CAHİT SÖNMEZ TÜM YAZARLAR
Finansal istikrar var mı?
5.12.2017 | Arşiv

Finansal istikrar var mı?

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr

Merkez Bankası yılda iki kez "Finansal İstikrar Raporu" yayımlıyor.
Hem Türkiye'de hem de küresel düzeyde finansal istikrarın ne durumda olduğunu belirlemeye çalışıyor.
Yılın son raporunu geçen hafta ortasında kamuoyuyla paylaştı. Merkez Bankası biraz durumu idare eder kıvamda bir çalışma yapmış, olumlu gelişmelerin olduğu vurgusuna ağırlık vermiş raporunda....
Yurtiçi finansal gelişmeler kamu tedbir ve teşvikleri sayesinde geçen yılın son çeyreğinden buyana pozitif yönlü trende izliyor. Tabi tedbirlerin başında da KGF (Kredi Garanti Fonu) kefaletli kredi destekleri geliyor. Bankaların plase ettikleri kredilerdeki risklerin büyük kısmı KGF tarafından üstlenildiği için kredi hacmi yıl içinde hızla genişledi. Ticari kredilerin bu yolla ivmelendirilmesi özellikle konut ve ihtiyaç kredilerinin de belirgin bir şekilde artmasına neden oldu. Yani hem arz hem de talep cephesi bu şekilde uyarılmış oldu. Asıl önemlisi firmalar, bankaların gönül rahatlığı ile verdikleri kefalet destekli kredilerle mevcut borçlarını da yeniden yapılandırma olanaklarına kavuştular.

TL İHTİYACI

Kur oynaklığının artmasının nasıl bir etkiye neden olduğu konusunu da açıkça dile getirmiş Merkez Bankası... Dolar ve euro gibi ana para birimlerinin yükselmesi özel kesimi döviz borçlarından kaçmaya yöneltirken, bireylerin de tasarruflarını TL'den dövize kaydırmalarını sağladı.
İki kesimin farklı taleplerini tam tutturamayan bankacılık sektörü bu durumda doğal olarak uluslararası piyasalara yönelerek swap yoluyla TL yaratmaya çalıştı. Altını kalın çizgiyle çizerek şu tespiti yapalım tam da bu noktada; "işte TL üzerindeki yüksek faizin bir nedeni de burada yatıyor." Bankacılık sektöründe bir sorun görmüyor Merkez Bankası... Küresel şoklara karşı güçlü likidite pozisyonları olduğu gibi yeterince altın ve döviz varlıklarına da sahipler. Zaten "sermaye yeterlilik rasyoları" yüzde 14 ortalama ile Basel'de alınan minimum seviyenin (yüzde 8) oldukça üzerinde...
Ancak özel kesimde finansal açından bazı sorunlar görünüyor. Merkez Bankası reel sektörde faaliyet gösteren firmaların iç ve dış şoklara karşı ne kadar duyarlı olduklarını test etmek için bir model geliştirmiş.
Makroekonomik gelişmelere karşı yüzde 90'a kadar öngörü gücüne sahip MFA Skor ile Borsa İstanbul'da kayıtlı 361 halka açık reel sektör firmasının finansal durumu belirlenmiş. Bulgular şöyle; 361 şirketin 54'ü finansal stres kriterlerini sağlayabilmiş.
İhracat geliri sağlayan şirketlerin finansal pozisyonları sadece iç piyasaya arz yapan firmalara nazaran daha sağlam... Özellikle döviz açık pozisyonu olan firmaların skorları düşük seviyelerde kalmış. Diğer bir deyişle, dövize ihtiyacı olan şirketlerin makroekonomik şoklara karşı bağışıklıkları oldukça zayıf... Şirketin aktif büyüklüğü arttıkça dayanıklılığı da paralel olarak artıyor.

KÜRESEL GELİŞMELER

Küresel ekonomi ve piyasalara da kısaca bakalım...
FED'in bilanço normalleşmesine yönelik aksiyon planı açıklamasının belirsizliği azalttığı, AB'de gözle görülür bir canlanmanın olduğu, bunun da Türkiye'nin ihracatına olumlu yansıyacağı, Avrupa coğrafyasında seçimlerin tamamlanarak siyasi belirsizliklerin azaldığı, tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra İspanya'daki gelişmelerin ve İngiltere'nin AB'den çıkışının belirsizlik yarattığı vurguları yapılmış raporda... Sonuç olarak, rapordan finansal istikrara yönelik Merkez Bankasının kayda değer bir risk algısının olmadığını sadece temkinli olmak gerektiği uyarısını gözlemliyoruz. Oysa gelecek yılın finansal açıdan zor geçeceğinin sinyalleri çok net olmasa da alınabiliyor.