;
SEDA KAYA GÜLER TÜM YAZARLAR
Köpeklerin ailesi biziz!
17.2.2017 | Arşiv

Köpeklerin ailesi biziz!

Yavru köpek Kuyu'nun kurtarılması hepimize iyi geldi. O masum bakışıyla içimizdeki vicdanı açığa çıkardı. Herkesin yardım için seferber olmasını sağladı. Kimi düştüğü kuyunun başında bekledi, kimi kurtarma çalışmalarına katıldı, kimi kurtarılması için aparatlar yaptı, fikir geliştirdi, kimi sadece dua etti, güzel dilekler paylaştı.
Ve 13 gün önce düştüğü 30 cm. çapında 61 metre derinlikteki kuyudan çıkarıldığında hepimizi sevince boğdu. Gözlerimiz Kuyu için yaşardı ama aslında millet olarak aynı duyguda buluştuğumuz için ağladık. Eminim artık çocuklar sokaktaki köpeklere tekme atarken Kuyu'yu hatırlayacak ve duracaklardır. Büyükler sokak köpeklerine veya kedilere yemek verdiği için komşularıyla kavga ederken Kuyu gözlerinin önüne gelecek ve geri çekileceklerdir. İnsanlarla köpeklerin dostluğu, yaklaşık 30 bin yıl öncesine dayanıyor. "En iyi dostumuz" köpekler. Evcilleştirdiğimiz ilk hayvan. Onların her hareketinin anlamını da iyi biliyoruz. Mesela kuyruklarını sallamalarından veya çıkardıkları seslerden neler hissettiklerini anlayabiliyoruz.

KÖPEKLER BİZİ ANLIYOR

Peki, onların da bizi anladıklarını söylesem!
Bu konuda o kadar çok araştırma var ki. Mesela ABD'deki bir üniversitede, hayvanların kavrama yeteneği üzerine yapılan bir araştırma, köpeklerin aklından neler geçtiğine dair ipuçları veriyor. Köpekleri MR makinasının içine oturtup sabit şekilde durmalarını sağlayan ve onlara tanıdıkları ve tanımadıkları insanların giysilerini koklatan bilim insanları, hayvanların hareketlerini incelediklerinde, sahibinin kokusunu alan köpeklerin beynindeki ödül merkezinin aktifleştiğini görüyor.
Ve ortamda pek çok koku olmasına rağmen köpeklerin öncelikle insanların kokularını aldığı ortaya çıkmış. Bir başka araştırmanın sonuçları da duygusal sesler duyan köpekler ve insanların beyinlerinde benzerlikler üzerine.
Özellikle mutlu sesler duydukları zaman, her iki türün de beyninde duymayla alakalı olan bölüm aktifleşiyor. Bilim adamlarına göre bu sonuç, köpekler ve insanlar arasındaki iletişimin neden güçlü olduğunu dair bir ışık tutuyor.
Yani köpekler yalnızca bizim ruh halimizdeki değişiklikleri görmekle kalmıyor. Bu değişiklikleri algılayacak fiziksel gerekliliklere de sahipler.

GÖZ TEMASI

Davranış bilimcileri de köpekler ile onlara bakan insanlar arasındaki ilişkiyi, bebeklerin ebeveynleri arasındaki ilişkiye benzetiyor. Köpekler korktuğunda ya da huzursuz olduklarında hemen sahiplerinin yanına koşuyorlar. Stres altında olan küçük çocuklar da öyle. Bu davranış, diğer evcil hayvanlarda görülmüyor. Mesela kediler ve atlar korktukları zaman sahiplerine gitmek yerine uzaklaşmayı, yani kaçmayı tercih ediyorlar.
Ayrıca köpekler, primatlar yani maymunlar dışında insanlarla direkt göz teması kuran tek hayvan türü. Ve bu göz kontağı, bu iki türe ait biricik bir özellik. Zira köpekler herhangi bir stres durumu yaşadığında biyolojik ebeveynleriyle değil insanlarla göz kontağı kurmaya çalışıyormuş.
Çocuk ve köpek fotoğrafları gösterilerek insanların beyinlerini inceleyen bir başka araştırma sonucu da insanların hem tüylü hem de tüysüz bebeklerin mutlu ettiğini gösteriyor. Kısacası, köpekler bizim yavrularımız değil ama en az çocuklarımızı anladığımız kadar, hatta daha da iyi anladığımız canlılar. En önemlisi de onların bizi ailesi olarak görmeleri.