• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Bir sepetin içinde 8 bin metre yüksekte BURCU ILGIN Bir sepetin içinde 8 bin metre yüksekte burcu.ilgin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 06.01.2021, 00:00

Yabancı birine 'Türkiye' derseniz size söyleyebileceği birkaç şeyden biri Kapadokya olur... Kapadokya gerçekten turizm anlamında bu ülkeye bahşedilmiş bir nimet. Bir dünya harikası...
Dünyanın dört bir yanından turist geliyor.
Ama hala Kapadokya'yı görmeyen Türkler var. Maalesef yakınımızdaki güzellikleri es geçip uzaklara gitmeyi daha çok arzuluyoruz. Elimizdekinin kıymetini bilmiyoruz. Türkiye'nin neredeyse yüzde 80'ini gezdim. Yurt dışında ise Hollanda, İngiltere, Gürcistan ve İtalya'yı gördüm.
Türkiye doğal ve kültürel olarak tüm bu gezdiğim ülkelerden daha güzel. Tek eksisi korunmamış olması.

İLKEL BİR ALET AMA!
Kapadokya deyince akla gelen şeylerden biri de sıcak hava balonları...
İkinci gidişimde korkumu yenip balondan gün doğuşunu izleme deneyimini yaşayabildim. Gerçekten muhteşem.
Yükseklikten çok üzerinizde büyük bir gürültüyle parlayan ateşin sesi ürkütüyor.
Ama ailece binmiş olmanın verdiği bir huzur vardı içimde. Özellikle çocuklarımın cesareti karşısında 'korkuyorum' demeye utandım...
Balonun bir motoru yok, dümeni yok... Bir sepetin içinde 8 bin metreye kadar yükseliyorsunuz. Ama aşağıda çok büyük ekip var. Tüm balonlar yerden takip ediliyor. Sağınızda, solunuzda, üstünüzdeki balonlar telsizle pilota bildiriliyor.
Pilot ise bazen ateşi körükleyerek bazen balonun içindeki ipleri çekip bırakarak balona yön vermeye çalışıyor.
Çok ilkel bir alet gibi görünse de kullanmak büyük bir beceri ve tecrübe gerektiriyor. Bütün uçuş boyunca pilotu izledim. İnanılmaz bir efor sarf ediyor.

BİZİ KELEBEK GİBİ İNDİRDİ
Kulağı telsizde, bir eli iplerde bir eli ise gaz vanalarında. Kalkmadan önce iniş pozisyonu ile ilgili küçük bir bilgilendirme yapıyorlar. Ama öyle bir pilota denk geldik ki bizi kelebek gibi indirdi hem de aracın üstüne... İndikten sonra büyük bir alkış koptu. Hemen minik bir soru yağmuruna tuttum pilotu. Çocukluktan beri bu işe ilgisi varmış Kadir Ertaş'ın.
Tabii Kapadokya'da büyüyen bir çocuk olarak büyülenmemek imkansız. Önce yer ekibinde görev almış. Liseden sonra ise Türkiye'de sadece Ürgüp'te bulunan sıcak hava balonu pilotluğu okulunda eğitim almış. Gerçek bir pilot olmak için öncesinde stajyer olarak 300 saat uçmak gerektiğini söyledi.
Ayda kaç para kazandıklarını sordum.
Daha önceleri 17 bin liraya kadar çıkıyormuş maaşları ama pandemi onları da etkilemiş. Uçuşlar ve turistler az olduğu için kazançları da önemli ölçüde düşmüş.

KORKUNUN HAYATİ GÖREVİ
"Korkuyor musun?"
diye sordum.
"Korkmak zorundasınız. Korkmazsanız dikkatli olmazsınız" diye cevap verdi. Yani korkum boşuna değilmiş.
En az 300 kez uçmuş pilot bile korkuyorsa bizim korkmamız gayet normal.
Ama bu cevap bana korkunun güvenlik için birinci kural olduğunu hatırlattı.
İnsan korkmadan kendi güvenliğini ve başkalarının güvenliğini sağlayamaz.
Araba kullanırken bile korkmak, ona göre dikkatli olmak gerekiyor. Korkmayanların sonunu maalesef üçüncü sayfa haberlerinde görüyoruz. Her duygunun insanı koruyan bir görevi var aslında, korkularımızı doğru kullanabildiğimiz sürece hayatta kalmayı başarabiliyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI