• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Piyasalar az da olsa sakinleşmiş gibi CAHİT SÖNMEZ Piyasalar az da olsa sakinleşmiş gibi cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 31.03.2020, 00:00

Son iki üç haftada bir dalgıcın su altında uğradığı ani vurgun gibiydi piyasa aktörlerinin durumu. Ancak ilk ciddi şok yerini daha temkinli ve sabırlı bekleyişe bırakmış gibi görünüyor.
Umarız küresel düzeyde bulaşın durdurulması ve tedaviye yönelik ilaçların geliştirilmesi piyasalardaki belirsizliğin daha da azalmasına katkı yapacak. İşte bu aşamadan sonra rasyonel davranışlara tanık olacağız.
Son cümleyi yazarak piyasa analizi yapmaya çalışayım.
Belli pozisyonlarda yakalanmış bireysel yatırımcıların ve portföyler gibi kurumsal yatırımcıların sakinleşen piyasalar karşısında rehavete kapılmayıp belli oranda korumaya geçmelerinin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Daha açık bir ifadeyle özellikle hisse senetleri pozisyonlarında maliyetlerine göre ortaya çıkacak oranda zararı durdurma stratejisi uygulanabilir.

TAHVİL ZİRVEDEN İNİYOR!
Genel analize geçelim.
Türkiye'nin dolar cinsi eurobond faiz oranları risk priminin yükselmesi ile resmen fırladı ve 5 yıllık eurobondların faiz oranı 19 Mart tarihinde zirve yaparak yüzde 8,56'ye ulaştı. Oysa bu zaman diliminde ABD 5 yıllık tahvillerinin faiz oranı yüzde 0,78 seviyesinde idi. Açıkça görüldüğü gibi iki dolar cinsi tahvilin getirisinin arasındaki fark tamamen Türkiye'nin risk primini ifade ediyor. Yani bir yatırımcının ABD tahvili yerine Türkiye'nin dolar cinsi tahvilini alması için neredeyse 8 puana yakın risk primi talep ettiğini gözlemliyoruz.
Zirveden sonra Türkiye'nin 5 yıllık eurobondlarının faiz oranı yüzde 7,32'ye kadar düştü 26 Mart tarihinde.
Ancak şuan yazımı kaleme alırken faiz oranı yeniden yüzde 7,62'ye çıkmıştı.
Yeri gelmişken kısa bir hatırlatma; tahvil faiz oranlarının yükselmesi ile tahviller değer yitirmiş oluyor. Örneğin faiz oranı yüzde 7,32'de iken tahvilin piyasa değeri 900 dolar ise faiz oranları yüzde 7,62'ye yükseldiğinde piyasa değeri 890 dolara düşüyor. Eğer içinde tahvil de bulunduran bir finansal portföyünüz var ise diğer varlıkların değeri sabitken portföyünüzün toplam değeri tahviller yüzünden geriliyor.
Tahvil faiz oranları zirve yaptığı için tahvil pozisyonları için zararı durdur stratejisine şimdilik ihtiyaç kalmadı diyebiliriz.
Belki uzun durasyonlu tahviller daha kısa durasyonlu tahvillere dönüştürülebilir.
Tabi burada da belirlenecek oran önemli.

ALTIN, TAHTINI GERİ ALIYOR
Altına gelecek olursak...
Kısa ve net fikrimi paylaşayım; Altın pozisyonlarının korunmasından yanayım.
Çünkü dolar likidite ihtiyacına ki teminat tamamlanması ve pozisyon kapatılması gibi ihtiyaçlar neden oldu, panik de eşlik edince 1700 dolarlara kadar dayanmış altının ons fiyatı 1500 dolarların altına kadar indi. FED'in dolar likiditasyonu ile ilgili aldığı kadarlar ve şokun kısmen geride kalmasıyla altın oynaklığı azalmaya başladı. Hatta şokun daha da azalmasıyla önümüzdeki günlerde yeniden güvenli liman misyonuna kavuşabilecek altın.
Sağlık kısmının halledilmesi sonrasında ortaya çıkacak ekonomik bedelin büyüklüğüne göre altının daha da talep gören bir yatırım aracı haline gelme olasılığı da yüksek görünüyor. Malum ekonomik faturanın ağır bedeli karşısında tüm merkez bankaları genişleyici para politikalarını bir süre terk edemeyecekler, düşük faiz politikaları ile ekonomilerin toparlanmasına katkı yapmak isteyecekler. Ampirik çalışmalar düşük faiz sürecinin kesinlikle altına yaradığını kanıtlayabiliyor. Dolayısıyla altında zararı durdurma stratejisine bu aşamada gerek olmadığı kanısındayım.
Bu aralar mümkün olduğunca sizlerle piyasa analizlerimi paylaşmaya çalışacağım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI