• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Facebook tanışmalar Fastfood ilişkiler FİLİZ ÖZKOL Facebook tanışmalar Fastfood ilişkiler filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 14.05.2018, 00:00

Uzun zaman oldu takıldım bu konuya.
Yalancı dostluklardan canımızın yanmasıyla başlayan derin ilişkiler. Adını bir türlü koyamadığımız başı sonu belli olmayan ayaküstü sohbetlerin ne zaman adı "dostluk" oluyor diye düşünmeye başladım.
Gecekondu misali kurulan ahbaplıkların diyette birinin kaçamak bir tatlı yemesinden öteye gidemediğini görüyoruz.
Ara sıra özledikçe yenilen fakat fazlası zarar alerji yapıyor dediğimiz ve kendimizi geriye çektiğimiz ilişki hikayelerimizde, hepimiz az çok benzerlikler yaşıyoruz.
Yeni dünya düzeninin içinde her şeyi tükettik.
Medeniyetin bize kodladığı en büyük kötülük, insanı insandan uzaklaştırmak.
Bir yüreği bir başkasının yüreğindeki sevgi sarıp sarmalar. Madeni aletlerin soğuk şıkırtıları değil. Teknoloji bizi dünyanın her tarafında yaklaştırdıkça en yakınlarımızdan uzaklaştırdığını biliyor fakat bu duygunun esaretinden kurtulamıyoruz.
Bile bile yürüdüğümüz görünmez tuzağın pençesinde kurtulmamız artık çok geç gibi geliyor bana.
Maalesef herkes çalışan köle. İster işini severek, ister nefret ederek yapsın. Sonuç olarak ayakta kalmanın şekli çalışma olgusundan geçiyor.
Sevdiğimiz insanlara duygularımızı, ancak teknolojinin bize sunduğu aletlerle ulaşabiliyoruz. Her şey öylesine yakın ve bir o kadar uzak ki...
Ayaküstü ilişkiler. Son dönemin hız kazandırdığı facebook tanışmalarının hızlıca tüketim reyonlarını ayağınıza servis yapması misali. Tv reklamlarının şölene dönüşmüş hali.
Ekonomik ve hesaplı sloganlarıyla çığırtkan duygular. Yarına taşıyamam yükü. "Adaaamm sendecilik" 'Birine güvenmek için ne gerekli?' diye sorulduğunda verilecek cevap genelde 'Onu tanımak' oluyor.
Fastfood tarzı ilişkilerde ise karşınızdakini tanımaya vakit bulamıyorsunuz. Birini tanımadan bedensel yakınlık kurduktan sonra, bağlılık sürecine geçmek bu nedenle çok zor oluyor.
Çünkü herkesin ihtiyacı ve ilişkiyi yaşayış tarzı farklı oluyor. Birini yeterince tanımadan cinsellik yaşandığında ise sağlıksız ilişkiler doğuyor.
Karşımda oturan Elif'in gönül sancısı, birçok kadının yürek ağrısı aslında. Evlenilecek "KAFAMA GÖRE" biri yok diyen erkek zümresine talep, dünya tatlısı onca güzel kadın topluluğunu, birbiriyle iç içe yaşayıp ta, görememek nasıl bir duygudur düşün, düşün bulamıyorum.
Bireysel yaşamak fena halde alışkanlık yapmış durumda.
Belki de bu yüzden hayatımızı kapsayacak uzun metrajlı büyük aşkları kaçırıyoruz. Sevgide korkağız.
Kolay olanı seçiyoruz.
İstanbul'da yaşıyorsanız sık sık rastladığımız birçok Avm'lerde "Karanlıkta birbirini tanıma" diye bir çeşit tuhaf gösterim salonları kuruldu.
Henüz ne olduğu konusunda bir fikrim yok. Fakat Güneş ışığında binbir spotların altında birbirini tanımakta güçlük çeken insan ordusunun varlığı kendi sınırlarını aşmış durumda. Karanlıkta ne olur bilmem.
İlişki bolluğu içinde ilişki yoksunluğu çeken bir zümre.
Yine Elif'e dönelim; Bir aylık ilişkisi gelişip büyümeden yarı yolda kalakalmış.
Hani çiçek açmadan fidanın toprağını sevmeyip kuruması gibi.
Neden ve niçin soruları beynimi kazırken, Elif gibi binlerce aşkın yarıda kalmasının nedeni "AŞK CAZİBESİNİ YİTİRDİ" fikrine takıldım. Modern dünyanın toksinleri aşkın büyüsünü de bozdu.
Emek verilmeyen duyguların da tadı bozuk. Evet ayak üstü yenen yemekten ne kadar "TAT" alabilirsek ilişkilerimizde de, maalesef durum aynı.
Modern çağın getirdiği hızlı yaşamda, belki de cinsel özgürlük rahatlığı da var.
Sebebi ne olursa olsun yaşanan hızlı, yani fastfood ilişkiler bir süre sonra sadece bedeni değil, ruhu da yoruyor.
Yazımızı güzel bir hayalin gerçek olmasıyla bitirelim.
Umudumuz sevdiğimizle sonsuza dek mutlu yaşamak olsun. Sakın bu filmlerde, romanlarda olur demeyin. Biraz çaba ve özenle hepimiz yaşayabiliriz.
Mutlu ve aşk dolu günler diliyorum...

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN