• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Uzaklaş ama unutma FİLİZ ÖZKOL

Uzaklaş ama unutma

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23.10.2018, 00:00

Bazen her şeyin tadı birden kaçıveriyor. Herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, en sevdiğiniz bir şeyden vazgeçmek, gitmek istersiniz.
Gözünüz gibi koruduğunuz bir eşyanızı, bir nesnenizi, bir yakınınızı, bir kalemde gözden çıkarırsınız. Sevdiğiniz bir şey artık sizi mutlu etmez. Yıllardır o çok sevdiğiniz balkonunuz, bahçeniz tüm cazibesini yitirir.
Bazıları bu duyguya "TÜKENMİŞLİK SENDROMU DİYOR". Yeni moda sözcüklerin değişim rüzgarına kapılmasının tuhaf yakıştırmaları... Hangimiz bir an arkamıza bakıp bir şeylerden vazgeçmiyoruz ki... Hangimiz en sevdiğimiz insanı hırpalayıp hayatımızdan silmeye kalkmıyoruz ki... Her şeyden bir anda uzaklaşma duygusu hepimizde var.

SORUNLAR ÇÖZÜLECEK Mİ?

"Keşke başımı alıp uzaklara gitsem" dediğimiz anları hatırlayın. Peki gideceğiniz yer sorunlarınızı çözecek mi?
Gerçeklerden kaçmak uğruna asıl sahip olduğunuz sizin için en değerli şeyleri kaybetmeyi göze alıp yenisiyle değiştirmek mutluluk verecek mi?
"HOŞÇAKAL" kelimesini kolayca söyleten yeni duygular eskisinin yerini alabilecek mi? Yeni güzelliklerin anında eskimeye başlamasıyla kısır bir döngünün içine girmeyeceğimizi kim garanti edebilir?
Sürekli koşturduğunuz zaman düşünmeye vaktiniz olmuyor. Anlıyoruz ki insanın kendisiyle hesaplaşması kadar zor bir şey yok hayatta. Anlıyoruz ki her kaybediş bir başka kazanımı eskitmeye mahkum ediyor. Anlıyoruz ki; yaşamın fırtınaları da bitmiyor, dalgalanmaları da.

SİLDİKLERİNİ ÖZLEMEK...

Bazen özlemek duygusu hemen imdadımıza yetişiyor. Bir süre için gözden uzak tuttuğumuz değerler özlemlerimiz sayesinde geri geliveriyor. Çok değerli kaybettiğimiz eşyalarımızı yeniden bulmuş gibi çocuklar gibi seviniyoruz. Aslında yaşadığımız her an beynimize kazınıyor. Vazgeçtiğimiz anda geriye çekiliyor ve bekliyoruz. Biliyoruz ki onlar bizden gidemez, biz onları silemeyiz.
Belki de bu yüzden bizden uzaklaşan her şeyi daha sonra özlüyoruz. Belki de bu yüzden geçmişimizden kaçamıyoruz.
Eski dostlar, eski şarkılar, eski aşklar, eski olaylar, eski filimler, eski fotoğraflar, müzeler, tarihsel yapıtlar, eski oturduğumuz semt, tavan arası, ilkokul öğretmenimiz, çocukluk anılarımız, okul yıllarımız o kadar hatırlanacak şey var ki unutmak istemediğimiz, sakladığımız... Gençlik arkadaşım Vildan'la ne zaman karşılaşsam hemen eskiye döneriz. İlk duygularımız bir bir canlanıverir.
Konularımız, bizi kızdıran ve hatta uzun süre "KÜS" kaldığımız anılardır. Bir şeyin anındaki değerini bilmeden yaşıyoruz.

AKLIMIZDA SIRADALAR

Bazı şeyler "YOK ARTIK BİTTİ" demekle olmuyor işte. Yanı başımızda, aklımızda bekliyor. Yeniden hatırlamamız için sıradalar. Yeter ki; uzaklaştığınız hiçbir şeyin siz terk etmeyeceğini bilin. Serap yıllar sonra kavga döğüş ayrıldığı eski sevgilisiyle karşılaşma anını anlatırken gözyaşlarına boğulmuştu. "Bir yirmi altı yaş sendromuydu.
Aşk mıydı ? Sevgi miydi? anımsamıyorum bile... Geçmiş yıllarda ara sıra öfkeyle hatırladığım Harun'u karşımda gördüğüm zaman onu ne kadar özlediğimi fark ettim.
Demek ki "UNUTTUM DEMEKLE UNUTULMUYORMUŞ".
Rahmetli teyzemin ilk aşk mektubunu ölünceye kadar saklayarak yaşamdan güç aldığını düşünüyorum da; vazgeçtiğiniz her şey sonradan daha da önemsediğiniz "KIYMETLİNİZ" oluyor. İyi haftalar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA