkanlara girip çıktığımı, nerelerden alışveriş yaptığımı detaylı bir rapor olarak bana yolluyor sağ olsun! Şimdiye kadar kaç ülke, kaç şehir gezmişim, günde kaç adım atmışım, hangi filmleri izlemişim, internette hangi ürünleri aramışım, neleri beğenmişim Google benim yerime bu günlüğü tutuyor. Oh ne rahat.
Milyon dolarlık şirketler bu hizmetleri size bedava neden mi veriyor? "Yaptıklarımızı unutmayalım, kişisel bir anı albümü oluşturalım, sağlığımızı koruyalım diye, yani sırf bizim iyiliğimiz için binlerce kişi çalışıyor, bu şirketler ise bu çalışanlara tonla para ödüyor..." deermişim...
Ey Facebook, Whatsapp, bence siz hiç öyle tek tek izin almakla, sözleşmeyle filan uğraşmayın, ben noterden bir vekaletname çıkarayım siz istediğiniz gibi kullanın ne dersiniz iyi olmaz mı?...

HAYAT EVE SIGIYOR MU?
Valla bizim ev artık Barbie'lerin istilası altında. Resmen kendi evimizde sığıntı olarak yaşıyoruz. Ellerimi yıkamaya banyoya gidiyorum bi bakmışım lavoboda Barbieler havuz keyfi yapıyor. Bulaşık sepetinde onların tabak çanakları... Genişçe bir tabak arıyorum salata yapacağım bir bakıyorum Barbie hanım içine kurulmuş yatıyor. Artık biz, bizim eve sığmıyoruz. Sonunda 2 bin 500 TL verip kendimize bir Barbie evi alacağım. En azından biz oraya taşınırız.

HA GAYRET FOTOGRAFLAR KAR GETİRECEK
Son zamanlarda sosyal medyada herkes geçmişteki kar fotoğraflarını paylaşıyor. Biz İzmirliler olarak zaten kara hasrettik ama bu yıl kış gelmek bilmedi. Dolayısıyla bu özlemin yansımaları TBT olarak karşımıza çıkmaya başladı. O kadar fotoğraf paylaşmak sanırım işe yaradı. Soğuklar Balkanlar'dan ülkemize girdi. İstanbul karla buluştu. Meteorolojinin tahminlerine göre ise yavaştan İzmir dolaylarına geliyor. Az kaldı biraz daha karlı fotoğraf paylaşımı bu işi çözecek.

CANLARIN BİZE İHTİYACI VAR
Soğuklara, kara, yağışa ihtiyacımız var. Kışın gelmesi, yağışların artması güzel ama sokakta yaşayan canları unutmayalım. Kuşları, kedileri, köpekleri, kirpileri ve hatta domuzcukları... Bir kap su, bir avuç mama, belki biraz buğdayı esirgemeyin onlardan... Gerçi bizim gazetenin martıları öyle bir avuç mamayla tatmin olmuyor bizim yemeklere göz dikiyor ama feda olsun onlara...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI