• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Çocuklarımız alarm veriyor

GONCA ELİBOL

Çocuklarımız alarm veriyor

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 20 Nisan 2026

Kahramanmaraş'ta yaşanan okul faciası, hepimizi ağır bir gerçekle yüzleştirdi. Bir ülkenin çocuklarına bugün göstermediği ilgi, yarın eğitim kayıp, şiddet, bağımlılık, suç, ruhsal çöküş ve yüksek toplumsal maliyet olarak geri döner. Çünkü çocukluk dönemi, insan sermayesinin temellerinin atıldığı en kritik evredir. Bu yıllarda ihmal edilen her alan, gelecekte ekonomi, güvenlik ve sosyal düzen başlıklarında daha ağır faturalar oluşturabilir.

DENETİMSİZ KULLANIM
Günümüzde çocukluk dönemi, geçmiş kuşaklardan çok farklı ilerliyor. Sokakta geçirilen saatlerin yerini ekran süresi, mahalle kültürünün yerini algoritmalar, aile sohbetlerinin yerini kısa videolar aldı.
UNESCO ve OECD raporları, çocukların ekranla temas yaşının düştüğünü; dikkat süresi, duygu düzenleme ve sosyal beceriler alanında yeni risklerin ortaya çıktığını göstermektedir. Dijitalleşme büyük fırsatlar sunarken, denetimsiz kullanım ciddi bedeller doğurabilmektedir. Öte yandan birçok aile, evladına güçlü bir gelecek sunmak için daha fazla para kazanmaya çalışıyor. Elbette ekonomik güvence değerlidir. Ancak unutulmaması gereken temel gerçek şudur: Mesele para değil, sevgidir. Çocuk pahalı eşya, marka kıyafet ya da yüksek harçlık değil; ilgi, şefkat, görülmek, dinlenmek ve değer verilmek ister.
Uzman araştırmalarında, riskli davranışlara yönelen, zararlı alışkanlık edinen, öfke kontrolünde zorlanan çocuklarda öne çıkan ortak başlıklardan biri yalnızlık, duygusal ihmal ve aidiyet eksikliği olarak görülmektedir. Her olayın kendine özgü nedenleri vardır. Ancak sevgisizlik, ilgisizlik ve kopuk aile ilişkileri önemli risk alanlarıdır.

MARUZ KALIYORLAR
Bilimsel açıdan bakıldığında insan beyni özellikle ergenlik sonuna kadar gelişimini sürdürür. Nörobilim çalışmalarına göre karar verme, dürtü kontrolü, empati ve sonuçları değerlendirme becerileriyle ilişkili beyin bölgeleri 20'li yaşların başına kadar olgunlaşmaya devam eder. Bu nedenle çocukluk ve gençlik döneminde maruz kalınan içerikler, davranış kalıpları üzerinde daha güçlü iz bırakabilir. Ulusal ve uluslarası araştırmalar gize gösteriyor ki, yaşa uygun olmayan şiddet içerikleri; kaygı, duyarsızlaşma, saldırgan davranış eğilimi ve korku tepkilerini artırabileceğini vurgulamaktadır. Bu nedenle erken yaş grubundaki çocukların şiddet içeren oyunlardan, saldırganlığı başarı gibi sunan dijital kurgulardan ve yaşına uygun olmayan içeriklerden korunması stratejik önem taşımaktadır. Çocuk zihni her an gelişim sürecindedir; neyle beslendiği, gelecekte nasıl düşüneceğini etkiler. Burada mesele teknoloji karşıtlığı değildir. Esasen teknolojinin çocuk gelişimine uygun bir biçimde yönetilmesidir. Televizyon dizileri, dijital yayın alanları, kısa video akışları ve sosyal medya içerikleri de aynı sorumluluğu taşımaktadır. Sürekli şiddet, hakaret, aldatma, kolay para, madde kullanımı ve değersiz ilişki modelleri sunulan bir medya ortamında çocukların değer dünyasını korumak zorlaşır. Çocuk çoğu zaman söyleneni değil, gördüğünü öğrenir.

GÜÇLÜ EKONOMİ, GÜÇLÜ NESİL
Ekonomik açıdan bakıldığında da konu son derece kritiktir. Çocukluk döneminde yaşanan ihmal, eğitimden kopuş, bağımlılık, şiddet eğilimi ve ruh sağlığı sorunları; ilerleyen yıllarda iş gücü verimliliğini düşürür, sağlık harcamalarını artırır, kamu bütçesine ek yük getirir. Güçlü ekonomi, güçlü nesillerle mümkündür. Gençler geleceğimizin teminatıdır. Bu yüzden kapital sisteme çocukları feda etme tehlikesinden acilen çıkılmalıdır. Artık topyekûn seferberlik ruhuyla acil ulusal hareket planı gerekmektedir. Başta Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, üniversiteler, yazılım şirketleri, medya kuruluşları, dijital platformlar, belediyeler, vakıflar, dernekler ve sivil toplum kuruluşları ortak hedefte buluşmalıdır.
Yapılması gerekenler ortak akılla şekillenir.
Örneğin aile eğitim programları, okul temelli psikolojik destek sistemleri, dijital içerik denetimi, spor ve sanat yatırımları, çocuklara güvenli sosyal alanlar ve yerli çocuk koruma teknolojileri kısa vadeli tedbirler arasındadır.
Unutmayalım ki, bir çocuğun odasında teknoloji olabilir, kalbinde yalnızlık varsa tehlike her zaman büyüktür. Elinde telefon olabilir, yanında sevgi yoksa boşluğu başkaları doldurur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.