• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
‘Her şey kızım için’ FİLİZ İÇKE ÖNAL ‘Her şey kızım için’ filizicke@hotmail.com Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 25.02.2017, 00:00

Sunucu Özgür Özkök, 160'lara dayanan kilosuyla uzandı ameliyat masasına. Ve bir yıl içinde tam 80 kilo verdi. Muazzam bir değişim geçiren Özkök, "Utanıyorum ama içimden bir insan çıktı" diyor. Özgür beyi "kendi deyimiyle yiyip içip mutlu mesut yaşarken" elinden tutup bu yola çıkaran bir minik kız çocuğu aslında. Kızı Ayşe'nin gözündeki hüzne dayanamayıp ameliyat olmaya karar veren Özgür Özkök bugün eskisine göre çok daha sağlıklı, mutlu ve fit bir baba..

Sizi tanıyabilir miyiz?

1978 İstanbul doğumluyum. Radyo- TV mezunuyum. Lise yıllarında başladığım radyo programcılığına halen devam ediyorum. Ayrıca tv programı ve çeşitli organizasyonlarda sahne sunuculuğu yapıyorum. Evli ve 1 kız çocuğu babasıyım.

Obezite nasıl ve ne zaman girdi hayatınıza?

Obezite yaklaşık 20 yıldır giderek artan bir sorundu bende. Küçük yaşlarda çeşitli kulüplerin ve okul takımının lisanslı futbolcusuydum. Futbolu ve aktif sporu bıraktıktan sonra dengesiz beslenme sonucunda maalesef obez oldum. Felsefe "yaşasın yemek yemek" olunca kaçınılmaz son obezite maalesef!

SON DEĞİL, TEK ÇARE!

"Morbid obezitede ameliyat son çare değil, tek çaredir" sözüne katılıyor musunuz?

Kesinlikle katılıyorum. Çünkü istediğiniz kadar diyet yapın, bir yerden sonra fayda etmiyor. Verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz.

SÜREKLİ BİR YORGUNLUK HALİ

Obezitenin hayatınıza getirdiği olumsuzluklar neler oldu?

Hayat çok kalitesiz yaşanıyor. Kalitesiz uyku, sürekli yorgun bir beden, tembellik.. Sosyal hayatınız da çok etkileniyor. Özgüveninizi yitiriyorsunuz. Bedeninize uygun kıyafet bulamıyorsunuz. İnsanların bakışları tuhaflaşıyor..

'ENDİŞELERİ BİTTİ'

Zayıflamanız, eşiniz ve kızınızla olan ilişkinize nasıl yansıdı?

Eşim kilomu hiç sıkıntı yapmıyordu, sadece sağlığımdan endişe ediyordu. Şimdi huzurlu çok şükür. Kızım arkadaşlarının ve çevremizdekilerin şişko şakalarından rahatsız oluyordu. Üzüldüğünü gözlerinden anlayabiliyordum. Şimdi o da çok mutlu.

Bu ameliyatlar ölümle çok yan yana anılıyor. Siz de aklınıza bu ihtimali getirdiniz mi? Ölmekten korktunuz mu?

Ameliyattan çok korktum ama olmazsam başksıkıntılar olabilirdi. Kalp, tansiyon, şeker gibi. Zaten tetkik ve tahlillerde hepsi sınırda çıkmıştı.
Olmazsam daha ciddi sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalabilirdim ve sonu ölümle bitebilirdi. Ölüm kaçınılmaz son, lakin size bahşedilen hayatı kaliteli yaşamak da elimizde.

Zayıflamanızın iş yaşamınıza olumlu etkileri oldu mu?

Sunuculuk görselliğin ön planda olduğu bir iş. Diksiyonunuz, hitabetiniz, sahnede anlattıklarınız ne kadar iyi olsa da sahne duruşunuz tamamlıyor bunları. Eğer fiziki olarak eksikseniz, tercih edilmiyorsunuz. Dolayısıyla bir zamanlar kilolar yüzünden işler azalırken, şimdi çok şükür artmaya başladı. Hatta senarist arkadaşlarım "Zayıfladın artık, sana da ufak ufak roller yazalım" demeye başladılar. Şaka bir yana, bunların hepsi daha da motive ediyor insanı.

Kilo verdikten sonra eşinizle kıskançlık problemi yaşadınız mı?

Eşim kıskanmaz beni. Güven ve sadakat bizim ilişkimizde sarsılmaz bir bina çok şükür. Neticede yaptığım iş ortada, insanların gözü önündeyiz ve sevgi ilgi her daim var. Sınırları çizerseniz, sıkıntı yok. Ama tabii kıskanç değil dediysem de kontrol hep onda. Gözü üstümde.. (gülüyor)

'ONUN KAHRAMANI OLARAK KALACAKTIM'

Biz obezler için yemek yemek dünyanın en mutlu eden eylemidir. Ben de kendimce mutlu mesut; yiyerek, içerek, keyifle yaşıyordum. Bu mutluluk, anaokulundaki arkadaşları "Ayşe'nin şişko babası geldi" dediklerinde kızımın gözündeki hüznü görünce bitiverdi.. Kızlarının kahramanıdır babaları. O an onun kahramanı kalmaya ve onunla daha sağlıklı, daha mutlu bir hayat yaşamaya söz verdim..

ÇEVRENİZDEKİLERİ DEĞİL DOKTORUNUZU DİNLEYİN

Obezite ile mücadele edenlere tavsiyeniz nedir?

Kulaktan dolma rejimlerle hiçbir şey elde edemezler. Sadece zaman kaybı, tecrübeyle sabittir bu düşüncem. Bir uzmanla görüşüp, eğer gerçekten operasyon gerektiren bir kiloya sahiplerse düşünmeden ameliyat olsunlar. Ama çok iyi araştırsınlar. Operasyon yapacak uzmanın operasyon sayısı, tecrübesi, hasta ile ilişkileri ve operasyonun gerçekleşeceği sağlık kuruluşunun şartları çok önemli. Bir tavsiye daha; sadece görüştüğünüz uzmanı dinleyin. Halkımız bu konuda çok bilgi sahibi değil. Sizi gereksiz yere korkutabilirler. Ufak bir bademcik operasyonu ne kadar riskliyse, bu ameliyat da o kadar riskli. Ameliyat sonrasında da doktorunuzun tavsiyelerine disiplinli bir şekilde uyarsanız, sorun yaşamazsınız.

KÜÇÜK KAÇAMAKLAR SERBEST

Operasyon öncesinde beslenme düzeniniz nasıldı? Bugün nasıl besleniyorsunuz?

Operasyon öncesi Allah ne verdiyse; tabak tabak, porsiyon porsiyon yiyordum. Yemek yemek beni mutlu ediyordu.
Jumbo boy pizza yenir mi tek başına? Ben yiyordum maalesef. Artık sık aralıklarla az yiyerek günü tamamlıyorum. Sabahları genelde bir yumurta, biraz peynir, zeytin, birkaç dilim ekmek ve söğüş tarzı domates salatalık. Öğlen canım ne isterse; ızgara et, tavuk ya da sulu yemek. Akşam da yine aynı şekilde.. Aralarda kan şekerinin düzenlenmesi için 1-2 hurma, birkaç tane çiğ fındık ve bol sıvı. Arada küçük kaçamaklarımız oluyor tabii. Ama dozu aşmadan. Zaten isteseniz de aşamıyorsunuz. Hemen doyuyorsunuz. Değil jumbo pizza, bir dilimi bitiremiyorum.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN