GÜRKAN ERTAÇ TÜM YAZARLAR
FUAR ARTIK BİR NOSTALJİ
16.8.2016 | Arşiv

FUAR ARTIK BİR NOSTALJİ

gurkan.ertac@yeniasir.com.tr

Doğma büyüme İzmirliyim.
Görkemli devirlerdeki ismiyle İzmir Enternasyonal Fuarı ve de 20 Ağustos tarihi artık benim için geçmişte kalan bir güzellik, bir nostalji anlamı taşıyor.
Hayıflanıyorum eskiye. İzmir Fuarı, 20 Ağustos-20 Eylül tarihleri arasında tam 1 ay herkes için önemli bir buluşma durağıydı. Çünkü sadece İzmirliler değil, tüm Ege, hatta Türkiye'nin dört bir yanından konuklar, İzmir Fuarı'nın açılışını iple çekerdi. İç turizm canlanır, 20 Ağustos- 20 Eylül arası tam bir ay süreyle herkes, zengini, fakiri, eğlencenin, mutlu saatler geçirmenin tadını doyasıya yaşardı. Egeliler Fuar'a özel hazırlıklar yapar, randevular o tarihte İzmir'de bulunmaya yönlendirilirdi.

İç turizmin beşiğiydik

Uçaklar, otobüsler ful çeker, oteller yılın en büyük cirosunu yapar, tıklım tıklım dolardı. Sadece onlar mı, taksilerinden tutun, gıda sektörü, özellikle şimdi adına "fast-food" denilen karın doyurma yerleri dolup dolup taşardı. Yetmezdi, Kahramanlar ve Alsancak'ta evler bir-iki aylığına yüksek ücrete kiralanır, pansiyonlar inanılmaz doluluk yaşardı. Elbette İhtisas Fuarları da önemli ama ben Fuar denilince bizim çocukluğumuzun, gençliğimizin geçtiği 60-70 yıl öncelerini, "Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer" diye tatlı tatlı anımsıyorum ve de yetkililer kusura bakmasınlar, yapılaşmayı ve doğal güzelliklerden uzaklaşmayı bir türlü içime sindiremiyorum. İzmir Fuarı Türkiye'nin eğlence dünyasının da doğal merkeziydi. Gazinolar dolar taşar, ülkenin en ünlü sanatçıları, şovmenleri Fuar'a koşardı. Türkiye'de ne kadar sanatçı varsa, herkes Fuar'dan nasibini alır, ekmek yerdi.

Gazinolar taşar, banklar kapışılırdı

Büyük sanatçıları birebir izleme imkanını bulamayanlar Fuar'daki banklara, çimenlere serilir, dışarı taşan müziğin zevkini paylaşırlardı. Genellikle, Namık Kemal Lisesi'nin karşısında 26 Ağustos Kapısı'ndan girerdik içeri, solda Tariş'in buz gibi şırasından içmeden geçmek olmazdı. Sonra sırada birdenbire dev Sovyetler Birliği Pavyonu'yla karşılaşırdık.
Hem de uzaya giden ilk astronot Yuri Gagarin'in posterleriyle. Hindistan Pavyonu'na giderdiniz, sanki Yeni Delhi'yi gezmiş gibi olurdunuz. Almanlar da araba sanayiinde Mercedes, BMW ve diğerlerinin son modelleriyle adeta bir "Oto şov" sergilerlerdi.

Gelsin makarna-bira ve tavuk

Ada Gazinosu'ndan sola girilince Piyale'nin makarna pavyonu vardı, dudakları yakan sıcak makarna ile bira ve meşrubat satılırdı. İsteyene de çevirme tavuk.
Herkes kuyrukta... Oradan geçip Hayvanat Bahçesi'ni ziyaret eder, maymunlara çerez atardık, Efsane Fil Pak Bahadur'un marifetlerini gözler, kafeslerinde kartallara, akbabalara hayranlıkla bakardık.
Hayvanat Bahçesi ile Dönme Dolap arasındaki geçitte her taraf gül bahçesi, mis gibi kokardı. Ve oradan eğlence mekanları, seç, seç beğen. Necdet Yazar'ın, Gönül Yazar'a aşık olduğu Göl Gazinosu, Noyaner'lerin, Bülent Ersoy, Behiye Aksoy ve Neşe Karaböcek başta pekçok yıldız sanatçıyı programa çıkardığı Akasyalar'ı, Bornovalı Nuri'nin (Yalçuk), Emel Sayın'lı Luna Park Gazinosu, Orhan Gencebay ve İbrahim Tatlıses'in ilk parladığı, şimdinin ünlüsü Mustafa Keser'in assolistlere saz çaldığı Ekici Över.

