Evet... geldik yine bir derbi gününe.
Son zamanlarda bence eski havasından çıksa da yine tüm Türkiye'nin gözü bu maçta olacak. Bir tarafta Galatasaray, aradaki farkı artırmak için sahaya çıkacak. Diğer tarafta ise Fenerbahçe puan farkını bire indirerek son haftalara umutlu girmek isteyecek. Performans olarak bakacak olursak iki takım da umut vaat etmiyor.
Tabi derbilerin havası her zaman farklıdır.
Galatasaray iki sezondur olduğu gibi Osimhen'e bakacak. Fenerbahçe'de ise problem gol. Onlarda Talisca'ya bel bağlayacak.
Ancak eğer erkenden bir kopma yaşanmazsa karşılıklı bol izleyebileceğimiz bir maç bizi bekliyor. Çünkü iki takımında savunma zaafları ortada. Galatasaray'ı ele alırsak son iki maçına baktığımız zaman kümede kalma mücadelesi veren ve son 6 maçta gol atamayan Gençlerbirliği'ne bir Süper Lig ve bir kupa olma üzere 2 maçta 3 gol yedi. Fenerbahçe'de ise savunmada zaten istikrar sağlanamadı.
Evet Skriniar döndü. Fakat tek onun eline bakarak da şampiyonluk gelmiyor.
KİM OLSA FARKETMEZ
Ancak tüm bölgeleri tek tek ele alıp karşılaştırma yaptığımız da Galatasaray önde görünüyor. Ama özellikle de '1 numaralı' bölgede bu fark çok bariz. Zaten iyi bir kaleci olan Uğurcan Çakır, Galatasaray'a geldiğinden beri performansının üzerine kattı. Açıkçası bu maçta da öne çıkan isimlerden biri olma ihtimali yüksek. Fakat diğer tarafa baktığımızda Ederson için aynısını söyleyemiyoruz. Evet Brezilyalı ön plana çıkan performanslar gösterdi. Fakat bunlar genelde Fenerbahçe'nin aleyhine oldu. City'de oynadığı zamanlar dünyanın en iyisi olarak gösteriliyordu. Ancak herkesin kaçırdığı nokta şu: Ederson'a o zaman şimdiki kadar top gelmiyordu.
Hakem konusuna değinmiyorum. Çünkü kim atanırsa atansın bu eleştiriler olacaktı.
Sonuç olarak olanıyla-olmayanıyla, verileniyle- verilmeniyle, atılanıyla-atılamanıyla çok konuşulacak bir maç izleyeceğimizden eminim. Umarım futbol ön planda olur.
