• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın

ELİF AKTUĞ

Kadına taciz var erkeğe yok mu?

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 30 Mart 2016
Oyuncu Saruhan Hünel, sabah ekranındaydı geçen gün. Hatırlayacaksınız, adı eski kız arkadaşını dövdüğü/ darp ettiği haberiyle gündeme gelmişti bir süre önce. Hikaye etkileyici tabii, işin içinde bir kadın gazeteci, bir erkek oyuncu ve şiddet var! Şiddetin kendisinden beslenen medya için nefis bir konuydu, kaşındı da kaşındı! Erkek tarafı kabul etmiyor iddiayı, kadın tarafı belgelemek için çektiği fotoğraflarla kanuni yoldan hakkını arıyor.
Saruhan Hünel, konuşurken gayet temkinliydi, profesyoneldi ve soruları soğukkanlılıkla cevapladı. Seyircinin bir kısmı çok rahat, "Bu adam oynuyor, planlanmış bir şekilde konuşuyor" diyebilir. Bir kısmı ise, "Kesinlikle haklı, anlattıkları çok makul. Sakinliği ona puan kazandırıyor" der.
Programı izlerken iki ayrı duyguyu da hissettim açıkçası. Kafama takılan soru bir seyirciden geldi; "Darp edilen ve bir gözü kaşından gözaltına dek mosmor olan kadının göz bebeği nasıl oluyor da kan toplamıyordu?"

DAYAK SELFIE'Sİ

Öyle ya, tam gözünün üstüne gelen yumruk, nasıl olmuş da kadının göz kapağını şişirmemiş, nasıl olmuş da gözünün içi kızarmamıştı? Bir erkek bir kadının gözünün üstüne o şiddette bir yumruk atarsa, kadın feleğini şaşırır bence. Bırakın selfie çekmeyi! Seyirci de aynı şeyi düşünmüş olmalı, sordu. Hünel yine aynı soğukkanlı ve moda tabirle cool ifadesiyle, "Bu konuyu bir hekime danıştık, tıbben de böyle bir yumruk alan kişinin gözbebeğine kan oturmaması mümkün değilmiş" dedi. Bilemedim, bilemedim çünkü kadınların böyle bir yanı olduğunu biliyorum. İntikam sevdiklerini ve kafaya taktıkları adamlarla nasıl uğraştıklarını... Haberin konusu gazeteci arkadaşımı hadisenin dışında bırakarak söylüyorum bunu. Mutlaka haklı olduğu bir durum vardır; avukatlık yapıyor değilim. Saruhan Hünel'i de savunuyor değilim, asla! Bizim memleket şiddeti seviyor, kadını da erkeği de. Hafta içi bir evlilik programına (Zuhal Topal'la) eş aramaya gelen adam şöyle dedi; "Karadenizliyim ben kıskancım, bizde evlilik kefenle biter."

Gelin adayı adamla sohbet etmeyi reddetti haliyle, Zuhal Topal mevzuyu uzatmadı ama adam giderken dayanamadı ve, "Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun" dedi. Erkek kadar kadın da seviyor şiddeti, genlerde mi var acaba? "Ya benimsin ya kara toprağın" diyerek ifade etmişler sevgilerini yıllardır; "Sensiz yaşamak istemiyorum, seni seviyorum, birlikte yaşayalım/yaşlanalım" diyememişler. Sevgisini "Ağzını burnunu kırarım" diyerek gösterenler var, "Kocam dövüyor beni çok kıskanç, dövüyor çünkü çok seviyor, hak etmesem dövmez" diyen de.

Aşk içinde türlü duyguyu barındırır aslında, şiddet de dahil. Burada işte gelenek, aile kültürü, görgüsü, eğitim, vicdan devreye giriyor. Ne kadar insansan o kadar şiddetten uzaklaşıyorsun. İnsanlıkla alakalı bir sorunumuz mu var o halde, fiziksel ve duygusal şiddet hayatın önemli bir parçası oldu. Mantalite nasıl değişir, ne zaman değişir ve biz o günleri görür müyüz? O gün gelene kadar kim kimi döver, kimin ağzı burnu patlar, kimin gözü morarır; bakacağız.

Şiddetin de manyaklığı var

Bir çocuğu katletmek, bilerek ve isteyerek öldürmek nasıl bir ruh halidir? Elleriyle boynunu sıkmak ve çırpınarak ölmesini izlemek? Bir canı almak? Sebep ne olursa olsun, insan o noktaya nasıl gelir? Kendini, memleketi, bayrağı, namusu savunuyorsan ve bu uğurda mücadele ederken elini kana buladıysan başka... Ve fakat birini, bir çocuğu, sırf yediğin naneler ortaya çıkmasın diye gözlerine baka baka öldürmek? Şiddet her yerde, şiddet içimizde. Ülkenin tüm bilimadamları, psikologları ve psikiyatrları toplansın ne olur, bir hal çare bulunsun. Bir üniversitede, kız arkadaşları tacize uğradı diye, tacizci erkeği çevire çevire döven kız öğrenciler mesela, şiddet uygulamış olmadı mı? Bilemiyorum diyorum ya ikide birde, gerçekten bilemiyorum; insanlarımızı anlayamıyorum. Ne ara bu hale gelindi?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.