• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Giriş Tarihi: 21.11.2021, 00:00

E Dijital yayın platformlarında son dönemlerde herkesin dikkatini çeken bir durum var. Eşcinsel kahramanların bolluğu...
Hayır, eşcinsel kahramanlara yer vermekten bahsetmiyorum. Tabii ki hayatın içinde olan her şey ve herkes bir yapımda yer alabilir, hatta almalı da... Ancak kurgu üreten biri olarak söyleyebilirim ki bir karakter ya da durum, o öykü içinde gerekli ise kullanılır ve hiç de yadırganmaz ama eğer gerekli değil de sırf politik sebeplerden oraya kondu ise sırıtır ve hatta izleyiciye bir kurgu yapımı izleme büyüsünden koparır. Hatta ben izleyici olarak, yapım tarafından yönlendirilmeye çalışıldığımı hissedersem derhal soğurum. Bir yayın platformu bu konuda çok eleştirildi. Bence bu mesele sadece o platforma ait bir mesele değil, Amerika'nın meselesi... Evet, özellikle gey karakterler her yapıma serpiştiriliyor ve bununla da kalmıyor. Sırf ırksal çeşitlilik vurgusu için yan karakterler mutlaka ya siyah ya da sarı ırklardan seçiliyor. Bu dönem dünyada kadın kahramanın yükseldiği, erkeğin gereksiz hatta aptal gösterildiği, siyah karakterin yüceltilerek beyaz adamın kötü adama dönüştürüldüğü, geyin heteroseksüele galip geldiği bir dönem.
Hatta beyaz erkek karakterin en üstünü olarak simgeleştirilmiş, Amerika'nın en büyük kahramanı olan Süpermen bile yeni maceralarında biseksüel olacakmış.

TAMAMEN SIYASI
Dediğim gibi, Amerika bu konuda ikiye ayrılmış durumda. Birleşik Devletler'de her zaman iki parti vardır. Cumhuriyetçiler (Sağcı, Devletçi, muhafazakar) ve Demokratlar (Solcu, Liberal). Ülke, Cumhuriyetçi parti, Trump ile iktidardan el çektikten sonra gelen Biden'in temsil ettiği demokratlarca yönetiliyor. Özgürlükçü(!) olma iddiasındaki demokrat yönetimi, her konuda özgürlüğü simgeler ki bunların başında farklı cinsiyetler ve ırksal eşitlik gibi konular da vardır. Gerçi parti isimleri fark etmez, ABD tek bir elden yönetilir ama bu kadar derin siyasete girmeyeceğim. Sadece Hollywood camiasındaki bu köklü değişimin, ailenin yerini bireysel ve cinsel özgürlükçü bir yaşam mesajı alamsının temelinde demokrat anlayış olduğunu ifade etmekle yetinelim.
Bu bir tür siyasi akım ve adına WOKE diyorlar. Woke (Uyanmış) olan birey, insana dair her tür konuda aydın gibi hareket etmelidir anlayışı ya da o maske ile yola çıkan bir anlayış bu. İşin siyasi yorumu dediğim gibi beni belki aşar ama kurgu üreten biri olarak bir kaçış ustası olan beyaz kahraman James Bond'u öldürmenin, Süpermen'in cinsel yönelimini değiştirmenin, sırf mesaj vermek için bir dizinin yeni çevriminde (4400) tüm kahramanlarını siyaha çevirmenin nasıl bir mantığı olabilir? Mantığı öldürmek, kurguyu öldürmektir. James Bond neyse odur. Çağdaş bir ajan istiyorsan yeni bir karakter yaratırsın olur biter. Sadece siyahları ön plana çıkarmak istiyorsan onların öyküsünü anlatırsın ki pek çok başarılı yapım var böyle...

HADDINI ASAN!
Tamam, belki zaman içinde Hollywood bazı yanlış mesajlarla dünyayı yanlış yönlendirmiş olabilir. Tamam, belki bir cins ezilmiş de olabilir. Yani sen fırsat eşitliği adına pozitif ayrımcılık yapmak isteyebilirsin ama unutulmamalı ki, ayarsız uygulanan gücün bir kısmı karşı tarafa geçer. Yani mazlumu korumak için dengeyi kaçırırsan bir süre sonra mazlumdan yeni bir zalim yaratman işten değildir.
Hep söylerim: Haddini aşan, zıddına ulaşır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA