Burcu Ilgın

Geçmiş mi gelecek mi?

İki otobüs kalkıyor biri geçmişe diğeri geleceğe... Hangisine binmek isterdiniz?
Bu soru sosyal medyada bir kaç kez karşıma çıktı... Şöyle bir yokladım kendimi. Acaba hangisine binerdim diye! Önce geçmişe gittiğimi düşündüm.
Yeniden aynı şeyleri yaşamak oldukça sıkıcı. Yaptığım hataları düzelteyim desen bambaşka bir yola gireceksin. İyi mi olacak, kötü mü olacak bilmiyorsun.
Mesela şimdiki eşimle evlenmemeyi seçseydim iki güzel kızımı tanıyamayacaktım.
Onlara sahip olamayacaktım.
Onları tanıdıktan sonra onların hayata gelmesini engelleyecek bir karar almak mümkün mü? Tabii ki hayır.
Ya da bu mesleği seçmemiş olsaydım.
Bambaşka arkadaşlar, bambaşka bir çevre, bambaşka tecrübeler... Aynı ben olur muydum? "Hayır". Yani geçmişe gitmek çok mantıklı değil, hatta korkutucu!
Sonucunu bildiğini bir kararı vermen çok zor! Belki sadece bazı anlara ışınlanmak ve hiçbir şeyi değiştirmeden bugüne dönmek güzel olabilirdi.

KÖTÜYÜ ENGELLERKEN
Bir de geleceğe bakalım... Geçmişe gitmekle aynı sakıncaları içeriyor aslında.
Geçmişte başına gelecek kötü bir şeyi engellemek için yaptığın hamleler yaşayacağın güzel şeyleri ve elde edeceğin kazanımları engelleyebilir. Değiştirmezsen de sürekli o anın geleceğiyle ilgili düşünmekten yaşantına devam edemezsin.

ANI YAŞAMAYA VAR MISIN?
Aslında güne gözlerimizi açtığımızdan itibaren gelecekteyiz. Her yeni gün birbirinin aynısı gibi görünse de o gün, hayatımızı değiştirecek olaylar yaşayabilme ihtimalimiz çok yüksek. Her yeni gün bize yeni şeyler öğretecek, belki de öğrendiğimiz tüm bilgileri alaşağı edecek.
Geçmişte yaşadığımız güzel bir günü ve o günün ne kadar sıradan başladığını hatırlasanız ya!... Ya da tam tersi...
Peki neden anı yaşamak varken sürekli geçmişe ya da geleceğe gitmek istiyoruz? geleceği merak ediyoruz, geçmişe özlem duyuyoruz. Bu duygular yüzünden de bugünü yaşamayı es geçiyoruz. Hep akşam olsun eve gidelim, sabah olsun işe gidelim ile geçen her gün aynada gördüğümüz minik bir çizgiyi derinleştiriyor.
Yolun sonunu merak etmekten yolculuğun tadını çıkaramıyoruz. Şimdi, şu andan itibaren anın tadını çıkarmayı deneyelim mi hep birlikte?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.