• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın

ELİF AKTUĞ

Birileri yapar birileri konuşur

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12 Aralık 2015
Böyledir, birileri yapar, birileri konuşur. Her alanda, hayatın her basamağında böyledir. 'Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz' yapımcıları/senaristi/ yönetmeni, malumunuz üzere Deniz Seki'yi son bölümünde oynatarak büyük bir fark yarattı. Dizi, konusu, oyuncuları ve elbette senaryosu ile çok farklı bir yerde duruyor. Sadık okuyucum hatırlayacaktır, dizinin tüm rollerinin başrol kadar önemli olduğunu ve her birinden ayrı bir dizi çıkabileceğini söylemiştim. Ülkedeki bazı yayıncıların ciddi bir kıskançlık ve çekememe durumu var; net! Başkalarının iyi fikirlerini, özgün işlerini yermek ve ellerinden gelse yerin dibine batırmak gibi...

KISKANÇLIK VİRÜSÜ BU!

Ülkemizin en çok satan gazetelerinden birinde röportaj yapan bir yazarın, "Haberi başka gazeteye vermezseniz sizinle konuşurum" diyerek şart koştuğu bizim camiada konuşulan bir mevzudur. Ambargo koyarlar, haberi elde etmek için türlü numaraya kalkarlar birileri; kısaca ayıp ederler. Habercilerin birbiriyle yarışması, haber atlatmaya çalışması, özel iş yapmak istemeleri çok doğaldır, dünyada da sistem böyle yürür. Ancak yeni çıkan bir kitabın/CD'nin haberini yapmak, röportajını yapmak, yeni bir dizi veya filme ait röportajı kotarmak için "Sadece bize vereceksiniz" diye diretmeleri tuhaftır! Diretirler ama. Muhataplarını zor durumda bırakırlar, "Çok kötü röportaj oldu ama çok ısrar ettiler hatta baskı yaptılar" diyenleri çok duymuşumdur. O herkesin bayıldığını sandığınız yazarlar çok kişinin canını yakmıştır mesela, sansasyonel başlıklar atacağız gayesiyle... Birileri, Deniz Seki bombasının üstüne bir bardak su içmek zorunda kaldı. Akıl edemedikleri, beceremedikleri her hadisede, mahalle takımının gol yiyen yeteneksiz kalecisi gibi, "Ama faul yaptılar, pozisyon yüzde yüz penaltıydı" bahaneleriyle bir yere varmak istediler, varamadılar. Her neyse, dedim ya birileri yapar, birileri konuşur. Deniz Seki'nin bir dizide rol alması büyük olaydı, Deniz'in kabul etmesi veya projenin kabul ettirilmesi büyük olaydı. Ama yaptılar mı; yaptılar! Kimsenin ayağına çelme takmadan üstelik. Habercilik yaparken, "ama sadece bana" cümlelerinin üzerine gazetecilik inşa edenlerin, başkalarının başarılarını alkışlaması beklenemez. Oldu mu oldu, yapıldı mı yapıldı, herkes konuştu mu konuştu, reyting alındı mı alındı! Avucunu yalaması gerekenler yaladı mı yaladı! Hikayeyi Deniz'i yakmak pahasına, zaten içeride içi yanan ve bir nefeslik hürriyetle sevenlerini selamlayan Deniz'i yakmak pahasına, durumu bakanlık düzeyine falan taşıdılar. Ne yazık, ne acı...

Bilimadamları benden ne istiyor?

Gelişmiş ülkelerin bilimadamlarının mutlulukla alıp veremediği ne var anlayamadım. Daha geçen gün, yatağın solunda yatanlarla, ayda bir dışarda yemek yiyenlerin mutlu sayılabileceğini açıklamışlardı. Bu defa İngiltere'de 10 yıl boyunca bir milyon kadın üzerinde bir araştırma yapılmış. Doğrudan bana sorsalar, onca zahmete girmelerine gerek kalmaz. Her şeyi açıklarım. Ama illa bir harcama yapacaklar, illa burunlarının dikine gidecekler!

Mutsuzluk ve stresin ölüm riskini artırmadığını tespit etmişler. Yine kızıyorum kendilerine, ben ölüm sebebinin ne olduğunu biliyorum; "ecel". Uğraşıp durmasınlar, mutsuzluk ölüm riskini artırır mı hiç; ne alakası var!.. Refah içinde olduğu iddia edilen ülkelerde yaşam 150 yaşında mı bitiyor a dostlar, azıcık rahatlayın, gevşeyin, 10 yılda çıka çıka bu mu çıkmış!. Te Allahım...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.