• 2018 RUSYA
    DÜNYA KUPASI
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
İlk günkü ruhla ERHAN GÜLENÇ İlk günkü ruhla erhan.gulenc@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 14.07.2018, 00:00

Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak dün Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk kabine toplantısı öncesi bakanlarla birlikte Hacı Bayram Camii'nde Cuma namazını kılmasından gurur duydum. Bundan 98 yıl önce de Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1920'de vekilleriyle Hacı Bayram Camii'nde namaz kılıp ilk Meclis'te toplantı yapmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yeni kabine üyeleri de Cuma namazından sonra 1. Meclis'te toplandı ve Atatürk ile silah arkadaşları için dua etti. 1938'deki vefatından sonra bize sanki dinden uzak bir insan gibi algılatılmaya çalışılan Ulu Önder de TBMM'yi namazlar, dualar, hatimler, tekbirler ve kurbanlar keserek açmıştı. Erdoğan ve yeni kabinenin attığı bu adımla Türkiye, ilk günkü o kurucu ruhla tekrar bütünleşti. Erdoğan ve kabinenin yeni üyelerinin bu adımı, açıkçası benim ülkenin aydınlık geleceği için umutlarımı daha da artırdı.

EN İYİ CEVAP VERİLDİ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle Cumhuriyet'in yıkıldığı şeklinde kara propaganda yapanlara da en iyi cevap verilmiş oldu. Bu millet, esarete düşmekten Atatürk'ün önderliğinde yaptığı şanlı savaşla kurtuldu. Anadolu, Kurtuluş Savaşı'yla birlikte bize yeniden vatan oldu. O dönemde Sevr Anlaşması'yla bize dayatılan işgal ve Türkleri Anadolu'dan çıkarma emelleri zannetmeyin ki bugün sona erdi. O emeller bugün hala değişik şekillerde bize dayatılmaya devam ediyor. Bu amaçla güneyimizde bir terör koridoru oluşturulmaya çalışıldı. Ama, Türk devleti gereken adımı atarak o terör koridorunu Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla yıktı

BİZİ PARÇALAYACAKLARDI

Yine PKK ve FETÖ'yü bu kadar palazlandıranlar da hep o Sevr'i tekrar canlandırmak isteyenlerdi. 15 Temmuz'daki hain darbe girişimi de yine bu amaçla yapıldı. Ülkemiz, Türk Silahlı Kuvvetleri içine sokulmuş hainler eliyle işgal edilmek istendi. Eğer, darbeciler başarılı olsaydı Türkiye, bugün iç savaş halinde olacaktı ve parçalanacaktı. Ama Türk Milleti, Erdoğan'ın çağrısıyla sokaklara çıkarak bu hain girişimi yerle bir etti.
Bugün, o hainlerin hepsi mahkemelerde hesap veriyor.
Bakın, Endülüs'te 700-800 yıl süren İslam Medeniyeti'nin yerinde bugün yeller esiyor. Şimdi biz de mücadeleyi bırakır ve yaşadığımız sürecin bir 'beka mücadelesi' olduğu gerçeğinden uzaklaşırsak Anadolu ve Trakya'yı bir gün elimizden alırlar. O yüzden Türkiye, dün olduğu gibi Kurtuluş Savaşı'nda bizi var eden o ruhla bütünleşip yoluna devam etmek zorunda. Devlet aklı bu bilinçle hareket ediyor ve edecek.
Bunlar, kurultaydan ve koltuk kavgasından başka konu konuşamayanların anlayabileceği meseleler değil.

BİZE ULAŞIN