Zeki Müren ve ekibi bir ömürdü

Basmane Kapısı girişinde hemen sağdaki Zeki Müren'in Manolya'sı bir hayal alemiydi. Bir alt kadro hatırlarım inanılmaz.
Barış Manço, Tanju Okan, kantocu Nurhan Damcıoğlu, Nazan Şoray, Gökben, ünlü dansöz Seher Şeniz, ünlü komikler Ateş Böcekleri Yalçın ve Ercan.
Üstüne üstlük solistliğe soyunan Fenerbahçe kalecisi Yavuz... Ya Kürt Beşir'in (Öge) Çamlık Senar'ı (Müzeyyen Senar aşıkıydı rahmetli)...Müzeyyen Senar'ın "Benzemez kimse sana"sı yankılanırdı da bülbül sesten ne repertuvar, ne şarkılar.
"Yazık ettin ormancı köyün gencine", bizim gazeteci-doktor Onur Şenli'nin mısralarıyla "Burası Agora meyhanesi...
Burda yaşar aşkların en güzeli, en şahanesi, en divanesi...".

Kübana'ya kimler geldi, kimler geçti

Mehmet ve oğlu Ali Ulutanır'ların Kübana'sı son derece kaliteli bir mekandı.
Yerli ve yabancı tüm solist ve topluluklar sahne alırdı. Bir bakardınız İbrahim Tatlıses'le dansöz Asena gelmiş, bir bakarsınız Latin Amerika'nın en önemli toplulukları Los Paraguayos, Los İndios, Los Machucambos program yapıyor.
Kübana'nın bir özelliği sadece cuma günleri Zeki Müren'e özel program yaptırmasıydı.

Disko kültürü ve huzurlarınızda Mogambo

Bir zamanlar Göztepe'de de başkanlık yapan Saffet Kuyaş'ın Mogambo'su, Lozan Kapası'ndan girdiğinizde sağda çok değişik bir eğlence yeriydi.
Disko kültürünün ağababası Kuyaş, dansetmek isteyen, kurtlarını dökmek isteyenleri öyle bir eğlendirirdi ki görmeyin...
Fuar ziyaretçilerinden kiminin parası boldu, kiminin olanakları kısıtlı. Ama kiminin parası, kiminin duası. Hali vakti yerinde olanlar, programları içerden izler, imkanı bulunmayanlar da dışardaki banklarda oturarak dinlerler, zevkini yaşarlardı.

Tiyatronun merkezi İzmir

İzmir Fuarı aynı zamanda bir Tiyatro Cenneti idi de... Açıkhava Tiyatrosu ve şimdi İsmet İnönü Sanat Merkezi'nin olduğu yerdeki tiyatro, ünlülerin en önemli temsillerini sahnelediği mekanlardı. Zeki Alasya-Metin Akpınar'ın Devekuşu Kabare'si, Sururilerin, Toto Karaca'nın İstanbul Tiyatrosu, Kenterler, Dormen'ler, Ankara Sanat Tiyatrosu, Nejat Uygur'lar nasıl unutulur? Hey gidi günler hey... Eski şaşaalı Kültürpark Enternasyonal Fuarı'nı geri getirmek mümkün değil ama eski eğlence ambiansına kavuşturmak mümkün değil mi? Ne diyelim:
"Nerde o eski fuarlar?"

kalan karakter 1000

gözgöz35 gözgöz35

Fuar alanında Antalya Film Festivali veya 10-15 gün süren Tiyatro-eğlence festivali gibi etkinlikler tekrar canlandırılabilir... İzmir'e tüm sanatçıların gelişi sağlanır kent hareketlenir vatandaş mutlu olur...

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 04.11.2016 16:12
09 EFE 09 EFE

gördüğüm resim 70 yılların resmi heralde.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 16.08.2016 10:34
yorumcu yorumcu

Gürkan bey, kendim egeliyim. Son 10 Ankarada çalıştıktan sonra geçtiğimiz sene izmire taşındım. İzmire taşınmamla şehrin pejmudeliği, vurdumduymazlığı, laşkalığı, çukur deryası bolları, bakımsız sokakları, planlanmadan programlanmadan yapılan derme çatma yerleşme düzeni, tuğla görünümlü evlerinin dışına sıva bile atmaktan kaalesiz izmirliler, yerlerden toplanmayan çöpler, yolların dar ve düzensizliği vesaire vesaire vesaire.. Bunların hepsini izmirde gördüm ben. Belediyeleriniz seçimi kazandıktan sonra 5 sene yan gelip zıbarıp yatıyorlar. Her izmirlinin ağzında aynı laf. Ben 30 senedir buradayım izmir hep aynı hep aynı diyorlar.Bence siz köşenizde bu sorunlardan bahsedin. Yoksa izmir fuarına gelene kadar daha çooook sorunları var Türkiyenin En Büyük Köyü olan İzmirin. Şehir laşkalıktan yıkılıyor. Haa bi de şu var. Evler eski püskü ama izmirlileriniz o pejmude evlere 1000 lira 1500 lira kira istiyor 40 senelik eve.

Aynı Görüşte misiniz?
evet5
hayır3
cevapla 16.08.2016 09:50

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.