CAHİT SÖNMEZ TÜM YAZARLAR
Kurlar hafif sakinleşir, ama...
1.12.2017 | Arşiv

Kurlar hafif sakinleşir, ama...

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr

Son birkaç haftada hem dolar hem de euro TL karşısında deyim yerinde ise atağa geçtiler. Ekonomik faktörlerin yanı sıra bazı siyasi gelişmeler de döviz piyasasında oynaklığın artmasında rol oynadılar. Hafta ortalarında kurların üzerindeki basıncın kısmen düşeceği sinyalleri almaya başladık gibi görünüyor.
Bundan sonra kurlarda yatay hatta hafif aşağı doğru bir seyir izleyebilir miyiz?
Amerika'nın yılı tamamlaması için iş günü olarak sadece 17 günleri kaldı. Yılbaşı, christmas ve hafta sonları çıktığında neredeyse iki haftalık açık kalacak piyasalar... Dolayısıyla ekstrem olaylar olmadığı sürece dolardan bir atak beklememiz biraz abartılı olur.
Yine de dikkate almamız gereken birkaç unsur var önümüzde...
Birincisi FED'in Aralıkta yapacağı olağan toplantı... 12-13 Aralıkta gerçekleştireceği toplantıda çok büyük olasılıkla 25 baz puanlık bir faiz artırımı gelecek. Bu aksiyon doları hareketlendirir mi? Pek değil... Çok az olabilir çünkü hâlihazırda piyasalar bu gelişmeyi fiyatlamış durumdalar. Ama Başkan Yellen'ın konuşmasında vurgu yapacağı noktalar diğer bir deyişle sarf edeceği bazı kelimelere dikkat etmeliyiz.
Aslında Yellen bu hafta Kongre'de yaptığı konuşmada bazı ipuçları verdi.

ENFLASYON İZLENMELİ

Özellikle dikkat çeken cümlesi şuydu her ne kadar piyasa aktörlerinin dikkatinden kaçmış olsa da; "Enflasyonun zayıf seyrinin geçici nedenlere bağlı olduğu kanıtlandı." Gerek faiz artırımı gerekse bilanço normalleşmesi konularında FED'in önündeki en yüksek engel enflasyonun düşük seyirlerde olması idi. Bu arada çekirdek enflasyon beklentinin üzerine çıkarak son ayda yüzde 1,4 oranında arttı.
Enflasyon kadar yüksek olmasa da FED'in önündeki diğer engel de büyüme hızının yeterli seviyelere çıkamaması idi.
Üçüncü çeyrek büyüme oranı da beklentileri aşarak yüzde 3,2 oranında gerçekleşti.
İşgücü piyasasında da olumlu gelişmeler var, işsizlik oranı yüzde 4,3'lerde...
Yellen Kongre'ye işgücü verimliliğinin ve işgücüne katılımın zeminin genişletilmesi gerektiği, buna yönelik teşvik mahiyetinde yasal düzenleme yapılması önerisini de ihmal etmedi konuşmasında...

İÇSEL FAKTÖRLER DE ETKİLİ

İkincisi bazı içsel faktörler... Bu hafta dış ticaret verileri açıklandı. Rakamlar bir kez daha kronik sorunu gözümüzün önüne getirdi. Büyüme hızı yükseldiğinden dış ticaret açığı da geçen ay yüzde 73,9 oranında yükselmiş. Aynı zamanda dokuz aylık dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 67'lere gerilemiş. Sonuçta açık 61 milyar doların çok az üzerine çıkmış.
Dış ticaret açığı ile beraber doğal olarak cari açık da yukarı çıkıyor. Yani döviz açığı da artmış oluyor. Bir sapma olmazsa büyük olasılıkla cari açık yılı 40 milyar dolar civarında bir açıkla kapatır ki bu da milli gelirin yüzde 5'leri anlamına geliyor.
Üçüncüsü bankacılık sektörünün yılsonu açık pozisyonlarını kapama amaçlı dövize yapacakları talep...
Yukarıda özetlediğimiz bu ekonomik faktörlere bazı siyasi gelişmeleri de eklediğimizde şu önermeyi yapabiliriz; Sadece 17 gün işlem görecek dolar yılın kalan süresi de sakin seyrini korur. Ancak Aralık ortasında FED toplantısı ile çok kısa süreli ve az oranlı bir hareketlenme yaşar. Tabi yeni yıla yeni enerjiyle girer. Yeni başkanın göreve başlaması, komite üyelerinde değişiklik, vergi reformu ve verilerin düzelmesi dolara enerji verecek unsurlar olacak.