• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Ne kadar güçlüyüz! FİLİZ ÖZKOL

Ne kadar güçlüyüz!

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 30.09.2019, 00:00
Deprem kelimesinin telaffuzu bile soğuk. Çocukluğumdan beri korkarım bu yer hareketinden. Hiçbirimizin sevmediğini bilmem söylemeye gerek var mı? Coğrafya bilgilerimizi yoklayalım. Yeryüzü hareketlerini defalarca dinlediğimizi anımsayalım.

Büyüklerimizin zelzele diye tabir ettiği bu sevimsiz durumun teknolojinin ilerlemesine rağmen hala kesin şekilde, önceden gelen bir sinyali yok. Bu konuyu araştıran bilim adamlarının Ar-Ge çalışmalarının sonuçlarını merakla bekliyoruz. Her halde yılın Nobel ödülünü alırlardı. TV ekranlarında her gün boy gösteren uzmanlarımızın sözde sonuç getiren konuşmaları, olayların unutulmasıyla yok oluyor. Arada gündeme geliyor, hepsi bu kadar. Yine son İstanbul depremiyle konu yeniden baş köşeye kuruldu.. SONUÇ? Hala bekliyoruz. Bu bekleyişler yılları alabilir. Ve biz daha çok depremler yaşarız.

Peki! İlişkilerimizde yaşadığımız depremlere ne diyelim. Anlayamama ve anlaşılamama durumlarımız, ümitsiz bir vaka haline gelmiş ne yazık ki. Herkes haklı... Hepimiz minnacık kuzucuklarız. Hiç suçumuz yok. Sütten çıkmış mis gibi ak kaşığız. Biz kime laf söyleyebilir ki... Aksi takdirde ağzımız biberli gezmek zorundayız. Hem de o güzelim Antep, Urfa, Antakya'nın acı biberleri halt etmiş. Neyse uslu çocuk olmaya devam edelim.

Efsanevi ikili ilişkilerimiz. Aramızda yaşadığımız güç savaşlarımız. 'He Man' kıvamında dolaşıyoruz. Kim korkar hain kurttan. Tilkilerin kuyrukları birbirine dolaşmadığı sürece herkes kuzu sarması. Sahte ilişkilerin yeni adı 'KANKA.' Aslında içinde tehlikeli bir kelime var. Her an kan davasına dönüşebilir.

Ah aşklarımız. Yüzyıllardır bitmeyen kavgalarımız. Derin duygularımız. Batan gemilerimiz. Yüzemediğimiz kıyılarımız. Unuttuğumuz anılarımız. Hatırladığımız acılarımız. Kinlerimiz. Öfkelerimiz. İçine bir türlü sığdıramadığımız sevgilerimiz.

Güçlü olmayı seviyoruz. Peki! Ne kadar güçlüyüz?

Güçlü olmak, insanın kendisinden kaynaklanır. Gerçek anlamda güçlü olan insan, hiç bir mevki, unvan ya da maddi imkana sahip olmasa bile kendine güvenen insandır. İnsanın kendini eğitmesi, geliştirmesi ve olgunlaşmasıyla yani "olmasıyla" ilgili bir kavramdır. Akıl gücünün üstünlüğü tartışılamaz.

Nasıl ki "var olmakla" "varlıklı olmak" aynı şeyler değilse, "güçlü olmakla" "güç sahibi olmak" da farklı şeylerdir. İnsanın kendinden kaynaklanan nedenlere bağlıdır.

Eskilerin güzel bir sözü vardır. Dünya kadar malı olsa ne yazar. "Beş kuruş etmez"

İnsan ne kadar çok şeye sahip olursa olsun, içinden gelen bir gücü yoksa, sahip oldukları ona gerçeklik vermediği gibi, hiçbir zaman yeterli de gelmez; kendini zayıf hisseder. Ne kadar imkana sahip olurlarsa olsunlar, hep daha fazlasına sahip olma ihtiyacı duyarlar.

"Etkisiz Eleman" duygusundan kurtulamazlar. Özgüven kişinin içinden fışkırır. Dünya nimetlerinin donatılmasıyla sonuç değişmez. Ruhsal dinginlik önemlidir.

Anthony Robbins, başarılı insanların ortak noktalarının, kendi içlerindeki gücü keşfederek engelleri aşmaları olduğunu söyler. İnsan, karşısına çıkan engelleri aşabildiği ölçüde sağlamlaşır.

İçimizdeki kendimize has yeteneği yani bizi biz yapan özelliği keşfedip onu hayata aktardığımızda inanılmaz bir güce de kavuşuruz.

Sonuçta hepimiz güçlüyüz. Yeter ki birbirimize savaş açarak değil, doğru alanlarda yapıcı olarak kullanalım. Sevgi her şeyin üstünde bir duygudur.
UNUTMAYALIM.

GÜNÜN SÖZÜ
Bilgi size güç verir ancak saygıyı karakterinizle kazanırsınız.

Bruce Lee
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA