• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Savaş hukuku

MEHMET DEMİRCİ

Savaş hukuku

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 17 Haziran 2026

Savaş, insanların birbirini öldürmesi acıdır, bir vahşettir. Ne yazık ki hayatın bir gerçeğidir. Dünya küçüldü, harp teknolojisi gelişti, savaşlar daha tehlikeli ve yıkıcı hale geldi. Aslında savaşın da bir hukuku vardır. Bunu en iyi uygulayan da Hz. Peygamber olmuştur. Peygamber Efendimiz Kur'an'ın prensipleri doğrultusunda meşru savaş dışında başka bir harp kabul etmediği gibi, savaşı keyfilikten çıkararak hukuka dayandırdı. Savaşın tahribatını sınırlı tutarak fiilen çatışmaya katılmayan çocuk, kadın ve yaşlı kimselerin öldürülmesini, hainlik yapılmasını, ahde vefasızlık gösterilmesini yasakladı. Düşmanın öldürülmesi sırasında kin ve nefret görüntüsü veren veya kin ve nefreti arttıracak davranışlardan sakınılmasını, iyilik ve güzelliğin ölçü alınmasını emretti. Bu konudaki şu sözler ona aittir: "Öldürme konusunda insanların en iffetli (şefkatli, ahlaklı) davrananı mü'minlerdir" ve "Allah her şeye ihsanla (iyilik ve güzellikle) davranmayı farz kıldı; o halde öldüreceğiniz zaman güzel öldürün, hayvanı keseceğiniz zaman güzel kesin." Esir ve rehinelere iyi davranılmasını emretti, diğer milletlerin uyguladığı işkence, müsle (cesetleri kesme, yakma) vb. uygulamalardan askerini menetti. Hukuka aykırı bir uygulama gördüğünde düzeltti veya tazminatla telafi yoluna gitti. Mesela Hicret'in 7. yılında Zeyd b. Harise komutasında Hisma mevkiine gönderdiği seriyyenin, Beni Cüzam kabilesinin İslamiyeti kabul eden bir koluna yanlışlıkla saldırdığı anlaşılınca Hz. Ali'yi göndermiş ve alınan esirler ve ganimet malları iade edilmişti.

DÜŞMANLARINI AFFETTİ

Mekke fethinden hemen sonra çevredeki kabileleri İslam'a davet çerçevesinde bir seriyyenin başında Beni Cezime'ye gönderilen Halid bin Velid'in, teslim olan halkın İslam'ı seçtiklerini mahalli bir kelimeyle dile getirmeleri ve bunun anlaşılamaması sebebiyle bazı esirleri öldürmesi üzerine çok üzülen Hz. Peygamber "Allah'ım, Halid'in yaptıklarından beriyim!" demiş Hz. Ali'yi göndererek "Şu kavme git, durumlarına bak ve onlara karşı yapılan uygulamayı telafi et!" buyurup verilen bütün zararlar için tazminat ödetmiştir. Allah Resulü birçok durumda amacının dünya menfaati olmadığını göstererek, kötülüğe karşı iyilikle muamele ederek insanların sevgi ve saygısını kazandı. Mekke fethinden sonra yıllarca kendisine düşmanlık yapan hemşehrilerini toptan affetti ve Huneyn Gazvesi sonrasında kendisinden af dilenmesi üzerine 6 bin esiri, 24 bin deveyi, 40 bin koyunu ve 4 bin ukiyye gümüşü kendilerine iade etti. İslam ordusuna katılmak üzere gelirken yolda Müşrikler tarafından yakalanan Medineli Huzeyfe b. Yeman ile babası, savaşa katılmayacaklarına dair söz vermeleri üzerine serbest bırakılmışlardı. Daha sonra Hz. Peygambere gelerek başlarından geçenleri anlattılar. O da onlara verdikleri sözde durmalarını, savaşa katılmayıp Medine'ye dönmelerini söyledi. Bu olay, Hz. Peygamberin insana ihtiyacının çok olduğu zor bir zamanda vuku buldu. Ama o, söz verilen kimse düşman bile olsa söze bağlı kalınmasını istedi. Böylece doğruluğa ve ahde vefaya verdiği önemi bir kere daha vurgulamış oldu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.