• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Sen kaçarsan o çocuk ölecek biliyor musun! NİL KUYUMCU Sen kaçarsan o çocuk ölecek biliyor musun! nil.kuyumcu@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10.07.2018, 00:00

Otobüsü kaçırırsın bir sonraki gelir...
Metro gider... Gözün tabelaya ilişir. Kaç dakika sonra geleceğini öğrenirsin...
Çorabın kaçar, yenisini alırsın...
Vapuru kaçırırsın, arkasında beyaz bir köpük bıraka bıraka denizde ilerler. Kaçanın ardından keyifle bakarsın...
Bazen de keyfin kaçar. Kendini sokağa atarsın. Birkaç adım yürüyüş, tanıdık biriyle sohbet, yerdeki taşa sağlam bir tekme iyi gelir...
Hiçbirinin yapamazsan hayal dünyasına kaçarsın... Orada var ya dükkan senin!
Kaçan, giden, gelmeyen, dönmeyen ne varsa hepsini geri getirirsin...
Eh işte bazen de ağzının tadını kaçar...
En demlisinden bir çay koyarsın kendine, o da olmazsa ya şekerli ya sade bir kahve yaparsın. Bak geldi bile geriye, ağzının kaçan tadı...
Kolaymış değil mi...
Kaçanlar geri gelebiliyormuş...
Peki ya o kaçan kişi, ceketinin cebine, eteğinin astarına, sırtındaki çantaya, çaldığı bir hayatı koyup gidiyorsa...
Ya, o bir hayat hırsızıysa...
Hem de bir çocuğun yaşama hayalini çalıyorsa...
Üstelik, ümit verdikten...
Ona "kurtulduk" "yaşayacaksın", "seni ben kurtaracağım" dedikten sonra...
O çocuğun gözünde pelerinli uçan bir kahraman, en simli pembelisinden iyilik perisine dönüşmüşken yaparsa bunu...

***

Olmaz ki...
Bugüne kadar yazılmış en kötü masalda bile, "iyi kahraman" kötüye dönüşmez ki...
Peri, sihirli değneğiyle "dile benden ne dilersen" demişken... Ve sen "kalbinin dileğini" ona söylemişken, "Aman banane, uğraşamam şimdi" diye çekip gitmez ki...
Son zamanlarda Türkiye'nin farklı kentlerinden "hasta çocuğa uygun ilik bulundu ama donör vazgeçti/kaçtı/ulaşılamıyor" haberleri yapılıyordu...
Ama sonra gündem, "kaybolan", "tecavüze" uğrayıp ölen çocukların haberiyle o kadar "acılarla" doldu ki, bu konu unutuldu...
Ve şimdi tekrar hatırlatma vakti!

***

Hasta çocuklar için gönüllü donör olup sonra da vazgeçenler...
Ya nereye gidiyorsun?
Donör olmak için başvuruyorsun...
İşlemlerin yapılıyor...
Yüzlerce çocuk taranıyor...
Senin o kahrolası verilerin, bir çocuğunki ile uyuyor...
O çocuğa ve ailesine haber veriliyor...
"Uygun donör bulundu" haberi, yere göğe saçılıyor...
Dünya onlara sevinçten dar geliyor...
Şükür duaları etmekten dudaklarında derman kalmıyor...
Gözyaşları, aylar belki yıllar sonra ciğerleri yakmayıp, ferahlatıyor...
Ve sonra, sen kaçıyorsun!

***

Ardında, hayatını kurtarabileceğin bir çocuk bırakıp kaçıyorsun...
Ha ona bir kurşun sıkmışsın, ha gitmişsin bir farkı yok ki...
Ölüme terk ediyorsun... Hem de "seni kurtaracağım" diye gönüllü olmuşken...

***
Ne bekliyordunuz?
Donörlük nasıl bir şeydi sizce?
İlik nakli için hastane yerine sizi beş yıldızlı otelde mi ağırlayacaklardı!
Operasyon vs ile sizden kan ya da ilik almak yerine, şezlonga yatırıp sırtınıza güneş kremi mi süreceklerdi!
İğne ilaç yerine, meyve kokteyli mi verilecekti!
Doktor ile tıbbı görüşme yerine Victoria Secret meleği, ne bilim Brat Pitt ile akşam yemeği randevusuna gideceğinizi mi hayal ediyordunuz! Yahu, ne umdunuz da ne bulup kaçtınız...

***

Sen, kaçan bir tren, vapur, otobüs, çorap, keyif, ağız tadı değilsin...
Sen kaçınca senin yerini hiçbir şey doldurmuyor...
Sen kaçınca bir çocuğun önce hayalleri sonra kendisi ölüyor...
Bu işe başladığında, gönüllü, iyiliksever, kurtarıcı bir donördün...
Kaçtın ya...
Sen şimdi potansiyel bir katilsin!
Dönersen...
Yeniden bir çocuğun kahramanına dönüşebilirsin...
Seç...
Katil mi olacaksan, kahraman mı!
Karar senin...

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN