Küresel teknoloji yarışında güçlü bir oyuncu olmak için esas olan; veriden ne ölçüde katma değer üretildiği, fikrî mülkiyetin ne hızla geliştirildiği ve bu birikimin ne oranda teknoloji ihracatına dönüştürülebildiği. Dünyada geliştirilen ileri teknolojilerle rekabet edebilmek ve küresel pazarlarda söz sahibi olmak da bu yolculuğun en önemli göstergeleri arasında. Yapay zekâ, üretimden eğitime, kamu hizmetlerinden ticarete dünyayı uçtan uca dönüştürecek olağanüstü fırsatlar barındırıyor. Türkiye'nin mühendislik birikimi ve yazılım ekosistemi önemli bir güç. Peki Türkiye bu potansiyelini ne ölçüde kullanabiliyor ve ne kadar hızlı ekonomik değere dönüştürebiliyor?
'ORTAK GELECEK, ORTAK DÖNÜŞÜM'
Türkiye Bilişim Derneği'nin 22-25 Ekim'de Antalya'da düzenlediği Kamu- BİB'29 ve BİMY'33 etkinliğinin teması "Ortak Gelecek, Ortak Dönüşüm"dü. Gündemde veri vardı. Yapay zekâ çağında güç, veriyi bilgiye, bilgiyi doğru karara ve ekonomik değere dönüştürebilmek. Çünkü teknoloji ekosisteminin çimentosu bilgidir. Güvenilir sektör ve pazar istatistiklerine erişemeyen girişimci, ürününün talebini öngörmekte zorlanıyor. Belirsizlik, sermaye ve insan kaynağının verimsiz kullanılmasına yol açabiliyor. İşte burada kamunun kolaylaştırıcı rolü önemli. Kamu kurumlarının elindeki istatistikî bilgiler, girişimciler için önemli bir kaynak. Veri envanterlerinin görünür olması, güvenilir istatistiklerin ortak standartlarla sunulması ve erişimin kolaylaşması inovasyonu hızlandırabilir. Girişimciler de zamanlarını Ar-Ge'ye, niş ve özgün ürünlere, ihracata ayırabilir. Çünkü inovasyon literatüründeki "Üçlü Sarmal" modeli bu iş birliğine dayanıyor. Devlet güvenli ve öngörülebilir ortamı oluşturuyor, akademi bilim üretiyor, özel sektör bilgiyi ürüne ve ekonomik değere dönüştürüyor. Ulusal veri sözlüğü, güncel istatistikler ve güvenli API'lerle bu kapasite üretime aktarılabilir. Veri kadar önemli diğer unsur işlem gücü. GPU (Grafik İşlem Birimi), yapay zekâ eğitiminde büyük miktarda veriyi yüksek hızda işleyen işlemcidir. "Herkesin GPU'su olsun" yaklaşımı, girişimcilerin bu maliyetli teknolojiye ortak altyapılardan güvenli ve ekonomik biçimde erişmesini ifade ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Yapay Zekâ Eylem Planı ile Savunma Sanayii Başkanlığının EVREN platformu bu açıdan değerli. Yerli büyük dil modellerinin (LLM - Large Language Model) geliştirilmesi de teknolojik bağımsızlık için stratejik önem taşıyor. Öte yandan yapay zekâ ajanlarıyla büyük bir ekonomik dönem başlıyor. "Herkesin kendi yapay zekâ ajanına sahip olduğu bir gelecek şekilleniyor". İş süreçleri, veri analizi ve karar desteğinde verimlilik sağlayacak bu sistemlerin temelinde güvenilir veri, işlem gücü ve insan kaynağı var.

Türkiye Bilişim Derneği Genel Başkanı Kenan Nurhan Altinsaat
MİLLİ DAYANIŞMA
Dijital ekonomide teknolojik bağımsızlığın temel unsurlarından biri, kritik veriler ve yapay zekâ altyapısı üzerindeki kontrol kapasitesidir. Dış teknoloji sağlayıcılarına aşırı bağımlılık; veri güvenliği, hizmet sürekliliği ve maliyetler açısından stratejik riskler oluşturabiliyor. ChatGPT ve Claude gibi hizmetlere ticari sırların ve hassas kurumsal bilgilerin kontrolsüz aktarılması da bu riskleri artırabiliyor. Günümüzde ve gelecekte en güçlü silah yapay zekadır. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığının çalışmaları, dijital egemenliğin ve ulusal siber dayanıklılığın güçlendirilmesi açısından önem taşıyor. Millî Teknoloji Hamlesi ve tam bağımsız Türkiye vizyonu, dünyaya model olacak bir üretim ekosistemi için yol haritası sunuyor. Cumhurbaşkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve tüm bakanlıkların kolaylaştırıcılığı; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği gibi sektörel gücü yüksek otoritelerin, akademinin birikimi ve özel sektörün üretimiyle buluştuğunda millî dayanışma ekonomik değere dönüşecektir. Küresel rekabette fark yaratmanın anahtarı ise milli dayanışma modelidir.
