Gerek küresel gerekse Türkiye piyasaları açık denizde kaybolmuş tekne gibi bir taraflara sürükleniyor. Ne yazık ki sürüklenmeye de devam edecek gibi görünüyor. Neden derseniz? Baksanıza jeopolitik riskler artık had safhaya çıktı. Ortadoğu cadı kazanı gibi kaynıyor. Bu kadar risk yetmezmiş gibi deyim yerindeyse "geçen yıl dayılanan" ama bu sene o naraları atan sanki kendisi değilmiş gibi adeta sinmiş bir FED var piyasaların karşısında...
İsterseniz risklerin yükseldiğini ve bu yüzden küresel ekonominin büyüme hızının düşeceğini kabul eden OEDC'nin dün yayımladığı "Ekonomik Görünüm" raporundan dikkat çeken noktalarla başlayalım...
Zayıf ticaret, düşük emtia fiyatları, yetersiz yatırımlar, hayal kırıklığı yaratan talep koşulları ve ücret artışları yüzünden küresel ekonominin büyüme hızı bu yıl ancak yüzde 3 seviyesinde olacak. Oysa bir önceki raporunda bu oran yüzde 3,3'lerde idi. Ülkeler bazında OECD'nin 2016 ve 2017 yılları büyüme tahminleri ise şöyle; Amerika ekonomisi bu yıl yüzde 2, gelecek yılda yüzde 2,2 büyüyecek.
Euro bölgesi de sırasıyla yüzde 1,8 ve yüzde 1,7 düzeylerine çıkaracak büyüme hızını... Brezilya'nın beklendiği gibi bu yıl yüzde 4 küçüleceği öngörüsü yapıyor OECD...
Asıl vahimi Çin'in bu yıl da 2015'de olduğu gibi yüzde 7'nin altında büyümeye razı olması... Öngörü yüzde 6,5'de...
TEŞVİK UYGULANMALI!
Sermaye hareketlerindeki oynaklığın artmasına bağlı olarak küresel hisse senedi piyasalarındaki sert düşüşler de OECD tarafından altı çizilmiş konuların başında geliyor. Dünya devi şirketlerin hisse senetlerinin işlem gördüğü Nasdaq Borsası bile sadece birkaç hafta gibi kısa sürede yüzde 14 civarında değer yitirdi. Hem reel ekonomilerin hem de finansal piyasaların mevcut durumunu göz önünde bulunduran OECD, ülkeleri para politikalarının yanı sıra maliye politikalarının da içinde bulunduğu teşviklerin kısa sürede uygulamaya konmasını öneriyor.
İçeriye gelmeden önce yine dün açıklanan FED'in Ocak toplantı tutanaklarına da kısaca değinelim...
Bu yıl için geçerli olan faiz artırım olasılıklarını rafa kaldırmadık halen gündemimizde ana fikri ön plana çıkarılmış 19 sayfalık tutanakta...
Petrol ve emtia fiyatları yakından izlenecek, hisse senedi piyasaları da ilgi alanımızda mesajları da somut dille vurgulanmış. Son yazımda kaleme aldığım gibi Amerika dışı ekonomilerin durumunun da denkleme dedilmesi aslında tutanaklarda en kritik konu olmuş.
NASIL BİR RESİM?
Bu bilgiler ışığında şöyle bir resim çizebiliriz bizim piyasalar için...
Dolar 2,94 ile 2,98 bandında dalgalanacak. Tabii ki kısa süreli bant dışına taşmış kura tanık olabiliriz. Ancak yeni faktör ya da faktörler eklenene kadar destek 2,9600-2,9550 direnç ise 2,9660 ile 2,97 arası öngörülebilir.
BIST 100 iki buçuk aydır 68.000-75.000 bandında iniş çıkış yapıyor. Eğer 68 bin alt sınırını kırarsa 67.300 ve 66.700 seviyelerini test edebilir BIST 100 endeksi... Yükseliş için de 75 bini aşması gerekiyor. Aşarsa 76 bin hatta biraz daha yukarısını görebiliyor teknik analize göre...
Faizlerde pek değişiklik görünmüyor. Vade bitimine iki yıl kalmış gösterge tahvil faiz oranları yüzde 10,80-11,30 bandında seyretme olasılığı şimdilik yüksek...
Zaten enflasyon bu seviyede iken, kur baskısı varken faizlerde çekilme beklemek anlamlı olmaz.
Son söz: Terörü lanetliyor, Ankara'da hayatını kaybeden masum yurttaşlarımıza rahmet diliyorum.
