• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Neden kadına şiddet? FİLİZ ÖZKOL

Neden kadına şiddet?

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12.11.2018, 00:00

Zeynep hıçkırıklar içinde anlatmak istediği şeyleri anlatamaz durumda, gelişigüzel konuşuyordu. Neyi anlatmak istediğini anlamak, karşısındaki kişinin maharetine kalmıştı.
Kesik kesik konuşmalarını bardaktan boşanırcasına gözyaşı yağmurları yarıda kesiyordu... Zeynep'e bir şeyler söylemek istiyordum fakat kelimeler boğazımda düğümleniyordu.

PSİKOLOGDAN GÖRÜŞ ALDIM

Genç kadın hepinizin tahmin ettiği gibi kadına şiddet örneklemesinin capcanlı bir kurbanı ve insanlık adına tamir edilmesinin bile kifayetsiz kaldığı içler acısı bir durumuydu. Kendisine bu şiddeti uygulayan kişinin adı önemli değildi. Gerçek olan bir şey vardı, bir kadının sessiz çığlıklarının erkek egemenliğinde kaybolup gitmesiydi. Kulakların sağır, yüreklerin taş olduğu bir ortamda bir çok Zeynepler, Kezbanlar, Edalar, Sinemler yok olmaya mahkumdu. "Kadınlar bizim anamız, bacımız, gardaşımız, eşimiz, kızımız" diyen erkek zümresi, sevgisini hayatındaki kadını döverek mi ispat ediyordu!
Bilmediğim konularda ahkam kesmek istemediğim için uzman olan bir psikologdan görüş almak istedim. En kızdığım olaylardan biridir. Herkesin her konuda her şeyi bilmesi mümkün değildir. Böyle durumlarda, bu tür kişileri nedense bilgi cahili konumunda sınıflandırırım.

GİZLİ KORKULARI VARMIŞ

Neyse; duyduklarım karşısında ağzım bir karış açık kaldı. Efendim; annesinin sevgili paşa çocukları erkeklerimizin gizli korkuları varmış. Kadınlar karşısında küçük düşme, ezik olma hislerini ömür boyunca taşırlarmış. Kadın egemenliği en büyük korkularıymış. Saltanatlarının yok olmasını düşünmek bile istemezlermiş.
Hele akıllı ve güzel kadınlar tahammül edemedikleri bir şeymiş. Biyolojik libido ömürlerinin kısıtlı olması v.s... Peki kadınlarımızın hiç mi korkuları yok?
Kadın; kız çocuğudur, annedir, abladır, eştir, fedakarlık, vefa timsalidir. Ailenin dengesidir. Doğurgandır, üretkendir. Peki bu kadar güzel erdemlere sahipken, niye güç gösterilerine girmiyorlar? Niye öfkelerini kaba kuvvetle ortaya dökmüyorlar?
Çünkü tabiatın verdiği müthiş sabrın mükemmel taşıyıcısıdırlar... Zeyneplerin feryatlarına yüreğimin sesi eşlik ederken kafamda binlerce soru... Erkeklerin garip üstünlük savaşlarının faturasını niye kadınlar ödüyordu? Biyolojik yapıları fiziksel güçlere zayıf kalırken bile devleşen kadın zümresiyle ne alış verişi vardı ki bu erkeklerin...
Kendi cinsiyle çözemediği sorunların karşılığı mıydı kadınını dövmek?

SUSARKEN BİLE GÜÇLÜ...

Sorun; kadının zayıflığı değil, susarken de güçlülüğüydü... Anladığım kadarıyla hem cinsimizin dik duruşu; şarkılara konu olan deyimiyle "Erkek milleti"nin canını sıkıyordu. Üstelik toplumsal kültür seviyesi ne olursa olsun her kesimin eli sopalı beyefendileriyle karşılaşmamız mümkün.
Galiba biz duyarsız kalmaya devam ettikçe bu yara büyüyüp kangren olacak.
Evet kelimelerin sustuğu yerdeyim.
Şiddet yanlısı öfkeli erkeklerimizin hasmı olamayacak kadar narin kadınlarımıza ellerini kaldırırken; onları dünyaya getirirken bağırıp çığlıklar atan annelerinin bir parçası olduklarını unutmasınlar. Dünyaya gelme nedenlerinin ve varlıklarının yegane nedeninin kadınlar olduğunu hep hatırlasınlar...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA