• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın

HÜSEYİN KOCABIYIK

İzmirli siyasetçiler fark yarattı

huseyin.kocabiyik@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 27 Nisan 2010
TBMM'de milletvekilleri arasında yaşanan kavgalar bazen insanın içine bir kasvetin çökmesine neden oluyor. "Kim bu adamlar, buraya kadar hangi kriterleri aşarak, hangi süzgeçlerden geçerek gelmişler?" sorusunu kendimize sormadan edemiyoruz. İşte size son bir haftada milletin meclisinde yaşanan hödüklüklere, çirkinliklere ve hoyratlıklara birkaç örnek: MHP'li milletvekili kendisi gibi millet tarafından seçilip gelmiş AK Partili arkadaşlarına bağırıyor, "Hepiniz şerefsizsiniz."
MHP'de, hiçbir TBMM üyesinin o çirkin sıfatı hak etmeyeceğini bu densiz adama hatırlatacak bir makul adam yok mu? Alın size bir başka örnek: CHP'nin Kayseri milletvekili, genel kurulun içinde Başbakan'a hakaret içeren bir dövizi havaya kaldırıyor. Niye? Televizyonlardan taraftarlarına ne kadar etkili çalıştığını gösterecek. Bir de genel başkanının gözüne girecek. Fikirsiz ve projesiz adamların hep başvurdukları yollar bunlar. Kamer Genç'i geçiyorum, o artık köyün delisi olmuş. Söylemek istediğim şu: Bu görüntüler hepimizin kafasında TBMM'ye dair çok ümit kırıcı bir tablo ortaya koyuyor.
***
Allah'tan TBMM'yi temsil eden sadece bu görüntüler ve bu davranış kirlilikleri değil. Tüm bu mülevves davranışların sergilendiği hafta içinde bu kez de içimize ferahlık veren çok insani, çok medeni davranışlar sergiledi bu meclisin üyeleri. Sevinerek belirtmeliyim ki bize ümit veren, bizi iyimser olmaya zorlayan söz konusu görüntülerin hepsini de İzmir'in milletvekilleri sergilediler. Onların hepsine gönlümle teşekkür ediyorum. İşte Canan Arıtman'ın yaptığı. Başbakan'a bir Ermeni genç için ricada bulunuyor. Ölümcül hastalığı olan bir genç bu. Başbakan, Canan Hanım'ı kırmıyor ve o gence vatandaşlık verilmesi için derhal emir veriyor. Daha geçen yıl Cumhurbaşkanı'na sataşan Canan Hanım aynı Canan Hanım. Peki hangisi gerçek Canan Arıtman? Ben eminim, içindeki çocuksu duygularla, merhamet hisleriyle bir Ermeni gencin yardımına koşan insan, gerçek Canan Hanım'dır. Bizim eleştirdiğimiz yanlışları siyasetin ona yaptırdıklarından başka bir şey değil. İşte Ahmet Ersin'in yine Başbakan'la yaptığı futbol diyalogu. Dünya Kupası organizasyonunun Türkiye'de yapılıp yapılamayacağını soruyor Başbakan'a. Başbakan Ahmet Bey'e izahatlarda bulunuyor. Ahmet Ersin, "Siz bu işe asılırsanız söker alırsınız" diye gaz veriyor. Ne kadar insani, ne kadar uygar görüntüler bunlar. Hem Canan Hanım hem de Ahmet Ersin hakkında iç dünyama elimde olmadan yerleşmiş bir güvensizlik duygusu vardı. Emin olun bu duygu uçtu gitti. Ve yerine bu milletvekillerimizin tüm Türkiye'ye seyrettirdikleri insanilik ve uygarlık motifli tablo yerleşti.
***
Ben hem yakın siyasi tarihe hem de parlamento tarihimize meraklı oldum hep. TBMM'de danışman sıfatıyla görev yaptığım 90'lı yıllarda TBMM'nin arşivinden ve kütüphanesinden çok faydalandım. Orada farkına vardığım bir gerçek var: TBMM'de iyi kavga eden, çok gürültü çıkaran milletvekillerinden tarihe kalan hiçbir şey yok. O fetbazlıklar hatırlanmıyor bile. Ama centilmenlikler, nezaket demetleri, insani davranışlar parlamento tarihinde her zaman kendine yer bulabiliyor.
Eminim Canan Arıtman'la Başbakan Erdoğan arasında geçen o siyaset üstü diyalog da anı kitaplarında genç nesillere bir örnek olarak not edilecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.